14 Nisan'01
Sayı: 04


  Kızıl Bayrak'tan
  Sınıf ve kitle hareketini boğmaya dönük kirli planları boşa çıkaralım!
  Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
  Zafer et ve tırnakla sökülüp alınacaktır!
  Geçmiş deneyimlerin ışığında 1 Mayıs'a hazırlık...
  İşçi sınıfının ögütlü-birleşik mücadelesi tayin edicidir
  Ya mücadele ya yozlaşma
  Kitle eylemine etkin müdahale nasıl ele alınmalıdır?
  Taban inisiyatifinde yeni adım: "Anadolu Yakası İşçi-Emekçi Platformu Girişimi"
  Düzenin krizi'ne liberal sol reçeteler/3
  Kriz ve devrimci sınıf çizgisi/1
  Gençlik
  Esnaf eylemleri...
  İşçi sağlığı ve iş güvenliği
  Yurtdışında Ölüm Orucu Direnişi ile dayanışma etkinlikleri
  Ölüm Orucu Direnişi 25. haftasında!
  Mücadele Postası

  Bütün yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Yurtdışında devrimci tutsaklarla
dayanışma geceleri


Nürnberg:

Nürnberg BİR-KAR olarak 31 Mart günü siyasi tutsaklarla dayanışma gecesi düzenledik. Kahve, işyeri, dernek, kurum ve kuruluşları tek tek gezdik. Ev gezileri yaptık, posta kutularına etkinliğimizin duyurularını bıraktık.

Politik bir atmosferin hakim olduğu gecemiz enternasyonalist bir nitelik taşıyordu. Gece tarihinin 31 Mart’ta denk gelmesi nedeniyle Kızıldere şehitlerini andık. Kızıl Bayrak adına kürsüye çıkan arkadaş; Kızıldere ve direniş geleneği üzerine tok bir konuşma yaptı. Zindanlarda süren direnişin anlamı ve önemi konusunda yaptığı konuşma ise, yer yer kitlenin alkışlarıyla kesildi.

Sinevizyon gösterimi oldukça etkileyici oldu. “70. gün” filmi gösterildi. Paris Gençlik Korosu geceye ayrı bir renk kattı. Alman müzik grubu Grup Zündstoff Almanca-Türkçe Nazım’dan ve Brecht’ten parçalar okudular. Zindan direnişine ilişkin Almanca-Türkçe konuşmalar yaptılar. Nilüfer Akbal ise Kürtçe, Zazaca, Türkçe türkülerle kitleyi coşturdu.

BİR-KAR adına sürece ilişkin bir konuşma yapıldı.

19 Aralık direnişinden bu yana bölgemizde oluşturulan “Bündnis für İnternationale” komitesi adına bir Alman arkadaş konuşma yaptı. Bu komite ağırlıklı olarak Türkiye’deki zindan direnişleriyle dayanışma eylemleri ve etkinlikleri örgütlüyor. Her Çarşamba toplantılar düzenliyor. Yeni alınan karar, Ölüm Orucu ve Açlık Grevi direnişçileriyle mektuplaşmak. 1 Mayıs öncesi kart yollama kampanyası başlatıldı.

Gecemizi 150 kişilik bir katılımla gerçekleştirdik. Tek tek emekçiler ve stand açan yapılardan arkadaşlar “çok tok ve anlamlı bir gece oldu” derken, benzer duyguları Nilüfer Akbal da dile getirdi. “Çok memnun kaldım. İnsanlar beni coşturdu ve çok iyi bir dinleme kültürü gördüm. Kuru bir kalabalık değildi bu.”

Wuppertal:

1 Nisan günü Wuppertal’da düzenlediğimiz ÖO ile dayanışma gecesine yaklaşık 250 kişi katıldı. Kitlesel ölümlere engel olabilmek, devletin katliamcı yüzünü daha geniş kesimlere teşhir edebilmek açısından özel bir önem taşıyor bu tür geceler. Yığınlar nezdinde oluşturulan duyarlılık, sahiplenme isteği bunun bir göstergesi. Wuppertal ve çevresinde bu çerçevede yürüttüğümüz gece faaliyeti bunu kısmen başarabildi.

Gecemizin siyasal konuşmasında cezaevlerindeki direniş ve uygulamalara dikkat çekildi, görev ve sorumluluklarımız vurgulandı. Direnişin zaferle sonuçlanmasının yolunun ısrarlı bir mücadeleden geçtiğine dikkat çekildi.

Ali Asker’in ve Derviş Ali’nin söylediği direniş türkülerine, geceye katılanlar, direnişçi tutsaklara sahip çıkan sloganlarla karşılık verdiler. Tutsak yakını bir bayan dostumuzun konuşması da sloganlarla karşılandı. Erdoğan Egemenoğlu’nun Nazım Nikmet’ten okuduğu şiirler ise kitlede büyük bir coşku yarattı.

Gecemiz devrimci tutsakların onurlu direnişine destek verme ve direnişi en geniş kitlelere maletme çağrısıyla son buldu.

***

Devrimci tutsaklarla dayanışme gecelerinin üçüncüsü Fransa’nın Brötanya bölgesinde yapılacak. Onu sırasıyla Frankfurt ve Berlin geceleri izleyecek.

BİR-KAR/Almanya




Paris’te ÖO ile dayanışma eylemleri


Paris’te Ölüm Orucu Direnişi’yle dayanışma amacıyla 7 Nisan Cumartesi günü bir yürüyüş düzenlendi. DETUDAK tarafından düzenlenen yürüyüşe yaklaşık 600 kişi katıldı. Kitle ortak iki pankartın arkasında yürüdü. Ölüm Orucu’nda şehit düşen Adil Kaplan’ı simgeleyen boş bir tabut taşındı. Yürüyüş Bastille meydanında başlayıp Republique meydanında sona erdi. Burada eylem mitinge dönüştürüldü. F tipine karşı sloganların atıldığı eylemde konuşmalar da yapıldı ve Ölüm Orucu Direnişi’nin son derece kritik aşamaya geldiği vurgulandı.

Ölüm Orucu direnişçisi Bülent Çoban’ın şehit düştüğü haberinin gelmesinin ardından, bu kez Paris’te Türkiyeliler’in yoğun olduğu semtte Pazartesi akşamı izinsiz bir gösteri düzenlendi. Kendiliğinden gelişen bu eyleme yaklaşık 100 kişi katıldı. Aynı taleplerle birlikte kitle öfkesini haykırdı.

Paris’te süren eylemler gelişmelerle daha da yoğunluk kazanacaktır.

BİR-KAR/Paris




Düsseldorf TC Konsolosluğu önünde
devrimci tutsaklarla dayanışma eylemi


Sincan hücrelerinde ÖO’nun 153. günü şehit düşen Ölüm Orucu direnişçisi Cengiz Soydaş’ın ardından 8 Nisan tarihinde iki Ölüm Orucu direnişçimiz, Adil Kaplan ve Bülent Çoban ölümsüzlüğe ulaştı.

Bizler, 9 Nisan tarihinde, DETUDAK’ın her Ölüm Orucu şehidimiz anısına Pazartesi günlerinin TC konsoloslukları önünde protesto günleri olması kararı çerçevesinde, Kuzey Ren Wesfalya bölgesi olarak Düsseldorf’ta bulunan konsolosluk önünde toplandık. “İzolasyon ölümdür!” yazılı ortak pankartın arkasında, 19 Aralık katliamında şehit düşenler ile Cengiz Soydaş, Adil Kaplan, Bülent Çoban’ın resimlerini taşıdık. Faşist Türk devletine duyduğumuz öfke, devrimci onurumuzun temsilcileri yoldaşlarımıza bağlılığımız sonsuzdu. Bundan dolayı sloganlarımız hiç durmadı.

“Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Cengiz Soydaş, Adil Kaplan, Bülent Çoban ölümsüzdür!”, “İçerde, dışarda hücreleri parçala!”, “Faşizmi döktüğü kanda boğacağız!”, “Hücreler faşizme mezar olacak!” sloganları ile faşist yuvası konsolosluğun önündeki sokakları çınlattık.

Düzeltme: 31 Mart tarihli KB’de yeralan “Köln’de devrimci tutsaklarla dayanışma yürüyüşü” yazısında 2. cümlede “binlerce kişinin katıldığı” cümlesinde “binlerce” hatalı ifade edilmiştir. Doğrusu “yüzlerce”dir. (300 kişilik katılım gerçekleşmiştir.)




Stuttgart’da protesto eylemi...

“Katil devletten hesap soracağız!”


Günler ağır, günler ölüm haberleriyle geliyor.
Dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını,
akın var akın, güneşe akın!..
güneşi zaptedeceğiz, güneşin zaptı yakın!..

Ölüm Orucu Direnişi’nin 153. gününde Cengiz Soydaş, 170. gününde Adil Kaplan, 171. gününde Bülent Çoban’nın ölümsüzleşmesi üzerine, devrimci tutsaklara sahip çıkan protesto eylemlikleri yeniden alevlendi.

Adil Kaplan ve Bülent Çoban’ın şehit düştüğü haberini alır almaz, Stuttgart DETUDAK olarak 8 Nisan Pazar günü, şehrin en kalabalık yerinde 200 kişilik bir protesto mitingi düzenledik. Miting’te sık sık “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Devrimcilere kalkan elleri kıracağız!”, “Katil devletten hesap soracağız!” sloganlarıyla katil sermaye devleti lanetlendi.

9 Nisan’da Türk Konsolosluğu önünde bir protesto mitingi düzenlendik. Protestoyu haber alan polis Konsolosluk çevresini korumaya almıştı. DETUTAK bileşenleri olarak pankartımızı açarak Konsolosluğa doğru yürüyüşe geçtik. “Adil Kaplan, Bülent Çoban’nın katili devlettir, Yaşasın Ölüm Orucu direnişimiz!”, “Katil devletten hesap soracağız!” sloganları ve zılgıt eşliğinde Konsolosluk önüne geldiğimizde polis barikatı ile karşılaştık. Burada bir arkadaş Türkçe ve Almanca konuşma yaparak, devletin ne kadar sinsi, kalleş ve katliamcı olduğunu vurguladı. Konsolosluğa siyah çelenk bırakıldıktan sonra kitle dağıldı.

Stuttgart’tan TKİP taraftarları




Ölüm Orucu Direnişi’ni
destekleme eylemlerimiz sürüyor


Frankfurt Türk Konsolosluğu’na yürüyüş!

10 Nisan’da DETUDAK bileşenleri olarak, Ölüm Orucu direnişçisi Adil Kaplan ve Bülent Çoban’ın şehit düşmesi üzerine, Frankfurt Türk Konsolosluğu’na bir protesto yürüyüşü yaptık. Frankfurt Üniversitesi önünde toplanarak pankartımızı ve dövizlerimizi açtık. Sloganlar eşliğinde Konsolosluğa doğru yürüyüşe geçtik. Konsolosluk önünde 1 dakikalık saygı duruşunun ardından Türkçe ve Almanca basın açıklamasını okuduk. Sloganlarımızı coşkuyla burada da haykırdık. Konsolosluk önüne birikmiş olan Türkiyeli işçilere dönük bir konuşma yaptık. Devrim andı içtikten sonra tekrar yürüyüşe geçerek Üniversite’nin önüne geldik. Almanca basın açıklamasını burada da okuduktan sonra dağıldık.

Alman medyasına yönelik girişimler...

12 Nisan günü, Almanya’nın Hessen eyaletinin radyo ve televizon kurumu olan HR3’ün önünde bir gösteri gerçekleştirdik. Bir saat sloganlarımız, pankartlarımız ve dövizlerimizle kurumun önünde kaldık. HR3’ün birinci redaksiyonu ve yabancı program sorumlusu ile görüştük. Çekim yaptılar. Aynı akşam 19:30 haberlerinde Ölüm Orucu’na ve eylemimize yer verdiler.

Ayrıca Pazar günü 200 bin kişinin dinlediği bir radyo programına bizi konuk olarak davet ettiler. Buradan Frankfurt Türk Konsolosluğu’na doğru protesto yürüyüşü yaptık. Bir saat burada kaldıktan sonra Frankfurt’un en merkezi yerine bir yürüyüş yaparak basın açıklamasını binlerce kişiye okuduk. En kalabalık caddeden yürüyerek Almanya’nın en büyük gazetelerinden biri olan Frankfurter Rundschau’nun merkezine gittik. Burada da şef redaksiyonla görüşerek taleplerimizi ilettik.

Ölüm Orucu’na ve ekonomik krizden dolayı yükselen kitle hareketine geniş yer verdiklerini söyledi ve haberi gazetede gösterdi. Bir gün sonra çıkacak olan sayılarında verdiğimiz bilgiler doğrultusunda haber yapacaklarını söylediler. Burada eylemimizi yeni eylem kararları alarak noktaladık. Her günü eylem gününe çevireceğiz.

Zaferi şehitlerimizle kazanacağız!

BİR-KAR/Hessen-Almanya




Bern ve Zürih’te protesto gösterileri


DETUDAK, 7 Nisan’da bütün Avrupa ülkelerinde yürüyüş ve protesto gösterileri örgütlenmesi kararı almıştı. İsviçre DETUDAK olarak bu kararı hayata geçirmeye çalıştık. Kısa zamana sığdırılan çalışma özellikle katılım açısından beklenen sonucu vermedi.

7 Nisan günü Bern’de, şehrin kalabalık merkezine 100 kişilik bir grupla Almanca pankart açıldı, bildiriler dağıtıldı, konuşmalar yapıldı. Almanca sloganların atılması, kısa konuşmaların yapılması insanların ilgisini çekti. Eylem sırasında Adil Kaplan’ın şehit düştüğü haberi alındı. Adil Kaplan şahsında devrim şehitleri anısına saygı duruşunda bulunuldu.

9 Nisan günü Zürih’te Türk Konsolosluğu’na kadar izinsiz yürüyüş yapma kararı alındı. Eyleme 60 civarında bir katılım oldu. Konsolosluğa yakın bir yerde pankart açılıp yürüyüşe geçildi. Konsolosluk önüne gelindiğinde kitlenin tansiyonu yükseldi. “Katil devlet hesap verecek!”, “Devrimci tutsaklara kalkan elleri kıracağız!”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak!”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!” vb. sloganlar sıkça ve coşkuyla haykırıldı. Almanca ve Türkçe yapılan konuşmaların ardından saygı duruşu yapılarak eylem bitirildi.

Her iki eylemin izinsiz olması, kısa zaman dilimine sığdırılması ve Zürih’teki eylemin iş gününe denk düşmesi, katılımı önemli ölçüde etkiledi. Kuşkusuz asıl etken gerekli çalışmanın yürütülememiş olmasıdır.

BİR-KAR/İsviçre




Avrupa’da ÖÖ ile dayanışma eylemleri yaygınlaşıyor...

Köln’de ikibin kişilik protesto gösterisi


DETUDAK’ın merkezi olarak aldığı karar gereği, 7 Nisan günü Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yürüyüş ve mitingler gerçekleştirildi. Bunlardan biri, Hollanda ve Belçika’daki güçlerin de katıldığı Köln’deki merkezi yürüyüş oldu.

Yürüyüşe yaklaşık 2 bin kişi katıldı. Yürüyüş başlamadan önce TKP(ML) dava tutsağı Adil Kaplan’ın ölümsüzlüğe ulaştığı haberi duyuruldu. Bu tansiyonu yükseltti ve öfkeli sloganlara dönüştü. Yürüyüşte en önde DETUDAK pankartı taşındı, ardında çeşitli parti ve örgütlerin kortejleri oluşturuldu. Yürüyüş boyunca kesintisiz bir biçimde Almanca ve Türkçe olarak “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Adil Kaplan ölümsüzdür!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Direne direne kazanacağız!” vb. sloganlar haykırıldı. Almanlar’ın yoğun olarak bulunduğu güzergah boyunca Almanca konuşmalar yapıldı. Toplu olarak “Yaşasın enternasyonal dayanışma!” sloganı atıldı. Duyarlılık ve destek çağrıları yapıldı.

Dom Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge, ölümsüzlüğe ulaşan tüm devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşuyla başlandı. Bunu Almanca ve Türkçe olarak yapılan konuşmalar izledi. Etkinliğe katılan Grup Yorum kavga türküleriyle kitleyi coşturdu. Devrimci parti ve örgütler kürsüde hazırladıları mesajları okudular.

Yürüyüş ve mitingin toplamına coşku ve canlılık hakimdi. Miting, DETUDAK’ın eylem takviminin açıklanması ve örgütlenecek etkinliklere daha büyük bir duyarlılık gösterilmesi çağrısıyla bitirildi.

***

DETUDAK yaşanan her ölüm olayından sonra anında konsolusluklar önünde protesto eylemleri gerçekleştirme ve işgal eylemleriyle kamuoyunun dikkatini direnişe çekme kararı almıştı. Bu karar çerçevesinde Avrupa’nın birçok kentinde bir dizi işgal eylemleri ve TC konsoluslukları önünde protesto eylemleri gerçekleştirildi. Fransa DETUDAK’ın yaklaşık 8 saat süren UNESCO işgali önemli bir yankı yarattı. Önümüzdeki süreçte işgal eylemleri, yasal ya da yasadışı gösteriler örgütlenerek, protestolarımız sistemli bir şekilde devam edecek.

BİR-KAR/Köln




Ulaşım sektöründe grevler...


Fransa:

Fransa’da Mart ayının son haftasında başlayan demiryolu işletmesi SNCF çalışanlarının iki hafta süren grevi kentlerde ulaşımı felce uğrattı.

27 Mart’ta başlayan grev özellikle Marseille, Lyon, Bordeau, Nizza Strasbourg başta olmak üzere 12 büyük kentte şehirlerarası ulaşımı tümüyle sekteye uğratırken, 30 beldede kısmen durdurdu.

6 sendikanın grevi daha da sertleştirerek sürdürme kararı üzerine, 5 Nisan eylem günü ilan edildi. Ulaşım sektöründe işçiler tüm ülkede iş bırakma eylemine gittiler.

Demiryolu işçilerinin talepleri, ücretlerin iyileştirilmesi, daha fazla personelin işe alınması ve SNCF’nin bünyesinde yapmayı planladığı yapısal değişikliklerin durdulmasıydı. Devlet tekeli olan SNCF’yi “etkili hizmet müessesesine dönüştürmek” için, faaliyet sahasına göre örgütlenmesi amaçlanıyor. Şimdiye değin bölgesel olarak organize ediliyordu. Bu, devlet tekelinin parçalanması ve özelleştirilmesi anlamına geliyor ki, işçiler de buna tepki gösteriyorlar.

İngiltere:

Ulaşım sektöründe özelleştirmeye karşı bir diğer direniş de Londra metro işçilerinden geldi.
5 Nisan günü Londra metro işçileri ve çalışanları iş bıraktılar. Grev şehir içi trafiğin tümden durmasına neden oldu, yolcular saatlerce otobüs duraklarında beklemek zorunda kaldılar.
Metro işçileri işyerlerinin özelleştirilmesini protesto etmek için iş bıraktılar.