ARSIVANA SAYFA
 
23 Eylül '00
SAYI: 35
İçindekiler
Kızıl Bayrak'tan
Birinci yıldönümünde Ulucanlar direnişinden öğrenmek
Ulucanlar katliamının hesabını soralım!
Hücre saldırısına karşı asıl barikatı dışarıda örelim!
Tutsak aileleri katliamı lanetlemeye hazırlanıyor
Düzenin yargı cephesinde oynanan oyunlar
Enerji Yapı Yol Sen’in üç günlük iş bırakma eylemi
Çukobirlik işçileri direnişlerini sürdürüyor
“Güneydoğu Eylem Planı” ile ne hedefleniyor?
Grev yasağı ve belediye işçilerinin sorumlulukları
Barış üzerine notlar
Belgelerle planlı faşist katliam
Karadeniz: Bir halklar mozaiği/1
Habip ve Ümit’e dair
Hücre karşıtı muhalefet güçleniyor
Hücre karşıtı muhalefet ve zindan cephesi
Yargı terörü, TMY ve DGM’ler
Bir abladan bir anaya... Kazanan biz olacağız!
Ümit ve Habip şahsında ON’lara
Buca katliamı 5. yılında
Irkçılığa geçit yok!
Mücadele Postası
 
Tüm yazılar





 
 
Ankara:

Ege Mahallesi’nde yıkıma karşı mahalle halkı eyleme hazırlanıyor


Mamak Belediyesi’ne bağlı Ege Mahallesi’nde 412 ev 22 Eylül’de yıkılacak.

Mamak çöplüğü üzerine kurulu olan mahalleye yerleşim ‘83 yılından sonra yapılmış. ‘73 yılından sonra ise çöp dökümü durdurulmuş. Ankara’ya göç eden insanlar bu bölgeye yerleşmişler. Çöpün üzeri toprakla kapatıldıktan sonra toprak altında biriken metan gazının patlama tehlikesi ‘93 yılında gündeme geliyor. Metan gazı oranının yüksek çıkmasıyla ‘94 yılında mahallelilere ucuz konut sözü veriliyor. Mahalleli kooperatif aidatlarının yükselmesiyle bir bir üyeliklerini alıyor ve 200-300 milyon istimlak bedeliyle evlerini boşaltmayı kabul eden belgeleri imzalıyor.

Bugün ise mahalleli, bu belgeleri imzalayanlar/imzalamayanlar ve başka bir yere taşınabilecek ekonomik gücü olanlar/olmayanlar şeklinde bölünmüş durumda. Çoğu düşük ücretli işçilerden oluşan mahalle halkının yasal yolla yapabileceği bir şey yok. Yasal yolların imzalanan belgelerden dolayı kapalı oluşu mahallelileri çaresiz bırakıyor. Bir ay önce gelen tebligatlarla evlerin, okulların açıldığı, kışın yaklaştığı günlerde boşaltılmasının istenmesi bir başka zorluk alanı. Ekonomik gücü olanlar şimdiden evlerini boşaltmış durumdalar.

Mahalle halkı Eylül’ün 5’inden itibaren ev toplantıları yaparak soruna çözüm bulmaya çalışıyor. Devrimcilerin müdahaledeki yetersizliği ile beraber, reformistlerin sorunun “yasal yoldan çözülebileceği” yönündeki müdahalesinin olumsuz etkisi oldu. Ancak ayın 22’sinde kepçe ve dozerler mahalleye girecek. Yıkıma karşı, eski kömür deposunda kitlesel bir basın açıklaması yapılmış durumda. Ancak somut bir eylem takvimi, yıkımın bir hafta sonra yapılacak olmasına rağmen konmadı. Mahalle halkının öfkesinin ve taleplerinin daha geniş bir çevreye duyurulması için fiili çıkışların yapılması gerekiyor.

Kızıl Bayrak/Ankara

Mamak halkının açıklaması


Basına, kamuoyuna ve tüm halkımıza...

Onbeş yıldır alınterimizin dostluklara dönüştüğü Mamak eski çöplük alanında yaşamakta olan bizler bugün evlerimizin yıkım kararıyla karşı karşıyayız. Onbeş yıldır altyapısının hazırlandığı, çocuklarımızın eğitim gördüğü, vergi verdiğimiz mahalleli bugün gidilecek hiçbir yerin olmadığı evlerinin yıkılacağı 8 Ağustos 2000 tarihinde tebliğ edilen kararla öğrenmiştir ve yıkıma bir hafta kalmıştır.

Hepinizin bildiği gibi bu mahalleye 1973 yılında çöp dökümü durdurulmuş, 1983’ten sonra yerleşilmiş, insanların yaşadığı bir duruma gelmiştir. 1983’te dönemin başbakanı Turgut Özal’ın ses aracından vatandaşa, kolay gelsin 1 değil 2 kat yapın şeklindeki anonsu, aynı zamanda belediyenin alt yapısını da sağladığı bir şekilde yıllardır ikamet edilen bir hale gelmiştir. Mahallemizle ilgili ilk sorun 1993 yılında metan gazı ölçümü ve patlama riski ile gündeme gelmiş, burada oturan vatandaşların güvenliği için girişimlerde bulunulmuştur.
Bütün bu çabaların sonucunda, 1994 yılında mahalle sakinleri adına İmar İskan Bakanlığı’nın dönemin belediyesi ve sorumluları tarafından karşılıksız arsa ve ucuz toplu konut vaadi şu şekilde gelişmiştir:

Vatandaş sözde karşılıksız verileceği söylenen arsayı parayla almak zorunda kalmış, bir kısmı alamamış, bu yetmemiş gibi toplu konut yerine kooperatif kurdurularak, vatandaş ucuz konut hakkını kaybetmiştir. Kooperatif halen tamamlanamamıştır. Kooperatifin aidatlarının 100-200 milyona çıkması bizleri ekonomik olarak aşmış, ödeyemez hale gelerek kooperatiften çıkmak zorunda kalmış durumdayız. Şu an mahallede yaşayan insanların ancak yüzde onu kooperatife girebilecektir. Geri kalan yüzde doksanının gidecek yeri yoktur.

Bizler bütün bu mağduriyetimiz içerisinde Türkiye’de her zaman olan olaylara, yalanlara, menfaatçilere ve onların çıkarlarına mağdur bırakıldık. Bizler Ankara Üniversitesi tarafından bölgede yeni bir ölçümün yapılması için başvuruda bulunduk ve önümüzdeki hafta yeni bir ölçüm yapılacaktır. Burada patlama riski olan gaz ve varolan mağduriyetimiz gözetilerek yeni bir yer talebinde bulunuyoruz. Bizler bu ülkenin vatandaşlarıyız.

Bizler bu ülkenin geleceği için çocuklarımızı okutuyoruz, bizler vergi veriyoruz.

Bizler askere gidiyoruz.

Eğer bize bu ülkede yer yok ise, biz sığınma hakkımızı kullanacağız. Bu da kabul edilmezse, evlerimiz yıkılsa dahi çadırlarımızı kurup bize yer gösterilene kadar burada kalmaya devam edeceğiz. Buradan tüm yetkililere, basına ve tüm halkımıza sesleniyoruz. Bugün bizim sesimize ses verenler yarın umutlarını bizim yüreklerimizde bulacaklardır.








İZELMAN işçilerinden uyarı eylemi


İzmir’de belediyeye bağlı taşeron bir şirket olan İZELMAN’da 14 Nisan 2000 tarihinde Genel-İş 3 No’lu Şube TİS yetkisi almış ve 23 Ağustos’ta işverenle TİS görüşmelerine başlamıştı. Şimdiye kadar altı görüşme yapılmasına rağmen, işveren tarafından sorunun çözümünde ayak diretilmesi üzerine, 16 Eylül Cumartesi günü öğle saatlerinde Konak’taki sendika binasının önünde bilgilendirme maksatlı kitlesel bir basın açıklaması yapıldı.

Yaklaşık 500 İZELMAN işçisinin katıldığı eylemde Genel-İş Sendikası 3 No’lu Şube tarafından işçilerin talepleri dile getirildi. 6 bin işçinin çalıştığı İZELMAN şirketinde işçiler ulaşımdan İZSU’ya kadar birçok farklı iş yapmaktadırlar. Bu eylemin yapılış nedeniyse, İZELMAN işçilerinin 14 aydır zam alamıyor olmalarıydı. Eylemde İZELMAN işçilerinin kararlılığı dikkat çekiyordu. 2 saate yakın süren eylemde en çok atılan sloganlardan bazıları şunlardı: “Direne direne kazanacağız!”, “İZELMAN işçisi yalnız değildir!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”

Ayrıca TÜMTİS de pankart açarak İZELMAN işçilerine destekte bulundu.

Kızıl Bayrak/İzmir





Çukobirlik işçileri direnişlerini sürdürüyor


Çukobirlik'te işçilerin ücretsiz izne gönderilmesinin ardından sendikanın başlattığı oturma eyleminin 8. gününde, Şube başkanı Ali Caymaz’ın genel müdürle görüşme talebinin boşa düşmesi üzerine yaptığı çağrı sonucu, işçilerin bir kısmı arabalara binerek “Çukobirlik kapatılamaz!” yazılı pankartlarıyla E-5 yolu üzerinde yürüyüşe geçtiler ve uzun süre yolu trafiğe kapattılar. Uzun konvoya polis müdahale edince işçiler tekrar işyerine dönerek oturma eylemine devam ettiler. Oturma eylemi süresince işçiler partilerden, sendikalardan, DKÖ'lerden destek gördüler. “Direne direne dayanacağız!”, “Yaşasın sınıf dayanışması!” sloganlarıyla eylemlerine devam ettiler.

20 Eylül itibarıyla işçiler 10'ar kişilik gruplarla 3'er gün süreyle dönüşümlü açlık grevi başlattılar. İşçilere çiçek vererek açlık grevini başlatan Ali Caymaz; “Her geçen gün eylemlerimizi arttırarak devam ettireceğiz. Bu eylemimizden de sonuç alamazsak Ankara’ya yürüyeceğiz” dedi. Açlık grevindeki bir işçi ise; “Açlık grevimiz bir sonuç vermezse ölüm orucuna oturacağız, işimize geri dönene kadar buradan kalkmayacağız, ölmek var dönmek yok!” dedi.

Gelinen yerde saldırıları püskürtmek için eylemleri fiili direniş hattında örmek zorunludur. Çukobirlik işçisi, işverenin “0” zam ve sendikasızlaştırma dayatmalarına karşı direnen grevdeki Exsa işçileriyle, gene özelleştirme kapsamındaki ÇEAŞ işçileriyle birlikte İMF güdümlü saldırılara karşı topyekûn mücadele etmelidir.

Kızıl Bayrak/Adana





Dolmuşçulardan protesto eylemi


Adana Büyükşehir Belediyesi’nin dolmuş güzergahlarıyla ilgili uygulamasına karşı dolmuşçular daha önce yaptıkları iş yavaşlatma eyleminin ardından, Büyükşehir Belediyesi önünde bir basın açıklaması yaparak uygulamayı protesto ettiler. Bu düzenlemeden tüm Adana halkının rahatsız olduğunu, 10 dakikalık yolu 1 saatte gittiklerini, daha iyi çözümler bulunabilmesi için, alt yapının düzeltilmesi gerektiğini ve şu an yürürlükte olan uygulamanın eskisinden daha kötü olduğunu, eski güzergaha tekrar dönülmesini istediler. Dolmuşçular, Barkal dolmuşlarının arka camlarına “Çukobirlik işçisiz, dolmuşçular yolcusuz, esnaf siftahsız” yazılı dövizler asarak Çukobirlik işçisine destek verdiler.

Kızıl Bayrak/Adana