18 Mayıs'02
Sayı: 19 (59)


  Kızıl Bayrak'tan
  Sermayenin işçi sınıfı hareketi içindeki ajanları
  Yakıcı sorunlar karşısında yasak savma tutumu
  Göstermelik eylem işçilerin basıncı karşısında zamanından önce bitirildi
  Lastik işçisi grev hakkına sahip çıkmalıdır!
  Kamuda çalışan binlerce işçi ve emekçinin tasfiyesi gündemde
  Kamu bankalarında büyük tasfiye
  Yonca Teknik işçisi greve devam ediyor
  16. Geleneksel İTÜ Şenliği ve devrimci tavır
  Paralı Eğitim Karşıtı Öğrenci Platformu Bülteni'nden...
  Platform çalışmasının güncel sorunları
  Düzen siyasetinin açmazı ve iflası
  AB tartışmaları, yoksulluk ve demokrasi...
  Siyonizm ve uluslararası emperyalizm/2
   Hollanda parlamento seçimlerinde politik deprem
   Türkiyeleşme" politikasının içyüzü ve birleşik mücadelenin gerekleri
   Filistin kazanacak!..
   Kadın hakları için ayağa kalkın!..
   Faşizmin işkencehanelerinde ser verip sır vermedi!..
   Ezilen halklarla dayanışmayı yükseltelim!
   Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

Tartışmalı RTÜK yasası bir kez daha meclisten geçti. Yasa, o, çok demokratik AB dayatmaları gerekçesiyle çıkarılıyor. Yani, uyum paketi çerçevesinde. Uyumun diğer maddeleri gibi, bunun da içeriği, emperyalistlerin dayattığı demokrasinin kimler için demokrasi anlamına geldiğini ayan beyan gösteriyor.

Tasarı meclisten geçtiği şekliyle yasalaştığı taktirde medya patronlarının önü her konuda ve sınırsızca açılmış olacak. Devrimci ve muhalif basın ise eskisine kıyasla daha da bastırılmış. İster medyada isterse diğer alanlarda, en büyük patronların önünün her zaman için düzlenmesinde yadırganacak bir durum yok elbette. Bu bir düzen klasiği. Bu nedenle yasa, bizleri daha ziyade işçi sınıfı ve emekçilerin “söz ve basın özgürlüğü” hakları açısından ilgilendiriyor. Düzen cephesinde, bir yandan AB ve demokratikleşme üzerine hayaller pompalanırken, diğer yandan işçi ve emekçilerin en temel demokratik haklarının tırpanlanmasına hız veriliyor. Yeni RTÜK yasası da bu tırpanlardan biri işlevi görecek.

Yeni yasanın devrimci basın açısından fazla bir şey değiştirmeyeceği, esas olanın fiili uygulamalar olduğu söylenebilir. Gerçekten de, devrimci basın üzerindeki baskılar yasalarla sınırlı tutulmamakta, hatta yasadışı baskı ve engellemeler daha önde gelmektedir. Sadece polisin haksız-hukuksuz engellemeleri de değil, burjuvazinin sözde adalet mekanizmalarından çıkan kararlar da çoğunlukla yazılı hukuku hiçe sayar nitelikte. Tıpkı iş yaşamındaki uygulamaların iş yasalarını hiçe sayması gibi. Bu benzetmeyi özellikle örnek alıyoruz. Kazanılmış hakların fiili ihlali ile tümüyle ve yasal olarak ortadan kaldırılması bir ve aynı şey değildir. Sonuçları ve etkileri de aynı olmayacaktır.

İşçi ve emekçi kitleler, gaspa konu olan emeklilik hakkı, tazminat hakkı gibi daha güncel iktisadi haklar olduğunda ek bir açıklamaya, ajitasyon ve propagandaya ihtiyaç kalmadan saldırıya karşı çıkabiliyor. Fakat RTÜK yasası örneğinde olduğu gibi, günlük yaşamını açık ve doğrudan etkilemeyen demokratik haklar söz konusu olduğunda ise seyirci kalması söz konusu olabiliyor. Özellikle de örgütsüzlüğün bugünkü düzeyde yaşandığı, mücadelenin bugünkü düzeyde durgun geçtiği süreçlerde. Bu durumda sınıf kitlelerini söz konusu gelişme hakkında bilgilendirmek ve mücadeleye çağırmak konunun ilk elden ve cepheden muhatapları konumundaki devrimci basın organlarına, genel olarak devrimcilere düşmekte.

Tüm diğer hak ve özgürlüklere yönelik kısıtlama, yasaklama, engelleme saldırılarında olduğu gibi, yeni RTÜK yasasıyla, işçi ve emekçilerin "söz ve basın özgürlüğü"ne yöneltilen bugünkü saldırı konusunda kitleleri aydınlatmak için, devrimci basın, daha büyük bir çaba içine girmek durumunda.

Yasa sadece işçi ve emekçi kitlelerin özgürlüğünü kısıtlamakla kalmıyor, medya patronlarına tanıdığı sınırsız haklarla, burjuva basın üzerinden yürüttüğü saldırıyı katmerlemenin de yolunu düzlemiş oluyor. En azından düzen cephesinden istenen ve gerçekleştirilmeye çalışılan bu. Düzenin bu emellerini boşa düşürmek ise devrimci basın-yayın organlarına kalmış durumda. Fiilin yasayı bastırması sadece düzen cephesinden geçerli değil. Her saldırı yasasını olduğu gibi, RTÜK yasasını eskitmek de, muhataplarının (öncelikle devrimci basının) eylem ve etkinliğine bağlı.