20 Ekim '01
Sayı: 31


  Kızıl Bayrak'tan
 Savaşa karşı kitle hareketi

  Hükümete savaş yetkisi bölge halklarına düşmanlığın belgesidir

  Krizin ve savaşın faturasını ödemeyi reddelim!

  Sendika ağaları yeni saldırıların zeminini döşemeye başladılar

  Savaşta yığınların manipülasyonu
  Dünyanın dört bir yanında yüzbinler alanlara çıktı
  Belediye işçileriyle savaş ve saldırganlık üzerine konuştuk
  Savaş karşıtı eylemlerden

  Bir türküdür direniş, boy verir zindanlarda

  Dört RAF militanı hücrelerde katledildi
  Büyük zindan direnişi 1.yılında!
  Göstermelik yargılama devam ediyor!
  İslam Konferansı Örgütü hanet batağında...

  Almanya'da terör paketleri ard arda açıklanıyor!

  Mamak İşçi Kültür Evi 21 Ekim'de açılıyor
  Emperyalizme ve savaşa karşı devrimci mücadelede başarının bazı temel ölçüleri
  Hükümet ABD'nin çıkarları için savaş yetkisi aldı
  Mücadele Postasi

 Tüm yazilar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın




 

Dünyanın dört bir yanında
yüzbinler alanlara çıktı

Emperyalist savaş ve saldırganlığa karşı protesto gösterileri büyüyüp yaygınlaşıyor. Hafta sonunda dünyanın dört bir yanında yüzbinler alanlara çıktılar. Son yılların en büyük kitle gösterileri gerçekleşti.

İtalya: İkinci emperyalist savaşta ABD'nin Hiroşima'ya attığı atom bombasından bu yana her yıl gerçekleştirilen geleneksel barış yürüyüşü, bu yıl 14 Ekim'de, Avrupa'nın en kitlesel savaş karşıtı gösterisine dönüştü. Yeşiller, Komünist Yeniden Oluşum Partisi ve işçi sendikalarının yer aldığı yürüyüşe 200 bin kişi katıldı. Perugia kentinde sabah başlayan yürüyüş, Assisi kentinde akşama doğru sona erdi.

Bu arada Napoli'de yapılan savaş karşıtı gösteriye 2 bin genç katıldı. Roma'da da iki ayrı gösteri gerçekleştirildi.

İngiltere: ABD ve suç ortağı İngiliz emperyalizmine karşı yükselen tepki ve protestolar yaygınlaşıyor. Londra'da 13 Ekim günü gerçekleşen eyleme 100 bin kişi katıldı. Hyde Park'tan başlayan yürüyüş Trafalgar Meydanı'nda sona erdi. Yürüyüş güzergahında bulunan Mc Donalds ve Amerikan Hava Yolları İngiliz polisince koruma altına alındı. Trafalgar Meydanı'na varıldığında bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. "Benim adıma savaşma!", "İntikama hayır!", "Savaş derhal dursun!", "Kahrolsun emperyalizm!", "Emperyalist savaşa son! sloganları atıldı, İngiliz hükümetinin saldırgan politikaları protesto edildi.

Ayrıca, Belfast, Cardiff ve Glasgow kentlerinde yapılan yürüyüşlere binlerce kişi katıldı.

Almanya: Başta Berlin ve Stuttgart olmak üzere birçok kentte onbinlece kişi savaşa karşı yürüdü. Afganistan'ın bombalanması protesto edildi ve Almanya'nın ABD saldırganlığına verdiği desteğe son vermesi talep edildi. Gösterilere Berlin'de 50 bin, Stuttgart'ta 25 bin kişi katıldı. Gösterilere gençliğin yoğun katılımı dikkat çekti.

Fransa: 40 örgütün biraraya gelerek düzenlediği eyleme 7 bin kişi katıldı. Toulse, Nice, Nantes ve Nancy kentlerinde gerçekleştirilen eylemlerde ABD emperyalizmi protesto edildi, Afganistan'a yönelik bombardımanın durdurulması istendi.

Belçika: Brüksel'de Afganistan'a saldırının başladığı güne denk gelen barış yürüyüşüne 5 bin kişi katıldı.

İsviçre: 13 Ekim günü başkent Bern'de savaş karşıtı bir eylem gerçekleştirildi. Gösteriye 5 bin kişi katıldı.

İsveç: Savaşa karşı gösteriler İsveç'in üç büyük kentinde de yapıldı. Başkent Stockholm'deki gösteriye 3 bin, ikinci büyük kent olan Göteborg'da 2500 kişi, Malmö'deki gösteriye ise bin kişi katıldı.

Hindistan: 14 Ekim 2001 Pazar günü Kalküta şehrinde gerçekleşen eyleme 70 bin kişi katıldı. "Savaşa karşı terörizmi durdurun!", "Savaş değil barış istiyoruz!" sloganları atıldı.

Brezilya: 13 Ekim 2001 Cumartesi günü başkent Rio de Janeiro kentinde gerçekleşen eylem birçok kitle örgütünün biraraya gelmesiyle gerçekleşti. 200 bin kişinin katıldığı eylemde savaş ve ABD karşıtı sloganlar atıldı, dövizler ve pankartlar taşındı.

Avustralya: 13 Ekim 2001 tarihinde Sidney'de savaş ve ırkçılık karşıtlarının düzenlediği eyleme binlerce kişi katıldı. Ayrıca Melbourne, Perth ve Adelaide şehirlerinde de eylemler gerçekleşti. Uzayın silahlandırılmasını protesto amacıyla gerçekleştirilen yürüyüşler Amerikan saldırganlığını protesto eylemine dönüştürüldü. Avustralya hükümetinin ABD'ye verdiği destek protesto edildi.

Güney Afrika: Başkenti Cape Town'da binlerce kişi 10 Ekim günü ABD ve müttefiklerinin Afganistan'a saldırısını protesto etti.

Mısır: Zagazig kentinde 5 bin üniversite öğrencisinin yaptığı gösteride ABD, İngiltere ve İsrail'in saldırganlığı protesto edildi.

Nijerya: Kano kentinde 13 Ekim Cumartesi günü ABD'nin Afganistan'a yönelik saldırısı protesto edildi. "Savaşa hayır, barış için ayaklanalım" sloganı çerçevesinde gerçekleştirilen eyleme 5 bin kişi katıldı. Polisin ateş açması sonucu 20 kişi öldü ve onlarca kişi yaralandı.

Pakistan: Yakupabad kentinde üç bin kişi, ABD güçlerinin havaalanındaki varlığını protesto için gösteri yaptı. 14 Ekim günü gerçekleşen eylemde "Amerikan mezarlığı Afganistan!" sloganları atıldı. Eylemde binlerce kişi kent merkezi yakınında Amerikalılar'ın kullandığı havalimanına doğru yürüyüşe geçti. Polisin açtığı ateş sonucu 1 kişi öldü.

İran: Başkent Tahran'da yaklaşık 300 öğrenci 10 Ekim günü Birleşmiş Milletler binasına yürüdü. ABD'ye görünürde muhalefet olan İran hükümeti, saldırıyı protesto etmek isteyen eylemcilere saldırdı ve kısa süreli bir çatışma yaşandı.
Nepal: Başkent Katmandu'da emperyalist savaşa karşı düzenlenen eyleme 2 bin kişi katıldı.

 


 

Berlin: 50 bin kişi
emperyalist saldırganlığa karşı yürüdü!

11 Eylül saldırısının ardından başlatılan yalan, demagoji, şantaj ve tehdit kampanyası giderek etkisini kaybediyor. Dünya halkları emperyalist saldırganlığın ve savaşın yıkımdan başka bir şey getirmeyeceğini daha açık görmeye başlıyorlar. Geçtiğimiz hafta sonu yüzbinlerce insanın katıldığı savaş karşıtı yürüyüşler bunun bir göstergesi. Afganistan'a karşı başlatılan hava saldırısının ardından geçtiğimiz hafta sonu dünyanın birçok ülkesinde gerçekleştirilen eylemler, bugüne kadar yapılan eylemlerle kıyasyandığında kitleselliği dikkat çekti.

En kitlesel gösterilerden biri de Berlin'de, "Savaşa hayır! Barış, dayanışma ve sosyal eşitlik için ayağa kalkalım!" sloganıyla gerçekleşti. Gösteriye 50 bin yerli ve yabancı emekçi katıldı. Yürüyüş demokratik kitle örgütleri, sendikalar ve barış hareketinin çağrısı ile gerçekleşti. Uzun bir süredir suskunluk sergileyen barış hareketinin yürüyüş için yaptığı çağrının katılımı olumlu anlamda etkilediğini belirtmek gerekiyor. Barış hareketi Yeşiller Partisi iktidara geldiğinden bu yana tam bir kötürümleşme süreci yaşıyordu. Zira, dün Balkan halklarına, bugün ise Afganistan halkına yağdırılan bombalara her türlü desteği sunan iktidar ortağı Yeşiller, bu barış hareketinin içinden çıkmıştı.

Berlin'de yapılan gösteriler üç ana noktadan başlatıldı. Ana kortej tarihi Alexander Meydanı'ndan, ikinci kortej Alman Parlementosu önünden, üçüncü kortej ise ABD Konsolosluğu'nun olduğu bölgeden yürüyüşe başladı. Gösterilerde dikkat çeken olumlu yanlardan biri, değişik uluslardan işçi ve emekçilerin geçmişe nazaran yoğun bir ilgi göstermeleriydi. İkincisi, orta öğrenim gençliğinin, ABD ve İngiltere'nin Afganistan'a karşı başlattıkları hava saldırısının ertesi günü dersleri boykot ederek 5 bin kişiyle gerçekleştirdikleri eylemin ardından bu eyleme de kitlesel olarak katılım sağlamalarıydı. Öğrenci gençliğin bu tutumu kitle tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

Miting alanında savaş karşıtı konuşmaların yapıldığı sırada, NPD'li (Almanya Nasyonal Partisi) bir faşist, meydanda bulunan kiliselerden birinin orta yerine NPD imzalı pankart astı. Pankart kısa sürede parçalanarak aşağı indirildi. Bunun üzerine kürsüden, bizim aramızda faşizme, şovenizme, ırkçılığa ve yabancı düşmanlarına asla yer yoktur ve olmayacaktır yönlü yapılan konuşma kitle tarafından coşkuyla karşılandı.

Mitingte yapılan konuşmalarda, Alman devletinin savaşa sunduğu destek, iç güvenliği bahane ederek temel demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına dönük saldırıları ve yabancılar yasasında yapılmak istenen değişiklikler sert bir dille kınandı. Yapılmak istenen değişikliklerden biran önce vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

BİR-KAR olarak ana kortejde, "Emperyalist saldırganlığa ve savaşa karşı gücümüzü birleştirelim!" Almanca yazılı pankartımızla yer aldık ve 3 bin adet BİR-KAR imzalı Almanca bildirimizi dağıttık.

BİR-KAR/Berlin

 


 

Nürnberg'de binlerce kişi "savaşa hayır" dedi!

11 Eylül'de aldığı darbeyle şaşkına dönen Amerikan emperyalizmi, tüm dünya halklarına, ilericilere ve devrimcilere savaş açtı. Alman devleti de her fırsatı değerlendirerek günlerdir kin kusuyor. Yeni yeni "anti-terör" yasaları çıkarmaya çalışıyor. Bütün düzen partileri bu konuda mutabakat sağlamış durumda.

Irkçı-gerici yasa ve uygulamalar söz konusu olduğunda Bayern eyaleti öncülüğü hiç kimseye bırakmıyor. Uygun an, uygun adam ve gelecek seçimleri garantilemek için uygun sloganı seçmekte gecikmediler. CSU'nun 66. Parti Kongresi'nin gündemi "güvenlik", "güven içinde bir devlet" vb. oldu ve günlerce medyada bu konu tartışıldı.

CSU kongresine Berlusconi'nin de davetli olduğu haberinin duyulması üzerine Nürnberg bölgesinde bulunan Alman ilerici güçleri çalışma başlattılar. Hazırlık toplantıları, stand, bildiri, pul çalışmaları vb. aralıksız bir kampanya sürdürüldü.

CSU kongresi 12 Ekim'de başladı. Alman anti-faşist örgütleri kongreye karşı dar kapsamlı bir miting gerçekleştirdiler. Nürnberg iki gün boyunca tam bir polis ablukası altında tutuldu.

13 Ekim günü gerçekleştirilen miting sonrasında bir yürüyüş gerçekleştirildi. Eyleme 5 bin civarında bir katılım oldu. Alman basını Berlusconi'nin iki gün öncesinden gittiği haberini verdi. Yürüyüş sırasında İtalyan Konsolosluğu önünde yapılan 20 dakikalık bir konuşmanın yanısıra, eylem boyunca devlet terörünü kınayan sloganlar da atıldı.

Eylemde ağırlıklı olarak savaş karşıtı sloganlar atıldı, pankratlar taşındı, konuşmalar yapıldı. Bizler de BİR-KAR'ın Almanca bildirisini dağıttık.

BİR-KAR/Nürnberg

 


 

Wuppertal: "Amerika Afganistan'dan defol!"

Afganistan'a karşı başlatılan emperyalist saldırı savaşına karşı Wuppertal'da hafta sonu bir protesto gösterisi gerçekleştirildi. Aslında bu ilk protesto gösterisi değildi. Saldırı başlamadan önce ASK (Anti Savaş Komitesi) isimli bir platform oluşturulmuştu. Geniş bir yelpazenin içinde yer aldığı bu platform her Cumartesi miting ve yürüyüş kararı almıştı. Hafta sonu 300 kişinin katıldığı bir yürüyüş gerçekleştirildi. Çeşitli sloganların atıldığı yürüyüş, konuşmalarla devam etti. Konuşmalarda genellikle bu savaşın emperyalist ülkelerin pazar kapma savaşı olduğu fikri öne çıktı. Bu haksız savaşa karşı tüm güçlerin birlikte mücadele etmesi gerektiği vurgulandı. "Amerika Afganistan'dan defol!", "Savaşa hayır!" sloganları atıldı.