31 Ekim '01
Sayı: 30


  Kızıl Bayrak'tan
  ABD'nin Avrasya macerası ve Amerikancı iktidarının ihaneti
  Emperyalist savaşa karşı ezilen halkların yanında yer alalım!..
  Emperyalist savaşa karşı savaş!
  Ya barbarlık ya sosyalizm!
  Emperyalist savaşa karşı eylemler...
  Pirelli işçisi işten atmalara karşı direniyor
  Savaş, anti-emperyalist mücadele ve Parti Programı
  Proletarya devriminin askeri programı
  Zaferi direniş kazanacak
  1. yılına girerken Ölüm Orucu Direnişi-1
  Emperyalist haydutluk savaşı
  Psikolojik savaş, "özgür dünya" ve küresel sansür
  Ekmeğe sarılı bombalar
  "Çöküş içindeki ABD ve Batı çıkış için savaşa başvuracak"
   Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Kızıl Bayrak'tan

*İşten çıkarmalar hızlanıyor: Pirelli onlarca işçiyi kapı dışarı etti, işçiler direnişte. İşveren direniş sürerse herkesi atarım diyor.

*Özgürlükler daha da kısıtlanıyor: Ankara ve Adana valilikleri 14 Ekim’de yapılacak olan savaş karşıtı mitingi ve her türlü gösteriyi yasakladı.

*Devrimci muhalefet üzerindeki baskı ve şiddet artırılıyor: Devrimci basın bürolarına baskınlar, kaçırma ve işkence olayları hızlandırılıyor. Alınteri, Atılım, Mücadele Birliği, Devrimci Demokrasi gazete ve dergileri ile TAYAD basıldı, dağıtıldı, tahrip edildi, bir Ölüm Orucu direnişçisi gözaltına alındı. Edirne’de bir okurumuz kaçırılıp işkenceyle tehdit edildi.

Görüldüğü gibi, ezilen halklara saldırganlıkta ABD’nin maşalığını üstlenen TC., sopayı öncelikle içerdeki ezilenlere çevirmeyi ihmal etmiyor. Benzer gelişmelerin ABD başta olmak üzere, bütün kapitalist emperyalist ülkelerde de yaşandığı ise biliniyor.

Emperyalizmin “sonsuz adalet”i, içte ezilen sınıflara, dışta mazlum halklara karşı sonsuz bir “eşitsizlik”, sonsuz bir zulüm makinesi olarak işletilmeye devam ediyor.

Pakistan işbirlikçi rejimi daha şimdiden efendisi ABD’nin çıkarları uğruna kendi halkından 4 kişiyi emperyalist savaş karşıtı gösterilerde katletmiş bulunuyor.

Ancak, yine görüldüğü gibi, pek çok Asya ülkesi başta olmak üzere, tüm dünyada emperyalist savaşa karşı mücadele hızla yükselmekte. ABD’nin artık, ikiz kuleleriyle birlikte yıkılan prestijini eski kudurganlığıyla kurtarma şansı bulunmuyor.

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de emperyalist saldırganlığa ve Amerikancı iktidarın savaşa katılma karar ve girişimlerine kararlılıkla karşı durulması gerekiyor. Tüm göstergeler, bir avuç işbirlikçi burjuva ve onların emperyalizm uşağı devlet yöneticileri dışında, Türkiye’de yürütülmekte olan emperyalist savaşa karşı topyekûn bir tutum olduğunu göstermektedir. Her kesim farklı nedenlerle de olsa bu savaşa karşıdır. Ancak bugün henüz bu karşıtlık kendini güçlü eylemliliklerle ifade etmekten yoksundur.

Karşıtlığın güçlü biçimde ifade edilmediği her durumda etkisiz kalacağı, bu durumda ise Türkiye’nin savaşa sürüklenmesini engelleneyemeyeceği açıktır.

Güçlü karşı çıkışlar, ancak örgütlü kesimler tarafından düzenlenebilir. Tüm tahribatlara rağmen, toplumumuzun tek örgütlü kesimi, halen sadece devrimciler, işçi sınıfı ve emekçilerdir.

Dolayısıyla toplumun emperyalizm ve savaş karşıtı potansiyeline mücadele kanalı açmak da öncelikle bu kesimlerin görevidir. Devrimcilerin, işçi sınıfının ve emekçilerin emperyalist-kapitalist savaşa karşı mücadelesi, aynı zamanda, kendi hak ve özgürlüklerini, canlarını, ekmeklerini savunma mücadelesidir de.

Ölüm Orucu direnişi 1. yılını doldurmak üzere. Şimdiye kadar 73 devrimci tutsak şehit düştü, yüzlercesi bir daha eski sağlıklarına kavuşamayacak. 1. yılı vesilesiyle sürdürülen kampanyaya destek vermek, bu yöndeki çalışmaları semtlere, işyerlerine okullara taşımak bütün duyarlı insanlara ve öncülere düşen bir görevdir. Savaşın bu cephesinde de sorumluluklarımıza sarılmalıyız.

İşçi-emekçilerin birliği, halkların kardeşliği şiarını yüksek sesle haykıralım ki, egemenlerin saldırganlığını dizginleyebilelim. Sesleri birleştirmek ve yükseltmek için, “Emperyalist Savaşa Karşı Mücadele Komiteleri”nde örgütlenelim. Devrimci tutsaklar ve Ölüm Orucu direnişi ile dayanışma komitelerine güç verelim. Emperyalist yağma savaşına karşı devrimci sınıf savaşını yükseltelim...