26 Mart 2005
Sayı: 2005/12 (12)


  Kızıl Bayrak'tan
  Yaklaşan 1 Mayıs ve sınıf hareketine
devrimci müdahale
  Newroz eylemlerinin gösterdikleri
  Düzen cephesinde şovenist histeri
  Vatan haini arıyorsanız
aynaya bakın!
  İstanbul’da yerellerde Newroz kutlamaları
  Newroz kutlamalarından
  Kürt halkının Newroz çoşkusu
  İşgalin ikinci yılında protesto eylemleri

  Sermaye çevrelerinden hükümete balans ayarı!

  Mücadele bayrağı
TEKEL işçisinde!
  Ulusal sorun ve Kürt hareketi/7: Ortadoğu’da yeni “uygarlık sentezi”
  Irak tartışmaları ve gerçekler
 Halklar emperyalist saldırganlık ve
savaşı lanetledi
BM emperyalist saldırganların
“güvenliğini” sağlamaya hazırlanıyor
 Filistin; Barış değil toprak gaspı!
 Emperyalistlerin kanlı eli Kırgızistan’da!
 Dünyada yılda 1.2 milyon çocuk alınıp
satılıyor...
17 sendika şubesi Kadırga Kültür
Merkezi’nde toplandı
İܒde soruşturma saldırısı protesto edildi
İzmir; “Demokrasi”yi bayrak edinenler demokratik saygıyı
öğrenmek zorundadırlar!
Bültenlerden...
Irak'lı işçilerin açıklama ve çağrısı: Bütün uygar insanlığa!
  Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın


 

Yaklaşan 1 Mayıs ve sınıf hareketine devrimci müdahale

Sınıf hareketinin mevcut durumu ve düzeyi

Milyonlarca işçi ve emekçiyi kölece çalışmaya ve sefalet içinde yaşamaya mahkum eden saldırı paketleri peşpeşe uygulamaya sokulurken, sermayenin bu çok yönlü saldırılarına karşı sınıf hareketinin henüz anlamlı bir yanıt veremediği bir süreçten geçiyoruz. Saldırıların kapsamı ve yolaçtığı kayıplar ile ortaya konulan mücadele düzeyi arasında ciddi bir mesafe sözkonusu. Özellikle 1995 yılından bu yana işçi sınıfının, başta grev olmak üzere, eylem kapasitesinde çok ciddi bir gerileme içinde olduğu görülmektedir. Son 10 yılda greve çıkan işçi sayısının toplamı, tek başına 1995 yılındakinin (195 bin) bile gerisinde kalmaktadır. Son iki yılın verileri ise, dip noktasını işaret etmektedir; 2003'te grev sayısı 23, greve çıkan işçi sayısı 1535; 2004'te ise grev sayısı 30, greve çıkan işçi sayısı 3557'dir.

Sınıf hareketinin bugünkü geri tablosu üzerinde rol oynayan pek çok etkenden bahsedilebilir. Sendika bürokrasisinin sonu gelmeyen ihanetleri, sınıfın önemli bir kesiminin herhangi bir örgütlülükten yoksun olması, sınıfın halihazırdaki bilinç düzeyi vb. daha birçok neden sayılabilir. Hepsi birarada, işçi sınıfı üzerinde kötürümleştirici etkiler bırakmaktadır. Ve öte yandan tüm bunlar, devrimci bir siyasal sınıf hareketinin geliştirilmesi yakıcı ihtiyacına işaret etmekte, bunun çözücü halkası durumundaki devrimci önderlik sorununu karşımıza çıkarmaktadır. Soruna devrimci politik kaygı ve amaçlar çerçevesinde bakanların, saldırılara karşı geliştirilen sınıf tepkisinin zayıflığından çıkaracakları temel önemde sonuç bundan başka bir şey olamaz.

Sınıfa güçlü bir siyasal müdahale ihtiyacı!

Sınıfa güçlü bir devrimci siyasal müdahale ihtiyacı, bugün her zamankinden daha kritik bir önem taşımaktadır. Bugün işçi sınıfının yalnızca sınırlı bir kesimi mevcut saldırıların gerçekte ne anlama geldiği konusunda açık bir fikre sahiptir. Geriye kalan ezici bir çoğunluk ise ancak sonuçları üzerinden, fiili uygulamalara geçildikten sonra bu saldırıların farkına varabilmektedir.

Öte yandan saldırı kapıya dayandığında harekete geçen kesimler de dahil olmak üzere sınıfın önemli bir kesimi, mevcut AB, İMF patentli sermaye programlarının (özelleştirmeler, SSK'nın tasfiyesi vb.) engellenemeyeceği, bu programların kaçınılmaz olarak uygulanacağı gerici propagandasının etkisi altındadırlar. Karşılarında bir alternatif görememeleri ile birarada bu durum, emekçi yığınlar üzerinde kötürümleştirici, yıldırıcı etkiler bırakmakta ve bugünkü geri sınıf hareketi tablosunu beslemektedir. Sendika bürokrasisi, hem bu gerici rüzgarlara kuvvet vererek hem de bu geri atmosferden güç alarak, sonuçta uzlaşma ve teslimiyet politikasını pervasızca sınıfa dayatabilmektedir. Bu hainler uzun bir süredir “bugünkü koşullarda en iyisini yaptık” sözleriyle ihanetlerini mazur göstermeye çalışmaktadırlar.

Kuşkusuz, estirilen bu gerici rüzgara rağmen işçi sınıfının bazı kesimleri, zaman zaman mücadele kararlılığıyla öne çıkmaktan geri kalmamaktadır. Fakat yazık ki, ilk ortaya çıktıkları anda belli bir heyecan ve sempati uyandıran bu tekil ve mevzi direnişler, arkalarına gerekli sınıf desteğini alamadıkları ve önlerine çıkan gerici barikatları aşıp çoğunlukla bir adım öteye taşınamadan sonuçlandıkları ölçüde, beklenen etkiyi yaratamamaktadırlar.

Tüm bu olumsuzluklara karşın, sermayenin saldırıları altan alta biriken sınıf tepkilerine yolaçmakta, işçi ve emekçi yığınlar uygun kanallar bulduğunda bu tepkileri açığa da vurmaktadırlar. Hem SEKA işçilerinin kendi öz güçlerine dayalı direnişi, hem de bu direnişin sınıfın ezici bir kesimi üzerinde yarattığı sempati, açığa çıkardığı dayanışma isteği ve pratiği, en kötürüm durumda bile sınıf hareketinde mücadele dinamiklerinin son derece güçlü olduğunun kanıtıdır. Başka türlü olmasına da olanak yok. Dün olduğu gibi bugün de asıl mesele gerçekten de bu dinamikleri harekete geçirmeyi başarabilmektir.

Yukarıda özet olarak sunmaya çalıştığımız sınıf hareketinin mevcut durum ve düzeyi, siyasal müdahalede yüklenilmesi gereken kritik halkaları, dikkatlerin yoğunlaştırılması gereken noktaları da kendiliğinden ortaya çıkarmaktadır. 1 Mayıs vesilesiyle yürüteceğimiz toplam çalışmaya ışık tutması bakımından bundan böyle belli başlıklar altında bu konuları parça parça ele almaya çalışacağız.

Sınıf hareketine müdahalenin bir olanağı olarak sınıfın birleşik, kitlesel ve devrimci 1 Mayıs'ını örgütleme görevi

Önce en temel ihtiyaca ve bu kritik ihtiyacı giderecek müdahale halkasına bir kez daha işaret edelim. İşçi sınıfı ve emekçi yığınların, sermayenin karşısına birleşik bir güç, militan, yaygın eylemler ve bir mücadele kararlılığıyla çıkmayı başarması, devrimci önderlik ihtiyacının karşılanmasına bağlıdır. Bu görevin güncel plandaki anlamı ve karşılığı, sınıfa güçlü bir devrimci siyasal müdahaledir.

Bu tablo karşısında yaklaşan 1 Mayıs'ın önümüze koyduğu en temel görev, herşeyden önce sınıf üzerinde tahribatlara yolaçan gerici ideolojik kuşatmaya karşı etkili ve yaygın bir devrimci propaganda ve ajitasyon çalışması yürütmek, böylece bu havayı dağıtmaktır. Öteden beri işin bu cephesinde hem içerik hem de kapsam yönüyle çok ciddi bir boşluk olduğunu, son yıllarda ise bu boşluğun daha da büyüdüğünü bu vesileyle bir kez daha belirtelim. Sınıf devrimcileri, her çalışmayı bir adım daha ileri taşıyarak bu boşluğu kapatma azmiyle hareket edeceklerdir.

Bugün bu görevin temel gereklerinden ilki, içi boşaltılan 1 Mayıs'ın tarihsel mirasını kararlı biçimde savunmak ve karartılmaya çalışılan devrimci sınıf içeriğine aynı kararlılıkla sahip çıkmaktır. Devrimci inisiyatifle öne çıkmanın gereklerinden bir ikincisi ise, “kaçınılmaz ve alternatifsiz” olarak sunulan sosyal yıkım saldırılarının püskürtülebileceğini ve püskürtülmesi gerektiğini, etkili bir biçimde işçi ve emekçi kitlelere anlatabilmektir.

Bağımsız devrimci inisiyatifin önemi!

Devrimci inisiyatif ve sorumluluk paydası altındaki görev ve sorumlulukların ne ölçüde sahiplenildiği burada kritik bir önem taşımaktadır. Geçen yılın 1 Mayıs'ı ile bu yılın 6 Mart Beyazıt eylemi de göstermektedir ki, işçi sınıfı ve emekçi yığınlar, fiili bir mücadele hattında birleşip daha ileriden mücadeleye atılacaklarsa, bu yolda bir özgüven kazanacaklarsa, bunu, içi boş eylemlerle günün görevlerini savuşturan sendika bürokrasisinin, reformist ve liberal solun düzen içi çizgisinde değil, fakat devrimci güçler ve devrimci mücadele çizgisiyle buluşarak başarabileceklerdir. Farklı eğilimleri içinde barından devrimci sol güçler, reformist solun basıncından kurtulup bağımsız kitle çalışmasını etkili ve yaygın bir tarzda ne ölçüde yürütmeyi başarırlarsa, devrimci bir temelde emekçi yığınlarla buluşmak da o ölçüde kolaylaşacaktır.

Mevcut durum, önceki yıllara oranla bu yıl daha bir açıklık kazanmış, en azından devrimci inisiyatif planında yaşanan atalet kırılmış bulunmaktadır. 1 Mayıs'ı anlam ve içeriğinden uzak kutlamalara konu eden sendikal bürokrasiye ve liberal çevrelere karşı bu yıl daha örgütlü ve daha güçlü bir çalışma yürütmek için tartışmalar erken bir evrede başlatılmış, devrimci güçlerle ortak hareket etme konusunda belli imkanlar şimdiden yakalanmış bulunuyor. İleriki günlerde bu girişimler daha net sonuçlara kavuşacaktır.

Sınıfsal anlam ve içeriğine yaraşır güçlü bir 1 Mayıs çalışması

Devrimci 1 Mayıs için devrimci inisiyatif planında katedilen bu mesafe anlamlı olmakla birlikte, kendi başına devrimci bir 1 Mayıs'ı kazanmanın güvencesi olarak da görülemez henüz. Belirleyici olan bu inisiyatifin hangi sınıf zemininde ve hangi çizgide gerçekleştirildiğidir. Devrimci bir 1 Mayıs, herşeyden önce 1 Mayıs'a tarihsel ve uluslararası anlamını veren “birlik, mücadele ve dayanışma” şiarıyla işçi sınıfının alanlara çıkıp bugüne damgasını vurduğu; sermaye iktidarına meydan okuduğu, kurtuluş mücadelesi yolunda bu günü bir kazanıma dönüştürüp, birliğini, mücadelesini ve sınıf dayanışmasını uluslararası planda pekiştirdiği bir 1 Mayıs'tır. Hedefimiz bu düzeydeki bir 1 Mayıs'tır. Bunun dışındaki her 1 Mayıs, sınıfa da 1 Mayıs'a rengini veren sosyalizmin mirasına da yabancılaşmanın ifadesi olarak görülmek durumundadır.

Kuşkusuz bu düzey ve nitelikte bir 1 Mayıs, ancak ve ancak devrimci bir temelde gelişen siyasallaşmış bir sınıf hareketiyle kazanılabilir. Pratik planda sınıf hareketinin bugünkü mevcut düzeyi ile böyle bir sınıfsal düzey ve nitelik arasında çok ciddi bir mesafe olduğuna kuşku yok. Bu son derece anlaşılır bir durum. Böyle bir sınıf hareketi gökten zembille inmeyeceğine ya da bu sorun başka şeyleri ikame etme yoluyla çözülemeyeceğine göre, geriye tek bir yol kalmaktadır. Israrla ve inatla işçi ve emekçi kitlelerine gitmek, her vesileyle etkili ve yaygın bir sınıf çalışması örgütlemeyi başarabilmektir. Başka bir ifadeyle, sınıfın devrimci önderlik ihtiyacını karşılamayı başarabilmektir. Bu en temel ve yakıcı ihtiyacı karşılanan bir sınıf hareketi ise, yalnızca 1 Mayıslar'ı kazanmakla kalmayacak, devrimci sınıf iktidarı mücadelesine yönelmeyi de başaracaktır.

Sınıf devrimcileri, bu kararlılıkla 1 Mayıs'a hazırlanıyorlar. Bu kararlılıkla yürütecekleri çalışmayla sınıfı kazanacaklardır.