5 Mayıs'01
Sayı: 07


  Kızıl Bayrak'tan
  1 Mayıs'ın gösterdikleri
  1 Mayıs ve sendika bürokrasisi
  İstanbul'da coşkulu 1 Mayıs!
  Sınıf ve emekçi hareketine ayna, hücre karşıtı muhalefete moral
  Yurdun dört bir yanında 1 Mayıs!
  1 Mayıs ön hazırlık çalışmaları
  Dünyada ve Türkiye'de 1 Mayıs
  Dünyada 1 Mayıs'ın gösterdikleri
  Ölüm Orucu ile dayanışma etkinikleri
  Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
  Zaferi biz kazanacağız!
  Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan...
  Ölüm Oruçlar'yla ilgili açıklamalar
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Rüsselsheim’de Ölüm Orucu Direnişi’yle dayanışma gecesi...

 

Politik ve coşkulu bir etkinlik...


İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu’nun (BİR-KAR) planladığı dayanışma gecelerinin dördüncüsü Almanya’nın Rüsselsheim kentinde yapıldı.

Hedef kitlemiz başından itibaren Ölüm Orucu Direnişi’ne belli bir duyarlılık göstermişti. Bir ara zayıflayan bu duyarlılık son günlerde Ölüm Orucu’ndaki devrimci tutsakların peşpeşe ölümsüzlüğe ulaşmaları ile yeniden artmıştı. Bunu Ölüm Orucu Direnişi’ni desteklemek amaçlı bir etkinliğe kanalize etmek düşüncesiyle bir gece yapma kararı aldık.

Çalışmamızı dar ilerici bir çevreyle sınırlamadık. Direnişi bölgedeki tüm işçi ve emekçilerin, ilerici çevrelerin gündemine sokmak, sahiplenmelerini sağlamak ve etkinliğimizi tümünün katkılarından oluşan bir etkinliğe çevirmek perspektifiyle hareket ettik. Etkinliğimizin hedef ve amacını açıklayan ve destek talebinde bulunan kısa bir çağrı metni hazırlayıp bazı ilerici kurumlara (Dersim Spor Klübü, Kelsterbach İşçi Derneği vb.) gittik. Olabildiğince tek tek işçi ve emekçilerle konuştuk, ev ziyaretleri yaptık. Kendimizi bilet satışıyla sınırlamayıp, asıl olarak Ölüm Orucu Direnişi ekseninde propaganda ve ajitasyon faaliyetine yoğunlaştık.

Ayrca yerli ilerici, kurum ve kuruluşların da desteğini almak için somut girişimlerde bulunduk. Bu çerçevede PDS, LİEBERTAD-Frankfurt, İPPNW (Uluslararası Hekimler Birliği) ve OTONOME LİNKE vb.’den destek istedik. Bu kurum ve kuruluşlar çağrı metnimizi imzalayıp, destek sunacaklarını ve etkinliğimize katılacaklarını belirttiler.

İkibuçuk haftalık yoğun bir çabanın ardından etkinliğimizi gerçekleştirdiğimiz 29 Nisan Pazar gününe geldik. Etkinliğimize 350’yi aşkın bir kitle katıldı.

Gecemiz kısa bir açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, Nazım Hikmet’in “Zafere dair” şiiri eşliğinde dünyada ve Türkiye’de devrim ve sosyalizm kavgasında şehit düşenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Etkinliğimize daha ilk andan itibaren coşku hakimdi. Özellikle hapisanelerdeki yoldaşlarımızın direnişin çeşitli aşamalarına ilişkin mesajlar içeren mektuplarının okunduğu anlarda bu coşku daha da arttı. Hep birlikte attığımız gür sloganlarımızla, direnişimizin ve devrimin onuru yoldaşlarımıza olan derin saygıyı dile getirdik. Soyadı gibi hep yüreklice yaşayan, siyasal yaşamının her aşamasında (dışarda, poliste, mahkemelerde ve hapishanelerde) yüreklice davranan ve yüreklice ölümsüzlüğe ulaşan Hatice Yürekli yoldaşın gönderdiği bir mektuptan parçalar okunduğu sırada atılan sloganlar oldukça coşkuluydu.

Saygı duruşunun ardından Paris Gençlik Korosu sahnedeki yerini aldı. Militan duruşlarıyla, son derece canlı bir biçimde söyledikleri devrimci türkü ve marşlarıyla ve her türküden önce yaptıkları devrimci mesaj yoğunluklu kısa konuşmalarıyla salondaki coşkuyu tırmandırdılar. Bu arada dayanışmacı yerel ozanlar söyledikleri devrimci türküleriyle etkinliğimize katkıda bulundular. Onları gür, etkileyici ve kendine özgü tarzıyla Nazım’dan şiirler okuyan dostumuz Erdoğan Egemenoğlu izledi. Egemenoğlu büyük bir ilgi ve heyecanla dinlendi, şiirleri sık sık alkışlarla karşılandı. Okunan şiirlerin işçi sınıfının ve sosyalizmin şairi Nazım Hikmet’e ait olmasının bunda çok özel bir rolü vardı.

Etkinliğimize yarım saatlik bir aradan sonra 19 Aralık katliamı ve buna karşı konulan hayranlık verici direnişi belgeleyen sinevizyon gösterisiyle devam ettik. Bu kanlı operasyonu belgeleyen vahşet sahneleri öfkeli “Katil devlet hesap verecek!” sloganıyla, soylu direniş sahneleri ise “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” sloganıyla karşılandı.

Bir yoldaşın zindan direnişi ile ilgili yaptığı tok konuşma yoğun bir politik atmosfer yarattı, son derece etkili oldu.

Gecemize PDS temsilcisi K. Golka, Uluslararası Hekimler Birliği’nden M. Jocheim ve Otonom Linke temsilcisi Jajhen anlamlı kısa konuşmalar yaptılar, devrimci tutsaklara desteklerini dile getirdiler. Konuşmaları Almanca olarak “Yaşasın enternasyonal dayanışma!” sloganlarıyla karşılık buldu. Bu arada Özgür Politika ve yerli basından F. Rundschau, Rüsselsheim Echo ve Main-Spitzh etkinliğimizi izledi. Frankfurte Rundshau muhabiri bir yoldaşla hapishanelerdeki direnişin bugünkü seyri, talepleri vb. konusunda röportaj yaptı.

Gecemiz Nilüfer Akbal’ın Kürtçe ve Türkçe olarak söylediği türkülerle devam etti, halaylar çekilerek sona erdirildi.

Gecenin en dikkate değer yanı, katılımcı kitlenin üçte ikisinin ilk kez bizim düzenlediğimiz bir etkinliğe katılmış olmasıydı.

Devrimci tutsaklarla dayanışmayı kesintisiz biçimde sürdüreceğiz.

BİR-KAR/Frankfurt




Brüksel’de Avrupa Parlamentosu önünde
ÖÖ Direnişi ile dayanışma eylemi

 
2 Mayıs günü Belçika’nın başkenti Brüksel’de Avrupa Parlamentosu önünde Türk devletinin katliamlarını protesto etmek için bir miting düzenlendi. DETUDAK’ın çağrı yaptığı mitinge katılım 300’ün üzerindeydi. Bu son bir hafta içinde yapılan ikinci mitingti.

Avrupa Parlamentosu’nda 2-3 Mayıs’ta Türkiye’nin de ele alınacağı bir toplantı yapılacaktı. Bizler bunu vesile ederek, zindanlarda süren açlık grevi ve Ölüm Orucu Direnişin’e bir kez daha AP’nin dikkatini çekmek, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye delege olarak gönderilen Avrupa Parlamentosu’ndan iki milletvekilinin yaptığı görüşmelerin sonuçları hakkında bilgi edinmek, Hollanda ve Yunanistan milletvekillerinden desteklerini sürdürmelerini talep etmek için eylem kararı aldık.

Avrupa Parlamentosu binasının hemen girişinde birçok dilde “Hücre ölümdür!” yazılı DETUDAK pankartı arkasında yerimizi aldık. Saldırılarda şehit düşen devrimciler ile katliam resimlerini taşıdık. Almanca, Fransızca, Hollanda ve Belçika dillerinde “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Faşist Türk devletinin katliamları durdurulsun!”, “Hücreler kapatılsın, AET’nin faşist Türk devletine yardımı durdurulsun!”, “Politik tutsaklara özgürlük!” sloganlarının yanında sık sık “Yaşasın uluslararası dayanışma!” şiarını haykırdık.

Daha sonra delege olarak Türkiye’ye giderek görüşmelerde bulunan Avrupa Parlamentosu Fransız Yeşiller milletvekili Daniel John-Bendit yanımıza gelerek izlenimlerini aktardı ve önümüzdeki günlerde tekrar Türkiye’ye gideceğini söyledi.

Üç saat süren eylemimiz, Türkiye zindanlarında ve hastanelerde süren direnişi destekleme eylemlerinde yerimizi almalıyız çağrısı ve şehit düşen devrimciler anısına saygı duruşuyla sona erdi.




Son sözü direnenler ve sözü olanlar söyleyecek!

 
Herşeyin bir bedeli var. Sanırım en ağır bedel ödenen şey ise devrimlerdir. Kansız olmadıkları gibi bedelsiz de olmuyorlar.

Tarihte onca bedel ödenmiş olmasına rağmen yozlaşan-yozlaştırılan devrimlerden TKİP'nin gerekli dersleri çıkaracak olgunlukta olduğu inancımı asla kaybetmek istemem. Çünkü o bedeli ödeyenlerin ödedikleri bedelin karşılığını bir gün soracaklarını TKİP iyi biliyor.

Hatice yoldaşın katli bir kayıp değil. Berlin'li yoldaşların deyimiyle, arkasından ağlanmayacak da!

Türkiye halkının bedel ödemeyen bir hareketi asla bağrına basmadığını söylerdi bir değerli yoldaş. Habip ve Ümit yoldaşlardan sonra Hatice yoldaşın da buna bir vesile olacağını umarım.

Son sözü direnenler ve sözü olanlar söyleyecek!

Haklı davanızın bir dostu...

Hüseyin/Fransa



Paris’te Ölüm Orucu’na destek eylemi


Gelen son ölüm haberlerinin ardından, 25 nisan çarşamba günü saat 19.00’da, Tü rkiyeliler’in yoğun olduğu semtte izinsiz bir miting düzenlendi. Yaklaşık 200 kişinin katıldığı mitingde Hatice Yürekli’nin büyütülmüş resimleri taşındı ve parti imzalı bildiriler dağıtıldı. Eylemde, Hatice Yürekli’nin ve şehit düşen diğer devrimcilerin kısa özgeçmişleri okundu. Devleti teşhir eden pankartların yanısıra, sembolik bir tabut da getirildi ve önünde şehitlerin resimleri sergilendi. “Devrim şehitleri ölümsüzdür, Katil devlet hesap verecek” ve “Hatice Yürekli ölümsüzdür” sloganlarının sık sık atıldığı miting saat 20.00’de sona erdi.

Bir-Kar/Paris