26 Ocak '02
Sayı: 04 (44)


  Kızıl Bayrak'tan
  Kürt sorunu ve "ana dilde eğitim" hakkı
  "AB'ye uyum yasaları" adı altında faşist rejim tahkim ediliyor
  Sermayenin yeni saldırı hamlesi
  Soygun yasası onaylandı
  Türkiye nasıl "dünya devleti" oldu?
  Sınıfın kazanımlarına yönelik saldırı kurumlarına bir yenisi ekleniyor
  Emperyalist tekellere sınırsız sömürü özgürlüğü
  F tipi "sohbet genelgesi"
  "F tipinde isyan", "Hain tuzak" ya da "The Day After"
  Dünya ölçüsünde güçlenen sınıf mücadeleleri
  Nazım Hikmet'e mektup...
  Siyonist terör kıskacında boğulmak istenen Filistin direnişi
  İsrail şimdi daha mı güvende?
  "Anadilde eğitim" kampanyası ve gerçekler...
  Sorunlarımızı devrimci mücadele programıyla aşabiliriz
  Mücadele tarihimizden...
  TİSK saldırı hazırlığı içinde
   Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
“Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı”:

Emperyalist tekellere sınırsız sömürü özgürlüğü

Ecevit’in ABD gezisi öncesi “Endüstri Bölgeleri Yasa Tasarısı” Cumhurbaşkanı’nın onayından geçti. Bir süredir mecliste görüşülen bu yasa, gezi öncesinde “on günde on yasa” kapsamı içinde yer alarak, hızla çıkarıldı.

Bu yasayla birlikte yerli ve yabancı sermayeye yatırım yapabilmesi için uygun araziler tahsis edilecek. Organize Sanayi Bölgeleri de bu yasayla Endüstri Bölgeleri’ne dönüştürülebilecek. Buralarda yatırım yapan yabancı tekeller 5 yıl boyunca devlete vergi ödemeyecek, sigorta primi yatırmayacak ve sendikal örgütlenme yapılamayacak. Oluşturulmuş serbest bölgelerde de 5 yıl sendika kurma yasağı uygulanıyor.

Endüstri Bölgeleri’nin en önemli özelliği, yabancı sermayeye bulunmaz olanaklar sağlamasıdır. Kuşkusuz bundan Türkiye’deki tekeller de nasiplerini alacaklar, oluşturulacak ortaklıklar sayesinde ucuz işgücü ve teşvik kredilerinden yararlanacaklar. Buralara yapılan yatırımlar devlet güvencesi altında olacak.

Bu yasayla gerekli yatırım alanlarının tahsisi yetkisi Bakanlar Kurulu’na verildi. Tekellerin talep ettikleri en uygun araziler kurul kararıyla kamulaştırılacak. Daha önce çıkartılan Kamu İhale Yasası, Vakıf Arazileri Yasası ile birçok arazi özel kuruluşlara hibe edildi. Hatta yasa çıkmadan önce de SEKA’ya ait olan İzmit’teki binlerce dönümlük arazi tam bir hukuksuzluk örneği sergilenerek Ford fabrikası için Koç Holding’e verilmişti.

Ecevit Amerika’ya gitmeden önce ele alınan bir diğer önemli konu da “Adana Raporu”ydu. Endüstri Bölgeleri Yasası’nın daha pervasızca uygulanmasını öngören bu rapora göre; Güneydoğu’yu kapsayan GAP projesiyle birlikte, özelleştirme kapsamındaki demiryolları, otoyollar, doğalgaz ve petrol boru hatları ile birçok alan ABD’li tekellerin hizmetine girmiş olacak. Rapor, Ecevit ile eski ABD Başkanı Clinton tarafından iki yıl önce hazırlanmış ve adına da “Türkiye-ABD ticaret ve yatırım ilişkilerinin geliştirilmesi anlaşması” denilmişti. Ecevit’in ABD ziyareti öncesi imzalanan gizli antlaşma metni, ülke kaynaklarının emperyalist tekellere peşkeş çekilişinin belgesi niteliğindedir. Bu çerçevede hazırlanan rapor ABD tekelleri için serbest bölgeleri de aşan bir özelliğe sahip.

Hazırlanan “Adana Raporu” özetle;

- Mevcut bölge içindeki yatırımlar yüzde 100 ABD tekelleri veya bunlarla kurulacak ortaklıklardan oluşacak;
- Yatırım sonucu faaliyete geçecek alanlarda firmalar gelir, kurumlar, katma değer vergisi ödemeyecek;
- İşçi ücretleri gelir vergisi muafiyeti dahilinde olacak;
- Bölge için ithal edilen mallar gümrük vergisinden muaf tutulacak.
- On yıl süre ile iş kanunundaki grev ve lokavt maddeleri uygulanmayacak;
- Serbest bölgede faaliyet gösteren firmalar yatırım ve üretim aşamaları süreci içinde Bakanlar Kurulu’nca belirlenen teşviklerden yararlanılacak.
Adana Raporu çerçevesindeki anlaşma Adana-Yumurtalık hattının açılmasıyla uygulamaya geçti. ABD tekelleri bu anlaşma sayesinde hükümetin hiçbir denetim yetkisi olmadan istediği gibi faaliyet gösterecek. Tekellerin buraya yerleşmesiyle bölgeye göç artacak, zaten düşük olan ücretler daha da aşağı çekilerek sosyal haklar tırpanlanacak.

ABD bu tür anlaşmaları bir süre önce Güney Kore ile de imzalanmıştı. Başta otomotiv şirketleriyle yapılan anlaşmalarla binlerce Güney Koreli işçinin hakları gaspedilmeye çalışılmıştı.

Geceli gündüzlü efendisi için raporlar, yasalar çıkartan hükümet ABD tekellerinin taleplerini yerine getirmekte anlaşılan yetersiz kalıyor ki, enerji tekelleri halen şikayetçiler. ABD’nin en büyük enerji tekellerinden Amerikan Energy’nin başkanı hükümetin yasaları çıkarmakta ağır davrandığını söylüyor. Hükümetin ABD tekelleri için daha faal çalışması gerekiyor!



Gerici sendikal rekabet sınıf hareketini zayıf düşürüyor...

Gerici rekabete karşı sınıf birliğini yükseltelim!

İşçi ve emekçiler, başta örgütsüzleştirme olmak üzere sefalet ücretleri, özelleştirme, taşerolaştırma, işten çıkarma gibi yoğun saldırılarla karşı karşıyalar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İETT işçileri de yıllardır bu saldırıların en ağır faturasını ödemek zorunda bırakılıyor. Çünkü Belediye-İş Sendikası ile Hak-İş’e bağlı Hizmet-İş Sendikası arasında yaşanan yetki kavgası nedeniyle, ‘97’den bu yana bu işyerinde toplu iş sözleşmesi yapılamıyor. Bu sayede işveren tarafından her türlü kazanılmış hak gaspedildi, işçiler yokluk ve sefalete mahkum edildi.

1997’de sözleşme yetkisi Belediye-İş’teyken, işveren konumundaki Büyükşehir Belediyesi yönetimindeki gerici partilerin işbirliğiyle kurulan Hizmet-İş Sendikası sahte üye başvuruları yaparak Belediye-İş’in yetkisine itiraz etti. Bunun üzerine mahkeme yetkiyi Hizmet-İş’e verdi. Ancak Belediye-İş’in sahte üye usulsüzlüğü yapan Hizmet-İş’i tekrar mahkemeye vermesiyle dava 4 yıl boyunca devam etti.
Bu süre boyunca işveren, sendikalar arasında çıkan yetki çatışmasını da kullanarak, İETT işçilerine çok daha azgın bir saldırı yöneltti. İşten atma, ücretlerin ödenmemesi, izinlerin verilmemesi, sürgünler, yoğun çalışma gibi birçok dayatma ve baskılar nedeniyle İETT işçileri tam bir çıkmaza girdi.

Son olarak davanın görüldüğü 1. İş Mahkemesi, 27 Aralık ‘01’de yetkiyi Belediye-İş Sendikası’na verdi. Toplusözleşmenin bir an önce yapılabilmesi için işçiler sendikaya üye kayıtlarını yenilemeye başladılar. Hizmet-İş’in yeniden temyiz davası açması üzerine İETT’li işçiler protesto eylemleri düzenliyor. Aksaray’daki Belediye-İş Sendikası önünde toplanan yaklaşık 500 işçi, Karagümrük’teki Hizmet-İş Sendikası 2 No’lu Şube’ye kadar yürüyerek, sendikanın mahkeme kararına itirazda bulunmasını “Sahte sendika istemiyoruz!”, “Hizmet-İş şaşırma, sabrımızı taşırma!” vb. sloganlarla ve basın açıklamasıyla protesto ettiler. İtirazın derhal geri çekilmesini istediler.

Hizmet-İş’in aradan geçen zamana rağmen itirazı geri çekmemesi üzerine tekrar biraraya gelen işçiler, 23 Ocak’ta Sirkeci Postanesi’nden 5 bin 500 işçinin imzası olan dilekçeleri Yargıtay’a gönderdiler. İETT işçileri adına Belediye-İş İETT Taşıt Şube Başkanı Murat Yıkılmaz yaptığı basın açıklamasında; Hizmet-İş Sendikası’nın sahtecilik yaparak yıllardır 8 bin işçiyi mağdur ettiğini, artık işçilerin yakasını bırakmalarını söyledi. Açıklama sırasında “Yaşasın işçilerin birliği!”, “Sözleşme hakkımız engellenemez!”, “Hizmet-İş yakamızdan düş!”, “İETT işçisi köle değildir!” sloganları atıldı. Mahkeme kararını destekleyen imzaların Yargıtay’a fakslanmasıyla eylem sona erdi.

Yargıtay’ın konuyla ilgili bir ay içinde karar vermesi bekleniyor. Bu karara bel bağlayan işçiler şunu çok iyi bilmeli ki; esas sorun, sınıfın örgütsüzlüğünü fırsat bilen sendikacıların gerici rekabetine mahkum olunmasıdır. İşçi sınıfı kendi adına konuşup karar vermeye başladığında, bu sorunlar böyle yaşanmayacaktır.

SY Kızıl Bayrak/İstanbul



Örgütsüzlük ve sendikal rekabetin
İETT işçisine faturası

İETT işçileri Belediye-İş ve Hizmet-İş arasındaki çekişme nedeniyle 1997 yılından bu yana toplusözleşme yapamıyor. Bu durum ekonomik kayıplar yanında İETT işçileri üzerinde son derece olumsuz sosyal sonuçlara yol açtı. İşte son 4 yıldır İETT işçisinin ödediği sosyal fatura.

Yaşanan sorunlar İşçi sayısı

Ekonomik sıkıntıdan dolayı intihar eden İETT işçisi 8
Psikolojik tedavi gören İETT işçisi 270
Borçlarından dolayı evine haciz gelen İETT işçisi 485
Maaşına haciz gelen İETT işçisi 960
Bankalara milyardan fazla borcu olan İETT işçisi 2800
Geçinemediği için eşinden boşanan İETT işçisi 73

(Rakamlar Ocak 2002 tarihli Belediye-İş Bülteni’nden alınmıştır...)