15 Ocak 2005
Sayı: 2005/03(03)


  Kızıl Bayrak'tan
  CHP operasyonu ve yansımaları
  Sağlıkta özelleştirmenin ilk adımı atıldı
  İlaç üretiminde "veri imtiyazı" geliyor
  Afet bölgesine yardım sahtekarlığı
  Düzenin her kurumundan pis kokular yükseliyor
  İÜ'de iki kutup, iki farklı seçim
  Beytepe'de faşizme geçit yok!
  Sermayenin yeniden yapılanması ve "emeğin Avrupası"
  Fethullah Hoca'ya kulak verin!
  "İnsanlık için Küresel Kadın Şartı..."
  Sağlıkta tasarruf ölüm demektir
  Güvencesiz Çalışmaya Geleceksiz Yaşamaya Hayır Kampanyası
  Bilinç katliamının derinleştirilmesi
  Filistin; bölge barışı ve Mahmut Abbas
  Kirli savaş taktikleri işgalcileri kurtaramaz
  Kanlı pastadan beslenen leş kargaları
  Felaketin sorumluları bölgeye askeri yığınak yapıyor
  Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht anıldı
  I. Ekim Gençliği kampı
  İLGP kampanyası
  Bültenlerden
  Düzenin yoz kültürü ve "Kurtlar Vadisi"
  Bir damlacık hayatlar...
  2005'te imparatorluk .
  Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Irak'ta Bataklık içinde çırpınan emperyalist ordular, ‘ölüm mangaları'yla yeni bir çıkış arayışına girdi...

Kirli savaş taktikleri de
işgalci zorbaları kurtaramayacak!

İşgal ordularının haftalar boyunca Felluce'yi bombalaması sonucunda kentin harabeye çevrildiği bilinen bir durumdu. Ancak canlı tanıkların anlatımı, yıkımın tahmin edilende de öte olduğunu gösteriyor. Felluce'ye iki TIR dolusu yardım malzemesi götüren İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) Genel Sekreteri Recep Tuncer, Felluce'deki görüntü ile dünya kamuoyuna aktarılan bilgilerin tamamen çeliştiğini, Felluce'de hayat olmadığını ve şehrin tamamen yaşanamaz halde olduğunu söyledi.
ABD askerlerinin saldırıları sonrasında şehrin tamamen oturulamaz hale geldiğini belirten Tuncer, şehir içerisindeki bütün binaların yerle bir edildiğini söyledi. Dünya kamuoyunun ‘Felluce'ye giriş-çıkış serbest ve insanlar evlerine girip yaşabiliyorlar' şeklindeki haberlerin gerçek dışı olduğunu belirten Tuncer, şehrin giriş ve çıkışlarının Amerikan askerleri tarafından kontrol edildiğini söyledi.

İşgal orduları sıkıştıkça saldırganlaşıyorlar

Bu vahşi saldırılar direnişi kırmak bir yana, daha da güçlenmesine katkıda bulundu. Musul kentinin direnişin önemli merkezlerinden biri haline gelmesi, işgal ordularını çileden çıkardı. Musul'a saldırı hazırlıklarını yoğunlaştıran Amerikan işgal ordusu, Kürt yönetimi altında olan Erbil'i bombaladı. Bir öğrenci yurdunun hedef alındığı ve dört kişinin yaralandığı saldırının, emperyalist işgalin başından bu yana Erbil'e yönelik ilk Amerikan saldırısı olduğu belirtildi. Binalarda arama yapan, ancak kimseyi bulamayan Amerikan askerleri, çevreyi rastgele taradılar. Daha sonra da Selahaddin Üniversitesi'nin yatakhanesine uçaklarla saldırarak yangına sebep oldular.
Emperyalist işgalcilerle işbirliği yapan Kürt yönetimi saldırıyı kınadı.
Yine Kürt yönetimi altında olan Musul kentinin güneydoğusunda yeralan Ayta Köyü'ndeki bir eve, geceyarısı Amerikan güçlerince hava saldırısı düzenlendi. Görgü tanıkları patlamanın meydana geldiği evin enkaz yığını haline geldiğini belirttiler. Patlamada 14 sivil öldü 5 beş kişi de yaralandı.
Bu ve benzer saldırılar, küstah işgalcilerin gittikçe derinleşen bir acz içinde olduklarının önemli göstergelerindendir. İngiliz Independent gazetesinin Bağdat muhabiri de direnişin yaygınlığı nedeniyle Amerikan askerlerinin sürekli bir korkuyla yaşadıklarına dikkat çekiyor. Ölüm korkusunun vardığı boyut, ‘Iraklılar'ın kalbini kazanmaya çalışan' işgal ordularının katliamcı kimliğini kamufle etmekten de aciz olduğunun kanıtıdır.

İşgal ordularının kayıpları artıyor

Hem emperyalist orduların, hem de onlarla işbirliği yapan Iraklılar'ın verdiği kayıplar, son günlerde doruğa çıktı. Ölen işgalci asker sayısının bir günde ona yaklaştığı oluyor. Kukla ordu ve polis gücünde yeralan işbirlikçiler ise günlük onlarca kayıp veriyorlar. İşgal orduları yetkilileri, kukla Irak ordusu ve polis gücünün oluşturulmasında da başarısız olduklarını kabul ederek, asker kayıplarının önüne geçmek için yeni arayışlara girdiler. Beyaz Saray'daki savaş kundakçıları da, Iraklı kukla asker ve polis güçlerinin uzun süredir görev yapmalarına rağmen direnişçilerin giderek güçlendiğine dikkat çekerek, ordu kurmak için harcanan çabaların boşa gittiğini itiraf ettiler.
Savaş çetesi, bu arayışa bağlı olarak askeri stratejisini gözden geçirmek ve durum değerlendirmesi yapmak üzere bölgeye emekli Orgeneral Gary E. Luck'ı gönderme kararı aldı. ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld haydudu Luck'tan tüm operasyon bölgelerini inceleyerek, zayıf noktaları tespit etmesi ve birkaç hafta içinde bir rapor sunmasını istedi.
New York Times gazetesinin yazdığına göre Kongre üyeleri ve askeri uzmanlar, Orgeneral Luck gibi üst düzey bir danışmanın apar-topar Irak'a gönderilmesinin, Pentagon yetkilileri ve Amerikalı komutanların, Irak'taki işgalin gidişatı ve sonuçları konusundaki derin endişelerini ortaya koyduğunu belirttiler.

Iraklı devşirmeleri öne sürme hazırlığı

Beyaz Saray ve Pentagon'da da sorunu tartışan savaş çetesi ile asker ve sivil akıl hocaları, çözüm bulmak için kafa yoruyorlar. Bir kısmı, işgalci asker sayısını arttırmanın gerekli olduğunu savunuyor. Örneğin üst düzey bir askeri yetkili, Irak'ta 30 bin civarında asker arttırımının gerekli göründüğünü ancak, bunun ABD'ye yılda 3 milyar dolar daha ek maliyet çıkaracağını söylüyor.
Bir diğer kesim ise, Amerikalı askerlerin yakın denetimine alınan Iraklı devşirmeleri öne sürmeyi öneriyor. Bu yöntemin, hem işgal ordularının kayıplarını azaltacağı, -çünkü işbirlikçi askerlerin ölümü kayıp sayılmıyor- hem de maliyeti nispeten düşüreceği hesaplanıyor. Bu arada ABD ordusunun üst düzey generallerinden biri, Afganistan ve Irak işgallerinde önemli görevler alan yedek kuvvetlerin bu ağırlık altında ‘çökmekte olduğu' uyarısında bulundu. Bu uyarı, devşirme askerlerin öne sürülmesinin bir diğer önemli nedenidir.
Önerilen yeni plana göre önümüzdeki süreçte yapılması düşünülen değişikliklerden birisi, ABD askerlerinin Irak askeri birlikleri içine yerleştirilmeleri. Buna göre, Irak askerleri çatışmaya girdiğinde ABD'liler geride durarak destek verecekler. Bu plan bir süredir sınırlı olarak uygulanmakta. Çok sayıda Amerikan askeri zaten Irak birliklerinin içine yerleştirilmiş durumda, ancak yeni öneri bu sayının arttırılmasını içeriyor.

‘Ölüm mangaları' bu kez Irak'ta!

Irak'ta direnişi kıramayan emperyalist orduların üzerinde durduğu bir diğer nokta ise, Iraklı devşirmelerden oluşan ‘özel timler' kurmak. Amerikan Newsweek dergisi, Sünni direnişçileri ve destekçilerini hedef alacak Iraklı timler yetiştirmek üzere Amerikan Özel Kuvvet elemanlarının da bölgeye gönderilmesinin planlandığını yazdı. Haberde, vurucu timlerin özellikle Kürt peşmergeler ve Şii milislerden seçileceği vurgulanıyor.
İngiltere'de yayımlanan Times gazetesi de aynı konuya yer verdi. Gazetede çıkan Washington mahreçli bir haberde, ABD Savunma Bakanlığı'nın Iraklı direnişçilere karşı, El Salvador'da solcu gerillalara karşı oluşturulanlara benzer ölüm mangaları kurma planları üzerinde çalıştığı bildirildi. Habere göre, bu ölüm mangaları Kürt ve Şii savaşçılardan oluşacak ve ayaklanmanın liderlerini bulup yoketmekle görevli olacaklar. Direnişçilere karşı yerel vurucu timlerle savaşacak olan ölüm mangaları, Suriye sınırını aşan saldırılar da gerçekleştirecekler. Savaş kundakçıları bu taktiği ‘Salvador seçeneği' olarak niteliyor. Yani ABD Özel Kuvvetleri liderliğinde kurulacak timler; adam kaçırma ve suikastlar, işkence ve her türlü kanlı yöntemle direnişi bastırmaya çalışacak.
Bu seçeneğin Irak'taki en büyük destekçisi, kendisi de aşağılık bir katil olan Amerikan ajanı Allavi'dir. Felluce bombardımanını alkışlayan bu soysuz uşak, bir polis karakolundaki yedi tutsağı bizzat kendi eliyle infaz etmişti.
ABD emperyalizminin El Salvador'da yaptıkları biliniyor. El Salvador'daki devrimci güçlere karşı, ‘Salvador milliyetçileri'nden oluşan ölüm mangaları kurmuş, bunlara eğitim ve silah sağlamıştı. Ölüm mangaları, birkaç yıl içinde çoğunluğu köylü olmak üzere binlerce insanı katletmişti.
Birkaç aydan beri kalabalık bir ekiple Irak'ta görev yapan ABD Büyükelçisi John Negroponte, 1980'lerde de ABD'nin Honduras büyükelçisiydi. O dönem ölüm mangalarının eğitimi, El Salvador'a komşu olan Honduras'ta gerçekleştirilmişti ve silahlı çeteler, bu ülkede gizli askeri üsler kurarak, saldırıları buradan yürütmüşlerdi. ‘Ölüm mangaları'nın sevk, idare, lojistik destek ve taktik belirleme merkezi ABD'nin Honduras büyükelçiliğiydi, başında da Negroponte vardı. Negroponte'nin aylar önce Irak'a atanması, bu planın çok da yeni olmadığını gösteriyor.
Irak halkları direndiği sürece -ki direniş günden güne güçleniyor-, ne ölüm mangaları, ne de Iraklı devşirmeler işgal ordularını içine saplandıkları batakta boğulmaktan kurtaramayacaktır.