1 Haziran'02
Sayı: 21 (61)


  Kızıl Bayrak'tan
  AB tartışmaları ve düzenin aldatıcı manevraları
  Denetim tamam, saldırıya devam!
  5 Haziran'da iş bırakarak alanlara!
  Grev yasağı ve sendikal ihanet
  Lastik-İş bürokratlarına işçilerden yoğun tepki
  Kıbrıs üzerine AB pazarlıkları
  Türkiye'de siyaset yapmanın zorluğu ve kolaylığı
  KESK bölge mitingleri...
  Kürdistan'ın öteki parçalarıyla ilişkiler
  Nazım Hikmet 100 yaşında!..
  "Farklı tutum"un sahiplerinin pratiği
  "Ticarethane değil üniversite istiyoruz!"
  Anadolu Yakası Liseli Gençlik Platformu Bülteni'nden...
   Anadolu Yakası İşçi-Emekçi Platformu Girişimi Bülteni'nden...
   Emperyalist "şer cephesi"nin başı Bush'un Avrupa turu
   Yurtdışı eylemlerinden...
   Emperyalist dünya ve ABD-Rusya ilişkileri
   Sorun çözümün ta kendisi
   Ankara Öncü İşçi-Emekçi Platformu'nun Gökçesu maden işçilerini ziyareti...
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Lastik-İş bürokratlarına işçilerden yoğun tepki

Grevlerin yasaklandığının açıklanmasının hemen ardından, patronlar ile sözleşmeyi imzalayan Lastik-İş bürokratları 23 Mayıs günü, biri Pirelli önünde, diğeri ise Brisa da olmak üzere iki toplantı gerçekleştirdiler. Brisa işçisinin tepkisinden çekinen sendikacılar, önceki yıllarda olduğu gibi üç fabrikanın işçilerini aynı yere toplamak yerine, onlarla farklı yerlerde konuşmayı tercih etmişlerdi.

Pirelli önünde 500 civarında işçiye hitaben bir konuşma yapan sendika başkanı Abdullah Karacan, sözleşmeyi imzalamalarını haklı göstermek için, “30 yıllık haklarımız sözleşme Yüksek Hakem Kurulu’na götürülerek elimizden alınmak isteniyordu. Buna izin veremezdik. Tek tesellimiz de sözleşmeyi imzalayarak bu haklarımızı korumuş olmamızdır” diye konuştu. Grev yasağına karşı işçilerin fiili mücadelesini örgütlemek yönünde hiçbir şey yapmayan sendika başkanı, patronların grevleri erteletmek için ilan verdiklerini, kendilerinin de buna karşılık ilan verdikleri söyleyerek, sınıf mücadelesinden ne anladığını ortaya koydu.

İkinci toplantı Brisa’nın yemekhanesinde yapıldı. Karacan burada da sendikanın tutumunu savunan bir konuşma yaptı. Ayrıca Karacan hiçbir kararı yönetim olarak kendi başlarına vermediklerini iddia etti.

İşçiler ise Karacan’ın konuşmasına tepki gösterdiler. “İki yıl sonra da mı aynı durum olacak” diye soran bir işçiye memleket meseleleri üzerine vaaz vermeye kalkışan Karacan, Lastik-İş’in kendi başına bir şey yapamayacağını söyleyerek, topu konfederasyonlara attı.

Başka bir işçinin “niye gelip bize sormadınız” demesi üzerine de, sözleşme imzalamak için yetkisinin olduğunu söyledi. İşçiler Abdullah Karacan’a, “Söz hakkı tabanındır başkan. Ben toplantıya gidiyorum diye haber verip kafanıza göre bitirmeniz bu sendikaya yakışmaz. Ankara’ya mekik dokudunuz. Dik dursaydık bu durumda olmazdık” diye tepki gösterdiler.

Söylediklerinden bir türlü tatmin olmayan ve öfkeleri dinmeyen işçilerin, “sağlam duracaktık, sendikanın onurunu ayaklar altına aldınız” diyerek Abdullah Karacan’ın çevresini kuşatmaları üzerine, sendikacılarla işçiler arasında itişmeler yaşandı. Karacan ise adeta bir kabadayı gibi konuşmaya; işçilere “Yok ya. Geçen dönem ne oldu. Saygılı davranın. Yüksek Hakem Kurulu’na mı gitseydik. Ben genel başkan olarak buna müsaade etmem” demeye başladı.

İşçileri susturamayan Abdullah Karacan iyice çileden çıktı ve “Bana konuşma git işverenine konuş. Aslansan ona konuş. Genel başkanınla böyle konuşamazsın. Bırak bunları” şeklinde bağırıp çağırdı.

Tartışmalara son noktayı bir işçi koydu. El hareketleriyle arkadaşlarının susmasını sağlayan işçi Abdullah Karacan’a dönerek, “Yasalara yasayla karşılık verilmez başkan. Ekmeğimiz elden gidiyor. Bu işi beceremiyorsun. İstifa et başkan.” diye bağırdı.

Brisa yemekhanesinde yüzlerce işçiyle sendika başkanı arasındaki bu tartışma, lastik sektöründe kimin kime hizmet ettiğini bir kere daha ortaya serdi.



SASA işçisi sınıf adına mücadele ettiğinin bilinciyle hareket etmelidir!

SASA’da greve çıkılmasına birkaç gün gibi çok az bir süre kaldı. Grev kararının alınmasından bu yana işverenin uzlaşmaz tutumunda ise herhangi bir değişiklik yok.

Bugüne kadar parça parça, toplam 170 işçi ücretsiz izine çıkarıldı ve hala ücretsiz izin uygulaması devam ediyor. Sendikanın açıklamasına göre, toplam 200 işçi ücretsiz izine çıkartılacak. Bu sessizliğin ve tepkisizliğin sonucunda bu sayının katlanarak artacağını söylemek kehanet olmayacaktır.

Çalışma yaşamında ücretsiz izin uygulamasının hiçbir yasal dayanağı olmamasına rağmen kapitalistler kendi çıkarları doğrultusunda tamamen keyfi bir uygulama içindeler. İşçi sınıfı bu saldırıya karşı her türlü mücadele yol ve yöntemlerini hayata geçirmeli ve karşı duruşu sağlamalıdır.

Lastik işçilerinin grevinin ertelenmesinin ardından SASA’da greve çıkılması daha bir önem kazanmıştır. Lastik işçilerinin grev kararını “milli güvenlik” gerekçesi ile erteleyen hükümet SASA ve belediyelerde alınan grevleri de erteleme yoluna gidebilir. Böylece hükümet bu grev erteleme kararı ile TİS’leri devam eden işverenlere açık bir mesaj veriyor. Siz bildiğinizi okuyun, nasıl olsa ben grevlere izin vermem demeye getiriyor. İMF ve sermaye uşağı hükümet toplusözleşme ve grev hakkını ortadan kaldırmaya, sermaye sınıfı için dikensiz gül bahçesi yaratmaya çalışmaktadır.

Hükümetin grev ertelemesini fırsat bilen Lastik-İş yöneticileri apar topar sözleşmeyi bitirdiler. Bunu da kendilerine göre gerekçelendirerek “ne yapalım, grev ertelemesi elimizi kolumuzu bağlıyor” dediler. Oysa işçi sınıfı bir takım hakları dişe diş bir mücadele ile bedel ödeyerek kazanmıştır. Kolay kolay da bu haklarından vazgeçmemelidir. Kendi geleceğini ilgilendiren konularda söz ve karar yetkisini işbirlikçi sendika ağalarına bırakmamalıdır.

SASA grevinin Adana ve Türkiye işçi sınıfının geleceği için anlamı ve önemi büyüktür. Çünkü sadece düşük ücretlere karşı yapılan bir grev değildir. Aynı zamanda esnek çalışmaya karşı da bir tavır olduğu için bu grevin sahiplenilmesi ve geniş bir sınıf dayanışmasının örülmesi gerekmektedir. SASA işçisi de hem kendi geleceği hem de sınıf kardeşlerinin geleceği için mücadele ettiğinin bilinciyle hareket etmelidir.

SASA işçisi yalnız değildir!
Yaşasın sınıf dayanışması!

SY Kızıl Bayrak/Adana



Belediye işçileri ile grev ertelemeleri üzerine konuştuk...

Sendika ile işveren anlaşmış olabilir

- Hükümet lastik işçilerinin grevini erteledi. Şimdi sıra belediyelerde. Geçen senelerde yaşananlar bunun böyle olacağına işaret ediyor. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

1. işçi: Bugüne kadar sendika bu konu hakkında bizi bilgilendirmedi. Yani grevin belediyelerde de ertelenebileceği konusunda bir fikrimiz yok.

Televizyonlarda lastik işçilerinin grevinin ertelendiğini duymuştum. Bizim durumumuz şu anda grev aşamasına geldi. Ertelenirse ertelenecek. Ama ertelenmezse greve gitmeyi düşünüyoruz. Arabulucu hala gelmedi, şimdiye kadar gelmesi lazımdı. Bence bu sendikayla işverenin kendi aralarında anlaşması gibi görünüyor. İşveren zaten yasal olanaklarını sonuna kadar kullanıyor. Ne kadar geç anlaşma sağlanırsa işveren için o kadar iyi olacaktır. Yadırganacak tek durum sendikadan bir açıklama yapılmamasıdır.

2. işçi: Bildiğiniz gibi 4 Haziran’da grev kararımız var. Lastik grevinin ertelendiğini haberlerden duyduk. Şu ana kadar bizim grevimiz konusunda böyle bir açıklama yapılmadı. Bu konuyu daha iyi sendikalar bilir ve ona göre hareket edilir. Şu anda tek düşüncemiz önümüzdeki grevin hazırlıklarını yapmak.

SY Kızıl Bayrak/Adana