26 Mart 2005
Sayı: 2005/12 (12)


  Kızıl Bayrak'tan
  Yaklaşan 1 Mayıs ve sınıf hareketine
devrimci müdahale
  Newroz eylemlerinin gösterdikleri
  Düzen cephesinde şovenist histeri
  Vatan haini arıyorsanız
aynaya bakın!
  İstanbul’da yerellerde Newroz kutlamaları
  Newroz kutlamalarından
  Kürt halkının Newroz çoşkusu
  İşgalin ikinci yılında protesto eylemleri

  Sermaye çevrelerinden hükümete balans ayarı!

  Mücadele bayrağı
TEKEL işçisinde!
  Ulusal sorun ve Kürt hareketi/7: Ortadoğu’da yeni “uygarlık sentezi”
  Irak tartışmaları ve gerçekler
 Halklar emperyalist saldırganlık ve
savaşı lanetledi
BM emperyalist saldırganların
“güvenliğini” sağlamaya hazırlanıyor
 Filistin; Barış değil toprak gaspı!
 Emperyalistlerin kanlı eli Kırgızistan’da!
 Dünyada yılda 1.2 milyon çocuk alınıp
satılıyor...
17 sendika şubesi Kadırga Kültür
Merkezi’nde toplandı
İܒde soruşturma saldırısı protesto edildi
İzmir; “Demokrasi”yi bayrak edinenler demokratik saygıyı
öğrenmek zorundadırlar!
Bültenlerden...
Irak'lı işçilerin açıklama ve çağrısı: Bütün uygar insanlığa!
  Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın


 

Emperyalistlerin kanlı eli Kırgızistan'da!

Gürcistan'daki “kadife (karşı) devrimi”, Ukrayna'daki “turuncu (karşı) devrimi” girişiminden sonra harekete geçen Kırgızistan'daki “muhalifler” de, “lale (karşı) devrimi” için bastırıyor. 27 Şubat ve 13 Mart'ta yapılan iki turlu genel seçimlerin ardından sonuçlara itiraz eden ve Devlet Başkanı Askar Akayev'in istifasını isteyen “muhalifler” sokaklara indi.

”Muhalefet”in çağrısı ile sokaklara çıkan kalabalığın, Celalabad ve ülkenin ikinci başkenti Oş'ta hükümet binaları ile iki kentteki havaalanının kontrolünü ele geçirdiği, kentlere karayoluyla giriş çıkışları da kontrol altında tuttuğu belirtiliyor. Adı geçen kentlerde esnaf kepenk kapatırken, üniversitelerde öğretime geçici olarak ara verildi. Talas eyaletinin bazı ilçelerindeki hükümet binaları işgal edildi.

Diğer yandan Kırgızistan seçim komisyonu ise seçimlerin geçerli olduğunu duyurdu. Devlet Başkanı Askar Akayev, seçilen parlamentonun meşru olduğunu ve istifa etmeyeceğini açıkladı. Ancak başkent Bişkek'e yürüyeceğini ilan eden “muhalifler”in eylemlerini “darbe girişimi” olarak nitelendiren Akayev yönetimi, yine de “muhalifler”le görüşmek üzere başbakanı görevlendirdi.

Gürcistan ve Ukrayna'da “muhalefet”i destekleyerek batı emperyalistlerinin uşaklarının işbaşına gelmesini sağlayan ABD'li spekülatör George Soros'un Kırgız “muhalefet”i ile de ilişkili olduğu ve muhalefete para desteği sağladığı belirtiliyor.

Kırgızistan'da yaşananların bir yönü, Rusya'nın bölgedeki nüfuzunu geriletmeye yöneliktir. Bu girişim ABD ve Alman emperyalistlerinin ülkeye dönük yakın “ilgileri”nden bağımsız değil elbette.

Kırgızistan'ın dağlık kesiminde kaçırılan on civarında Japon turisti “kurtarmak” için yardıma gelen Amerikan askeri timi geri dönmedi. Şu anda Kırgızistan'da 5 bine yakın ABD askeri bulunuyor. Yine de Akayev yönetimi ABD'nin her isteğini yerine getirmiyor, Rusya ile de yakın ilişki içinde bulunuyor.

Kırgızistan yönetimi ile ABD arasındaki gerginlik, kısa süre önce Akayev'in NATO keşif uçaklarının ülkedeki bir Amerikan üssünde konuşlandırılmasına karşı çıkmasıyla başlamıştı. Yine de ABD emperyalizminin tutumu Gürcistan ve Ukrayna'daki ile tam örtüşmüyor. Zira “muhalefet”i desteklemesine karşın, eylemlerin yasal sınırlar içinde kalması gerektiğini hatırlatıyor. Bu “ihtiyat”lı tutum, muhtemelen Alman emperyalizminin Kırgızistan'daki etkisinden kaynaklanıyor.

Alman emperyalizminin Kırgızistan'la çok yönlü ilişkileri bulunuyor. Bu ülkedeki “sivil toplum” kuruluşları ile Almanya'daki vakıf ve şirketlerin yakın işbirliği içinde olduğu bildiriliyor. Alman hükümeti de hem Bişkek hükümetiyle, hem de ülkedeki hükümet dışı kuruluşlarla yakın ilişki içinde bulunuyor. Kırgız ordusu ile polis örgütünün Alman hükümetinin desteğiyle eğitildiği belirtilirken, önde gelen bazı Alman şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin Kırgızistan devlet başkanı, başbakan ve çeşitli bakanlarla görüşmelerde bulunması dikkat çekiyor.

Tüm bu yakın işbirliğine karşın Kırgızistan'ın elindeki altınları Almanya değil de İsviçre üzerinden dünya pazarına sürmesi iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri germiş bulunuyor. Tabii Kırgızistan'ın, başını Çin'in çektiği “Şanghay İşbirliği Örgütü”nün de üyesi olması, batılı emperyalistleri rahatsız ediyor.

Akayev ile ABD ve Almanya arasındaki gerginliğin yanısıra, AB emperyalistlerinin malların Orta Asya'ya transit geçişi için kurmaya çalıştığı ulaşım yolunun da gelişen olaylar üzerinde etkisi vardır. DaimlerChrysler'e bağlı bir şirket tarafından koordine edilen bu yolun işlerlik kazanması halinde nakliye giderlerinde hava yoluna göre yüzde 60'lık bir tasarruf sağlanabilecek. Bulgaristan'ın Karadeniz'deki limanlarından deniz yoluyla Kafkasya ve Hazar denizi üzerinden geçecek olan ulaşım araçlarının, Avrupa mallarını Çin'e kadar kesintisiz ulaştırması hedefleniyor.

Bu ve benzer etkenlerden dolayı emperyalistler Bişkek'te bir yönetim değişikliğini dayatmaya başladılar. Tabii bu dayatmaların karşılık bulabilmesi için baştaki çürümüş yönetimin kitlelerin azımsanmayacak bir kesimin gözünden düşmüş olması da gerekiyor. Hem Gürcistan, hem de Ukrayna'da durum böyleydi. Şimdi de Kırgızistan'da benzer bir durum sözkonusu. Zira kitleleri harekete geçirebilecek iç zayıflıklar olmasaydı, emperyalist haydut takımının kirli oyunları pek bir işe yaramazdı.

Tıpkı Gürcistan ve Ukrayna'da olduğu gibi, Kırgızistan'da da halk iki gerici güç arasında figüran konumuna düşürülüyor. Brecht'in deyimiyle, “dövüşmeyen kendi davası için/dövüşür başkasının davası uğruna.” Bu durum, kendi davasını savunacak bağımsız bir örgütlülükten yoksun olan halkların gerici güç odaklarının peşinde sürüklenme dramından kurtulamayacağının çarpıcı güncel örneklerinden biridir.

----------------------------------------------------------------------------------------

Brüksel'de 60 bin işçi ve emekçi yürüdü

Son yıllarda ardı arkası kesilmeyen hak gasplarına karşı Avrupa Sendikalar Birliği (EVV) tarafından bir süre önce alınan kararla sosyal saldırı paketleri protesto edildi. İki ayı aşkın bir süredir Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde 19 Mart günü Brüksel'de yapılan yürüyüş ile ilgili materyaller çıkarıldı, eyleme daha fazla işçi katabilmek için çağrılar yapıldı.

Bu eylem sosyal hak gasplarına karşı Avrupa çapında ilk ortak kıta eylemi olması nedeniyle önemli. Bugüne kadar Avrupa ülkelerinde gündeme gelen sosyal saldırı paketleri birbirinin benzeri, çünkü saldırı tek merkezden yönetiliyor. Bu saldırılara karşı işçi ve emekçilerin de tek cephe halinde harekete geçmesi gerekiyor. Son protesto eylemi çıkarılacak Avrupa Anayasası'nı ve bir hafta sonra Avrupa Parlementosu'nda sosyal saldırılarla ilgili yapılacak yeni düzenlemeleri de hedef alıyordu ve tarihi ona göre saptanmıştı.

Eylem saat 11.00 civarında başladı. Eylem alanı öfke ve coşku doluydu. Çeşitli ülkelerin sendikaları dayanışma mesajları göndermişlerdi. Birçok ülkeden temsilciler konuşmalar yaptılar. Konuşmalar iki tema üzerinde yoğunlaşıyordu. Sosyal saldırılar ve savaş... Her konuşmacı savaş için tek bir sentimiz yoktur, daha fazla sosyal hak için mücadele çağrıları yaptılar. En coşkulu konuşmayı Romanya ve Slovakya temsilcileri yaptı. Bu iki temsilci konuştuklarında alanda öfke ve coşku doruğa çıktı. Saat 14.00'de yürüyüşe geçildi. Belçika, ABVV ve ACV (Hollanda), Almanya DGB ve IG-Metal, Hollanda FNV en kalabalık kortejleri oluşturuyordu. Diğer Avrupa ülkelerinden katılan işçi ve emekçiler de coşkulu bir hava estiriyorlardı. Bir kıta eylemi olması anlamında eylem heyecan ve güven veriyordu. Eyleme birçok politik parti ve örgüt destek verdi.

Bir-Kar/Holland

----------------------------------------------------------------------------------------

Münih'te paralı eğitime karşı protesto yürüyüşü...

“Herkese eşit, parasız eğitim!”

Almanya'da yüksek öğrenimin paralı hale getirilmesi saldırısına karşı tepkiler tatile rağmen dinmiyor. Onbinlerce öğrencinin okullardan kaydının silinmesine yolaçan saldırıya karşı bir tepki de Münihli öğrencilerden geldi. Münih'te 5 bini aşkın üniversite ve lise öğrencisi ücretsiz eğitim ve fırsat eşitliği için yürüyüş gerçekleştirdi. Öğrenciler Bavyera eyalet hükümetinin 2005 yılı kış döneminden itibaren uygulamaya sokacağı 500 Euro tutarındaki har(a)ç planını protesto ettiler.

Eyalet başkenti Münih'te gerçekleştirilen gösteriyi öğrenci birliği AstA organize etti. Yürüyüşe Münih Üniversitesi öğrencileri dışında Augsburg, Regensburg ve Nürnberg gibi çevre illerden öğrenciler de katıldı. Türkiyeli öğrencilerin de katıldığı yürüyüşte “Eğitim hırsızı Edmund Stoiber!”, “Herkese eşit, parasız eğitim!” sloganları atıldı, “Hoşçakal eğitim!”, “Eğitim lüks değil, haktır!” yazılı pankartlar taşındı.

Nürnberg/BİR-KAR