22 Eylül "01
Sayı: 27


  Kızıl Bayrak"tan
 Emperyalis savaş ve Türk devleti

  Amerikan uşakları ülkeyi emperyalizmin savaş arabasına bağlamaya hazırlanıyor

  Amerikancı medya zehir kusuyor

  Emperyalist saldırganlığa ve savaşa karşı birleşelim!

  ABD emperyalizminin kanlı ve kirli suç dosyası
  Emperyalistler tüm hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmayı hedefliyor
  Kuralsız ve sınırsız yeni bir faşist terör dalgası!
  KESK Olağanüstü Genel Kurulu...

  Saldırı sonrası yeni dönem

  ON"ların anısına...
Bir dineşi manifestosu
  Ulucanlar katliamının ve direnişinin 2.yıldönümü...
  Ölüm Orucu Direnişi 338. gününde sürüyor...
  "ABD saldırısı korkunç sonuçlar verecek"

  Batı basınında ABD"ye saldırı

  Emperyalis haçlı seferi
  Kurtköy İşçi ve Kültür Evi coşkulu bir etkinlikle açıldı
  Mücadele Postasi

 Tüm yazilar

Bu sayinin PDF formatini download etmek için tiklayin



 

Ölüm Orucu'nun 336. Günü'nde
Abdulbari Yusufoğlu yaşamını yitirdi

Dışarıda İzmir'de başlattığı Ölüm Orucu eylemini Armutlu'da sürdüren TAYAD'lı ailelerden Abdulbari Yusufoğlu dün gece saat 03.00 sıralarında yaşamını yitirdi. Ölüm orucunun 137. günündeydi.

Abdulbari Yusufoğlu 1980 Mardin Nusaybin doğumluydu. 21 yaşında ve Kürt milliyetindendi. Ailelerin örgütlenmesi için İzmir'de Tutuklu aileleri bülteninde çalışıyordu. 1999 yılında kısa süreli İzmir Bergama Hapishanesi'nde tutuklu kaldı. Demokratik mücadele yürüttüğü için, demokrasi mücadelesi verdiği için hakkında sayısız dava açtılar. Herşeye, tüm baskı koşullarına rağmen başı dik ve onurluydu. Son anına kadar başını yere eğmedi.

O, F tipi hapishanelerle bütün ülkemizin her yanının F tiplerine dönüştürülmeye çalışıldığını biliyordu. F tipleri düşüncenin yok edilmesi, inançların yok edilmesiydi. İnsan olmanın gereğiydi F tiplerine karşı durmak. Kör değildi, sağır değildi, dilsiz hiç değildi.

O, bir TAYAD'lıydı, ancak tutuklu yakını değildi. Yani F tiplerine, işkenceye ve tecrite karşı durmak için tutuklu yakını olmak da gerekmiyordu. En büyük yakını arkadaşlarıydı. Abdulbari Yusufoğlu arkadaşları tecrit altında yaşamasın, işkence görmesinler diye yaşamını yitirdi.

Şimdi ölümlerimiz konuşuyor.
Taleplerimiz kabul edilene kadar ölüm orucu eylemi devam edecektir.

TAYAD'lı Aileler
20.Eylül.2001

 



Armutlu'daki polis ablukasını ve F Tiplerindeki baskı ve işkenceyi protesto etmek için kendini yakan
3 tutukludan biriydi...

İbrahim Erler şehit düştü!..

15 Eylül Cumartesi günü, İstanbul Armutlu direniş evinde yaşamını yitiren ölüm orucu direnişçisi Ümüş Şahingöz'ün cenazesini kaldırmak için bir araya gelen kitleye polis gaz bombalarıyla saldırarak İnsanları gözaltına almıştı. Cenaze Adli Tıp kurumundan alınır alınmaz, polis Armutlu bölgesinde güvenlik kuvvetlerini arttırarak operasyon hazırlığına başlamıştı. Çok geçmeden polis mahallenin içinde terör estirerek, Ölüm orucu yapılan evlere silah ve bombalar kullanarak operasyon gerçekleştirmişti. Onlarca insan gözaltına alınmıştı. Ve bir o kadarda insan yaralanmıştı. Ancak, ölüm orucu direnişçileri yer değişikliği yaptıklarından dolayı, operasyon boş bulunan evlere yapılmıştır. Bu nedenle operasyon sonucu olası bir ölüm de olmamıştır.


Armutlu'ya yapılan bu polis terörünü, baskıyı ve F tiplerindeki baskıyı ve işkenceyi protesto etmek için Edirne F tipi hücre cezaevinde Hakan Koluaçık ve Bekir Şimşek, Tekirdağ F tipi hücre cezaevinde ise İbrahim Erler kendisini yakmıştı. Kendini yakan tutsaklardan İbrahim Erler dün gece kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İbrahim Erler ölüm orucunun 4. Ekibindeydi. Bugün ölüm orucunun 132.Günündeydi.

Aylar öncesinde F tipi hücre cezaevlerinde ve Armutlu direniş evlerindeki Ölüm Orucu direnişçileri, Armutluya herhangi bir polis müdahalesi olduğunda kendilerin yakacaklarını söylemişlerdi. Bunu tüm basına ve kamuyonua açıklamışlardı. Buna rağmen Armutlu'ya operasyon için geldiler.

Yaklaşık bir senedir süren ölüm orucu eyleminde şimdiye kadar 67 kişi yaşamını yitirmiştir. Onlarca tutuklu ise zorla müdahale işkencesi altında sakat bırakılmıştır. Ölüm Orucu abluka, baskı ve işkence altında devam ediyor.

Armutluda yeni bir 19-22 Aralık Katliamı hazırlığı yapılıyor...
Ölüm Orucu direnişcilerine sahip çıkalım!
Yeni bir 19-22 Aralık katliamına izin vermeyelim.
YARIN ONLAR İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR!

İzolasyon İşkencesine Karşı Mücadele Komitesi

 


 

Direnişçi Ümüş Şahingöz
ölümsüzlüğe uğurlandı

Ölüm Orucu Direnişi'ne Ümraniye Cezaevi'nde 1. ekiple başlayan Ümüş Şahingöz, 19 Aralık katliamından sonra direnişini Kartal Özel Tip Cezaevi'nde sürdürdü. Daha sonra Kartal Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Şahingöz, direnişini hastanede de sürdürdü. Durumunun ağırlaşması üzerine tahliye edildi. Ümüş Şahingöz, tahliye edildikten sonra direnişini Küçük Armutlu'daki direniş evinde sürdürdü ve eyleminin 330. gününde şehit düştü.

Ümüş Sahingöz'ün cenazesinin Küçük Armutlu'dan uğurlanması sırasında devlet, hem cenazeye hem de direniş evlerine vahşice saldırdı.

Ümüş Sahingöz'ün cenazesinin 16 Eylül günü Ankara'ya gelmesi üzerine son yolculuğuna uğurlamak için bir tören düzenlendi. Cenaze törenine katılmak için otobüsün hareket edeceği noktaya gelenler kimlik kontrolünden geçirilerek, psikolojik baskı uygulanmaya çalışıldı. Polis, tören esnasında da çok sıkı güvenlik önlemleri almıştı.

Karşıyaka Mezarlığı'nda yapılan cenaze törenine yaklaşık 100 kişi katıldı. Cenaze töreninde "Ümüş Şahingöz ölümsüzdür!", "Kahramanlar ölmez halk yenilmez!- TAYAD'lı Aileler" imzalı pankartlar açıldı ve sloganlarla yürüyüşe geçildi. Mezar başında TAYAD'lı bir aile, Ölüm Orucu direniş hakkında kısa bir konuşma yaptıktan sonra, Ümüş Sahingöz, partisinin bayrağına sarılarak toprağa verildi. "Ümüş Şahingöz ölümsüzdür!", "Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!", "Kahramanlar ölmez halk yenilmez!" sloganlarının atılmasıyla cenaze töreni sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/Ankara