19 Ocak '02
Sayı: 03 (43)


  Kızıl Bayrak'tan
  Boşa çıkan beklentiler
  ABD ile "stratejik ortaklık" ya da emperyalizme sınırsız uşaklık!
  Saldırı daha da derinleştirildi
  "Mezarda emeklilik" yasası basın açıklamalarıyla protesto edildi...
  Kapitalizmin kâr hırsı insan sağlığını hiçe sayıyor
  Rumsfeld'in emriyle katliam!
  Afgan savaş esirlerine karşı sınırsız vahşet ve barbarlık!
  İbretlik Amerikan ikiyüzlülüğü
  ABD emperyalizminin Avrasya hamlesi
  Teslimiyetçi platforma "samimiyet sınavı"
  Nazım Hikmet işçi sınıfının devrimin ve komünizmin şairidir!..
  Sermayenin ve liberallerin Nazım sevdası ve saldırılar
  Yazdık Nazım Nazım diye...
  Rosa Luxsemburg ve Karl Liebknecht anıldı
  Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye...
  Barikatları yarmak için öncülerin birliği şart
  Sefaların geleceği
   Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht
Berlin’de görkemli bir gösteriyle anıldı

Sosyalizmin ve Almanya proletaryasının iki seçkin önderi, Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht, katledilişlerinin 83. yılında görkemli bir gösteriyle anıldılar. Her yıl Ocak ayının ikinci haftasında Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in şahsında dünya devrim şehitlerini anmak artık bir gelenek haline gelmiş bulunuyor. Onbinlerin, devrimin ve sosyalizmin sembollerini taşıdığı, şiarlarını haykırdığı bu görkemli gösterilere tahammül edemeyen Alman burjuvazisinin, daha önceki yıllarda olduğu gibi, provokasyon ve yasaklamayla engelleme çabaları bu yıl da boşa çıkarıldı.

Rosa Luxsemburg ve Karl Liebknecht’i anmak üzere sabahın erken saatlerinde, hem yürüyüşün hem de anıt mezarların olduğu alana insanlar akmaya başladılar. Farklı ülkelerden gelen, farklı dilleri konuşan insanlar kızıl bayraklar altında yürüdüler, taşıdıkları pankartlarda ortak talepleri öne çıkarıp sosyalizme olan özlemini dile getirdiler.

Yürüyüşte öne çıkan konulardan birincisi; başını ABD’nin çektiği emperyalist savaştı. Başta Afganistan halkı olmak üzere, tüm dünya halkalarına yönelen emperyalist saldırganlık teşhir edilerek buna karşı mücadele çağrısı yapıldı. İkincisi; uluslararası sermayenin dünya işçi sınıfına ve ezilen halklarına karşı yürüttüğü sosyal yıkım programlarına karşı mücadelenin uluslararası düzeyde yükseltilmesi talebiydi. Üçüncüsü ise, özellikle 11 Eylül’den sonra dünya genelinde “Anti-terör paketleri” “güvenlik paketleri” adı altında temel demokratik hak ve özgürlüklerin yok edilmesini hedefleyen faşist ve ırkçı yasalara karşı mücadele çağrısı oldu. Belirgin bir biçimde öne çıkarılan talep ise sosyalizmdi.

Yürüyüşte kitlelerin tepkilerini ortaya koymalarına neden olan bir başka olay ise, PDS’in (Demokratik Sosyalizm Partisi) SPD (Sosyal Demokrat Parti) ile Berlin’de kurduğu koalisyon hükümeti idi. PDS Almanya’da halihazırda yürütülmekte olan emperyalist savaşa karşı oy kullanan tek parti. Ama gelinen aşamada adı savaş partisi olarak anılan SPD ile hükümete ortak olmasına PDS’ye oy veren kitleler tahammül edemiyorlar. Rosa Luxsemburg ve Karl Liebknecht’in SPD tarafından katledildikleri de düşünüldüğünde, gösterilen tepki son derece anlaşılır.

Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i anma yürüyüşüne onbinden fazla insan katıldı. Çoğunluğunu genç katılımcıların oluşturduğu yürüyüşe Türkiyeli örgüt ve partiler geçen yıllara oranla daha güçlü katılmışlardı. Demokratik cumhuriyetçiler ise diğer yıllardan farklı olarak bu yılki gösteriye katılmadılar. Anıt mezarlara ulaşan yürüyüş kortejiyle birlikte alan tam bir insan seline dönüştü. Anıt mezar alanı her yıl olduğu gibi kırmızı karanfillerle bezenmişti. Anıt mezara bırakılan TKİP çelengi ilgiyle karşılandı.

Anıt mezar ziyaretine yüzbinin üzerinde insan katıldı.

Ya barbarlık, ya sosyalizm!
Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!

Kızıl Bayrak/Berlin