9Ağustos '03
Sayı: 31 (121)


  Kızıl Bayrak'tan
  Sahte iyimserlik bombardımanıyla sersemletilmeden kitleleri mücadele ateşiyle buluşturmalıyız!
  İMF kredisi, Irak'ta jandarmalığın bedeli
  Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilatı Kanunu yasalaştı...
  Toplu görüşmeyi toplusözleşmeye çevirmek için tabanda örgütlenelim!
  İşçi eylemlerinden...
  Sınıfa öncü müdahalenin zorunluluğu ve artan olanakları
  İMF'ye köle, ABD emperyalizmine jandarma olmayacağız...
  Ekim Gençliği'nden...
  GATS: Emekçilerin kafasına dayalı namlu!
  Ey Türk basınının satılmış uşak kalemleri...
  Ankara'dan destek yerine Amerikancı telkin...
  Amerikan barışına giden yol (haritası) tıkanmaya başladı bile
  Liberya: Emperyalist yağma talanın sonuçları
  Kürt halkı çifte kıskaç altında!
  Pişmanlık Yasası'nda ısrar etmenin anlamı...
  TC, ABD, İmralı Partisi KADEK ve devrimci yurtsever tutum...
  Zorunlu bir açıklama...
  ABD asker istiyor
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
ABD-İsrail komplosuna alet olan Filistin burjuvazisinin direnişi boğma çabaları sonuçsuz kalmaya mahkum...

Amerikan barışına giden yol (haritası)
tıkanmaya başladı bile

Bush yönetimi, Ortadoğu’yu ABD çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemenin önemli adımlarından biri olan “yol haritası”nın uygulanması için yoğun çaba harcıyor. Kasap Şaron başkanlığındaki İsrail hükümetinin kimi uygulamalarını dahi eleştiren (Amerika’nın pek tercih ettiği bir şey değil İsrail’i eleştirmek) ABD, süreci yakından izleyerek işleri yoluna koyma telaşında. Buna karşın henüz istediği başarıya ulaşmaktan uzaktır. Özellikle Beyaz Saray’daki savaş çetesinin özel himayesi altında bulunan Şaron hükümetinin, saldırgan icraatları günden güne işi “yokuşa sürüyor”. Zira siyonistler, “yol haritası”nda öngörülen kırıntı kabilinden hakları bile Filistin halkına fazla görüyorlar.

Siyonist politikalar aynen devam ediyor

Yaser Arafat, Mahmut Abbas ile bazı Filistinli bakanlar Ramallah’ta biraraya geldi. Toplantıda tartışılan dört temel konu şöyle sıralanıyor: “İsrail’in Filistinli mahkumları serbest bırakmaması. Yahudi yerleşimleri kurmaya devam etmesi. İsrail ordusunun Filistin yerleşim bölgelerinden çekilmemesi. Duvar yapımına devam etmesi”.

Görüldüğü gibi “yol haritası”yla Filistin halkına çözüleceği vaadedilen tüm sorunlar yerli yerinde duruyor. Umudunu Amerikan barışına bağlayan Arafat-Abbas ekibi, İsrail’in hiçbir ciddi adım atmadığını tespit ediyor. Bunun üzerine Mahmut Abbas, Şaron’la yapacağı görüşmeyi iptal etti. Filistin hükümeti, son çareyi dörtlerin (ABD, AB, BM, Rusya) biraraya gelip sürece müdahale etmesini talep etmekte görüyor.

Şaron hükümeti ise bir kısım göstermelik adımlar atarak (cezalarını doldurmak üzere olan ya da adli mahkumlardan oluşan 350 kişinin serbest bırakılmaya başlanması gibi) görüntüyü kurtarmayı tercih ederken, siyonist icraatlara devam ediyor. İsrail ordusunun son günlerdeki saldırıları, ortada kayda değer bir değişiklik olmadığını göstermeye yeter. Batı Şeria’nın Eriha kasabasına giren İsrail ordusu, bölgede sokağa çıkma yasağı ilan ederek Filistin halkı üzerinde terör estirmeye devam ediyor. İsrail, 600 km’lik “güvenlik duvarı”nın 145 km’lik kısmının inşasını bitirdi. Duvar inşaatını protesto eden Filistinli, İsrailli, batılı ülkelerden gelen Uluslararası Dayanışma Hareketi üyeleri İsrail ordusunun saldırısına uğruyor, bir kısmı gözaltına alınıyor. Kalkilya’da yapılan son eyleme gaz bombaları, plastik mermiler ile saldıran siyonistler 47 kişiyi g&oum;zaltına aldı.

Filistin topraklarını parçalayan duvar inşaatı, “yol haritası”na göre yıkılması gereken Yahudi yerleşimlerini içine alacak şekilde inşa ediliyor. Bu da İsrail’in söz konusu yerleşimleri yıkmaya niyetli olmadığının yeni bir göstergesi. Şaron hükümeti, Filistin’i küçücük gettolara dönüştüren duvarla, işgal politikasında en ufak bir değişiklik yapmadan icraatlarına devam ediyor. İsrail zindanlarındaki baskıları protesto eden Filistinli tutsaklar, Aşkelon kentindeki Şikma cezaevinde ayaklandı vb.

Filistin direnişine saldırı

Abbas kabinesi, İsrail’in, “yol haritası”nda çizilen çerçeveye uymadığı tespitini yaptığı günlerde, ABD-İsrail’in bilgisi dahilinde Filistinli gerillalara karşı saldırıya geçti. Arafat’ın karargahında kalan 20 El Aksa Şehitleri Tugayı gerillası, Filistin güvenlik birimleri tarafından buraya düzenlenen bir baskınla tutuklandı. Eriha cezaevine götürülen gerillaların tutuklanma gerekçesi, İsrail tarafından aranıyor olmaları. Filistin direnişini hedef alan bu saldırı ile ABD nezdinde rüştünü ispatlamaya çalışan Abbas-Dahlan ekibinin, içine düştüğü utanç verici durum bir kez daha gözler önüne serildi.

Saldırıya sert tepki veren El Aksa Şehitleri Tugayı, bir süre önce İsrail’e karşı ilan edilen ateşkesin son bulduğunu ilan etti. Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Her yerde saldırıların, özellikle intihar saldırılarının başlaması için emir verdik” denildi. Batı Şeria’daki Eriha kentindeki cezaevine gönderilen tutuklular, açlık grevine başladı. Bu arada İsrail zindanlarında tutulan 1100 mahkum da, topluca salıverilmek talebi ve cezaevi koşullarını protesto emek için açlık grevine başladı.

Hamas tarafından yapılan açıklamada ise, örgütün tüm güçlerine savaşa hazır olma çağrısı yapıldı. Bu çağrı ile Hamas, ateşkes sürecini sona erdirebilecekleri mesajını verdi. Yine Hamas’ın çağrısıyla toplanan 15 bin Filistinli, Batı Şeria’nın Nablus kentinde “güvenlik” duvarı inşaatını proteste ederek, açlık grevindeki tutsaklara destek verdiler. “Tuğla tuğla, duvar duvar bu işgal yıkılacak!” sloganı atan Filistinliler, işgal sona erene kadar direnişin devam edeceğini bir kez daha ortaya koyarken, İsrail askerleri gaz bombaları, plastik mermilerle göstericilere saldırdı.

Direnişi tasfiye etme planı fiyaskoyla
sonuçlanmaya mahkumdur

“Yol haritası” Filistin direnişini bitirmeyi esas alıyor. Ya ABD-İsrail ile uzlaşma ya da fiziki imhayı dayatan emperyalist-siyonist plan, Abbas kabinesi tarafından da destekleniyor. Bu planın Filistin sorununu çözeceği, hatta bu sayede Filistin devletinin kurulacağı iddia ediliyor. Bu iddia ile Filistin halkını pasifize etmeye çalışanlar, bu çizgiye karşı direnen, radikal tutum alanları ise, tasfiye ederek sonuca ulaşabileceklerini varsayıyorlar. Filistin burjuvazisi eliyle dayatılan bu iğreti çözümü, Filistinli emekçi kitlelerin benimsemesi için ortada bir neden bulunmuyor. Gerçekte Oslo görüşmeleri ile başlayan bu süreç, kimi geçici başarılar elde etti. Ama buna rağmen asıl hedefine ulaşmaktan uzaktır.

İsrail işgalinin yarattığı yıkım, emperyalist kuşatma, halen inisiyatifi elinde bulunduran Filistin burjuvazisinin uzlaşmacı/teslimiyetçi politikaları, Filistin halkını bunaltmış durumda. Bu ağır koşullara rağmen mücadele kararlığı devam ediyor, Filistin direnişi dinamizmini koruyor. İşsizliğin had safhaya ulaştığı, ekonominin tahrip edildiği, çoğunluğun mutlak yoksulluk sınırının altında yaşadığı, eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçların bile karşılanamadığı bir cehennemde yaşamaya mahkum edilen Filistin halkının, siyonist işgale son verip özgürlüğüne ulaşıncaya kadar direnişi kararlılıkla sürdürmesinden daha doğal ne olabilir ki...