5 Mayıs'01
Sayı: 07


  Kızıl Bayrak'tan
  1 Mayıs'ın gösterdikleri
  1 Mayıs ve sendika bürokrasisi
  İstanbul'da coşkulu 1 Mayıs!
  Sınıf ve emekçi hareketine ayna, hücre karşıtı muhalefete moral
  Yurdun dört bir yanında 1 Mayıs!
  1 Mayıs ön hazırlık çalışmaları
  Dünyada ve Türkiye'de 1 Mayıs
  Dünyada 1 Mayıs'ın gösterdikleri
  Ölüm Orucu ile dayanışma etkinikleri
  Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
  Zaferi biz kazanacağız!
  Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan...
  Ölüm Oruçlar'yla ilgili açıklamalar
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 


İzmir’de 1 Mayıs’a 20 bin emekçi katıldı...

Sosyal yıkıma ve hücrelere karşı
öfke haykırıldı

 
İşçi sınıfının birlik, mücadele, dayanışma günü olan 1 Mayıs İzmir’de de alanlarda kutlandı. İşçi sınıfı ve emekçilere saldırının boyutlandığı, devlet terörünün tırmandığı, Ölüm Oruçları’nın şehitlerle zafere yürüdüğü bu yılki 1 Mayıs kutlaması, İzmir’in Alsancak’taki Gündoğdu Meydanı’nda yapıldı. Eyleme yaklaşık 20 bin kişi katıldı.

Çeşitli bölgelerde toplanarak meydana yürüyen emekçilerin toplanma yerleri farklı farklıydı. Alsancak Garı’ndan Türk-İş’e bağlı sendikalar, Konak Sümerbank önünden KESK, Fuar’daki Genel-İş Eğitim Okulu’ndan da DİSK’e bağlı sendikalar sloganlarla yürüyüşe geçti. Konak HADEP ilçe binası önünden HADEP, TÜMTİS ve devrimci gruplar, EMEP, ÖDP ve İHD ise kendi binaları önünden yürüyüşe başladılar.

Ayrı ayrı kollardan yürüyerek alana gelen işçi ve emekçilerin, arama noktasındaki uzun bekleyişinin ardından, yine yürüyerek Gündoğdu Meydanı’na gelmesiyle 1 Mayıs kutlaması başladı.

İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program esnasında yer yer yuhlamalar, ıslıklar ve sloganlar duyuldu. Ardından saygı duruşu yapılarak Enternasyonal Marşı çalındı. Kürsüden ilk konuşmayı Türk-İş adına Belediye-İş 1 No’lu Şube Başkanı Talat Özdemir yaptı. Daha sonra KESK adına Enerji-Yapı Yol Sen Şube Başkanı Alim Murathan ve DİSK Ege Bölge temsilcisi Musa Çam konuştu.

DİSK ve KESK adına kürsüden yapılan konuşmalarda sürmekte olan Ölüm Oruçları ve şehitler üzerinden F tipine değinilerek, yine kürsüden “Yaşama sahip çık ölümleri durdur!”, “İçerde, dışarda hücreleri parçala!”, “Anaların öfkesi işkenceyi yenecek!” sloganları attırıldı.

Bunun dışında alanda sıkça “İMF’ye değil emekçiye bütçe!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın dayanışma!”, “İşçi memur elele genel greve!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!”, “Yaşasın devrim, yaşasın sosyalizm!”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!” sloganları atıldı. Miting türküler ve halaylarla sona erdi.

Komünistler 1 Mayıs’a “Yaşasın 1 Mayıs!” ve “Krizin faturası kapitalistlere!” pankartları ve çeşitli dövizlerle katıldılar. Alanda Kızıl Bayrak ve diğer devrimci çevreler tarafından kuşlamalar yapıldı.

SY Kızıl Bayrak/İzmir



İzmir’den 1 Mayıs notları

 
* Sermaye devletinin işçi sınıfı ve emekçilere dönük dizginsiz saldırısı, yaşadığı krizin faturasını emekçilere çıkarmadaki pervasızlığı göz önüne alınırsa, İzmir’de bu yılın 1 Mayıs’ına katılımın düşük olduğu açıktır. Özellikle işçi katılımının sınırlılığı dikkat çekiciydi. Bunda 1 Mayıs’ın hafta içine gelmesi önemli bir rol oynadı. Bir diğer önemli faktör ise hain sendika ağalarının bilinen tutumudur. 1 Mayıs öncesi sendikalar ciddi bir çalışma yapmadılar.

* Katılım açısından gençlik kitlelerinin yoğunluğu dikkat çekiciydi. Özellikle üniversite öğrencileri kitleselliği ve coşkusuyla ön plandaydı. Öğrenci gençlik cephesinde yaşanan suskun ve durgun süreç göz önüne alınırsa, katılımın bu denli yoğun oluşu oldukça anlamlıydı.

* Bu seneki 1 Mayıs’ın gerek işçi sınıfı ve emekçiler gerekse burjuvazi ve devleti açısından önemi Kızıl Bayrak’ın son sayılarında net bir şekilde ortaya konulmuştu. Sermaye devleti geri adım atmamakta direnerek devrimcilerin enerjisini ve gücünü büyük ölçüde hücre saldırısıyla meşgul etmeyi başarmıştır. Bu ise devrimci hareketin yüzünü emekçi kitlelere gereğince dönmesini engellemiştir. İzmir cephesinden de süreç aşağı yukarı böyle yaşandı. Gerek F tipi karşıtı çalışmalar, gerekse birbirini izleyen cenazeler devrimcilerin 1 Mayıs’a daha iyi hazırlanmasını ve daha iyi bir katılım gerçekleştirmesini fiilen sınırlandırdı.

* 1 Mayıs için verilen Gündoğdu Meydanı ise, gerek mitinge uygun olmayışı gerekse de yürüyüş güzargahları açısından oldukça elverişsiz bir alandı. Ayrıca 1 Mayıs alanında beklenilen türden bir coşkudan çok sıcak havanın olumsuz etkisi hakimdi.

* Biz de sürecin etkisiyle kendi açımızdan yaygın bir çalışmayı yazık ki örgütleyemedik. Sürece dönük olarak çıkartılan SY Kızıl Bayrak özel sayısı ve bildirileri emekçi mahallelerine dağıtıldı. Ayrıca yoğun olarak kuşlamalar yapıldı. 1 Mayıs’a çağrı afişlerimizi ise çok sınırlı kullanabildik. Ayrıca krizle ilgili bildiriler yoğun olarak fabrikalara, servis güzergahlarında ve organize sanayi sitesi girişinde dağıtıldı.

SY Kızıl Bayrak/İzmir

Not: Evrensel’de çıkan katılımın 80 bin olduğu iddiası kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. Katılım 20 bin civarındaydı.




İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi’nde başarılı 1 Mayıs çalışması...

“Yaşasın işçilerin-emekçilerin-öğrencilerin
birleşik mücadelesi!”

İzmir’de 1 Mayıs ön hazırlık faaliyeti sürecinde, Ekim Gençliği olarak kendi alanımıza dönük çalışmayı son iki haftaya sığdırmak zorunda kaldık. Buna rağmen bu 1 Mayıs çalışmamızın sonucu son derece olumlu ve anlamlı oldu.

Ekim Gençliği olarak, öncelikle üniversitedeki ilerici-demokrat-devrimci öğrencileri biraraya getirerek olanaklarımızı tartıştık ve 1 Mayıs çalışmasının esaslarını belirledik. Geniş katılımlı toplantılarda bağımsız-özerk 1 Mayıs çalışmasının önemini ve devrimci öğrenciler öncülüğünde her öğrenciyi çalışmanın içine nasıl katacağımızı tartıştık. Komiteler oluşturduk. Her fakültenin, bölümün komitesi kendi olanaklarını aktarıyor ve faaliyetin tarzını buradan belirliyordu. İzmir Meslek Yüksek Okulu öğrencileri “Geleceğin işçileri alanlara!” şiarlarıyla, Eğitim Fakültesi öğrencileri ise “Geleceğin kamu emekçileri alanlara!” şiarıyla 1 Mayıs’a çağrıda bulundu.

Geniş katılımlı toplantılarda görev paylaşımı yapıldı, sloganlar ve pankartlar belirlendi. Perspektifimiz işçi-emekçi-öğrencilerin ortak mücadelesini 1 Mayıs’ta alanlara taşımaktı. Bildiri komitesinin hazırladığı bildirileri ve 1 Mayıs’a çağrı metinlerini dağıttık. Sınıf konuşmaları ve ev ziyaretleriyle 1 Mayıs’ın devrimci ruhu, işçi sınıfının birlik, dayanışma, mücadele günü olduğunun vurgusunu yaparak, öğrencileri 1 Mayıs’a çağırdık.

Okuldan sloganlar ve marşlarla çıktık. “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz-Geleceğin işçileri ve kamu emekçileri” pankartıyla alanda DİSK’in hemen arkasında yerimizi aldık. Alana coşkulu ve disiplinli bir tarzda pankart ve sloganlarımızla katıldık. 100 kişilik kortejimizde “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “Yaşasın bağımsız sosyalist Türkiye!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “F tipi ölümler durdurulsun!”, “Yaşasın işçilerin-emekçilerin-öğrencilerin birleşik mücadelesi!”, “YÖK kalkacak polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek!”, “Yaşasın özerk demokratik üniversite mücadelemiz!” vb. sloganları atıldı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden çıkışımız alanda sınıf disiplinine uygun duruşumuz oldukça anlamlıydı. Genç işçilerle-emekçilerle omuz omuza 1 Mayıs’ı sahiplendik.

Bu 1 Mayıs İzmir gençlik çalışması açısından son derece anlamlıydı. Çalışmamız bir yanıyla nesnelliği örerken, bir yanıyla da mevcut dinamikleri açığa çıkardı. Alanda sınıf disiplinine uygun davranışımız, alanı politik olarak etkilememiz, kuşkusuz ki politik bir ön çabanın ürünüydü.

Bundan sonraki süreçte çalışmalarımız, bu çalışmadan çıkarılmış derslerin de ışığında, daha ileri bir düzeyde devam edecek.

Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!
Yaşasın 1 Mayıs!

Ekim Gençliği/Dokuz Eylül Üniversitesi



Adana’da 1 Mayıs’a 6 bin emekçi katıldı...

Sınırlı işçi katılımı

İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs Adana’da yaklaşık 6 bin işçi-emekçinin katılımıyla kutlandı. Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu önünde toplanan sendika ve kitle örgütleri saat 11:00’den itibaren yürümeye başladılar. Çok yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı bir 1 Mayıs oldu. Kortejin önünde Türk-İş pankartı, arkasında DİSK, KESK, DKÖ' ler, devrimci gruplar ve siyasi partilerden CHP, EMEP, HADEP, ÖDP yer aldılar.

İşçilerin 1 Mayıs’a katılımı oldukça sınırlıydı. Türk-İş pankartı arkasında 300 kişi ancak vardı. En kitlesel katılımı MENSA ve Genel-İş gerçekleştirdi. DİSK Tekstil’e bağlı Çukobirlik ve Teksa (Exsa) sadece şube yöneticileri olarak 1 Mayıs kutlamasına katıldılar. Emekli-Sen de 14 Nisan mitingine oranla çok az bir katılım gerçekleştirdi. KESK’in katılımı da oldukça zayıftı.

Yaşanan krizin faturası işçi-emekçilere tüm ağırlığıyla ödetilmeye çalışılırken 1 Mayıs’ı mücadeleyi yükseltmek, saldırılara karşı tepkiyi sokağa taşımak için bir fırsat olarak değerlendirmek gerekiyordu. Ancak bu başarılamadı. Sendika bürokrasisi 14 Nisan’da yapılan mitingin ardından 1 Mayıs’la ilgili hiçbir çalışma yapmadı. Adana'da bu yıl 1 Mayıs siyasi parti ve devrimci grupların gövde gösterisi yaptığı bir gün oldu.

Daha önce alınan karar gereğince kürsüden bir konuşmacı ve bir tutsak yakını mesaj okuyacaktı. Ancak tertip komitesi almış olduğu kararı yok sayarak, tutsak yakınının mesaj okumasına izin vermedi.

Alanda yoğun bir Kızıl Bayrak kuşlaması yapıldı. Yine alanda yüksek bir yere "İşçi sınıfının devrimci programı altında birleşelim, savaşalım! KB" imzalı pankart asıldı.

Bir süre halaylar çekildikten sonra miting sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/Adana




İskenderun’da 1 Mayıs...

Devrimciler eyleme devrimci bir hava taşıdılar

1 Mayıs İskenderun’da 1500 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Eğitim- Sen’in başvurusuyla düzenlenen mitinge KESK, DİSK, TÜRK- İş’e bağlı sendikalar ile MKÜ-ÖDER, HADEP, EMEP, ÖDP, CHP, İP, Atılım, Alınterimiz, Atak, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri, Ortadoğu Kültür Merkezi, Hatay LÖB katıldı.

Komünistler bu yıl 1 Mayıs’a, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!” ve “1 Mayıs için Emek ve Özgürlük Platformu!” imzalı pankartların arkasında katıldılar. Platform bileşenleri daha çok Ambar işçileri ve sanayi işçilerinden oluşuyordu.

Saat 12.30’da İstasyon Meydanı’nda toplanan kitle kortejler oluşturarak Sahil Meydanı’na kadar yürüdü. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da işçi ve memur kitlesi parmakla sayılacak kadar azdı.

“1 Mayıs için Emek ve Özgürlük Platformu” kortejinde yürüyenler, yürüyüşün başlarında HADEP kitlesinin yanından geçerken, “Yaşasın demokratik cumhuriyet!” sloganına karşılık “Kahrolsun sömürgecilik, Kürt halkına özgürlük!” sloganını attılar. Bu slogan Kürt emekçileri tarafından alkış ve zılgıtlarla karşılandı. Yürüyüş boyunca “Kirli barış istemiyoruz!” ile “Çözüm devrimde barış sosyalizmde!” sloganlarını haykırdık.

Miting boyunca Ölüm Oruçları ve hücrelerle ilgili slogan atan sadece devrimci kortejler oldu. Alana varıldığında devrimci kortejler tek yumruk olup, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “İçerde, dışarda hücreleri parçala!” vb. sloganları birlikte haykırdılar. Devrimci kortejlerdeki göreli artış ve canlılık alanda devrimci bir hava estirdi.

“1 Mayıs için Emek ve Özgürlük Platformu” saflarında miting boyunca sık sık; “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Hatice Yürekli, Ümit Altıntaş, Habip Gül ölümsüzdür!”, “Hatice yoldaş yaşıyor, komünistler savaşıyor!”, “Özelleştirmelere, esnek üretime, sıfır zam dayatmalarına hayır!”, “İşçiler partiye, TKİP’ye!”, “İşçi memur el ele genel greve!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın sosyalizm!”, sloganları atıldı.

Miting yerel bir müzik grubunun söylediği Arapça ve Türkçe şarkılarla saat 15.00’te sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/Antakya




Eskişehir'de 1 Mayıs...

Eyleme 6 bin emekçi katıldı

Eskişehir'de Emek Platformu'nun düzenlediği 1 Mayıs mitingi, saat 17.30'da Odunpazarı Meydanı’nda başladı. Mitinge yaklaşık 6 bin kişi katıldı. Alana ilk olarak TÜMTİS ambar işçileri girdi. Daha sonra KESK'e bağlı Eğitim-Sen, SES, BES, BTS ve Şeker-Sen sendikaları katıldı. Türk-İş'e bağlı sendikaların katılımı yoğundu. Harb-İş, Yol-İş, Tez Koop-İş, Çimse-İş, Tek Gıda-İş, Demiryol-İş, Orman-İş, Şeker-İş, Belediye-İş ve Tarım-İş sendikaları pankart açarak katıldı. TMMOB ve EBTO da mitinge katılanlar arasındaydı.

Anadolu Üniversitesi öğrencileri ise mitinge "Özerk, demokratik, bilimsel ve parasız eğitim için YÖK'e hayır" ve "İMF'ye değil gençliğe gelecek!" yazılı ANODER çalışanları imzalı iki pankartla katıldı. Osmangazi Üniversitesi öğrencileri de ayrı bir pankart açarak mitinge katıldılar. Bunun yanısıra CHP, İP, HADEP, ÖDP ve EMEP gibi partiler de mitingte yer aldılar. Emek Platformu’nun bileşenlerinden oluşan miting görevlileri, Y.Atılım'ı taşıdığı pankart "F tipi" ile iligili olduğu gerekçesiyle alana almadı.

Mitingde coşku zayıftı. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs'a uygun bir ruh hali mitinge egemen değildi. Anadolu ve Osmangazi Üniversiteleri öğrencilerinin katılımı bir hayli fazlaydı.

Miting sırasında "İMF defol bu memleket bizim!", "Kahrolsun İMF bağımsız Türkiye!", "Yaşasın 1 Mayıs", "İşçi memur elele genel greve!", "Üreten biziz yöneten de biz olacağız!", "İMF uşağı hükümet istifa!" vb. sloganlar atıldı.

Alana hücre tipi cezaevleri ve Ölüm Orucu Direnişi’ni duyuran üniversite öğrencileri ve gençlik oldu. Akademik ve demokratik talepler yanında hücreler ve Ölüm Oruçları ile ilgili sloganlar atıldı. Atılan sloganların başında "İçerde, dışarda hücreleri parçala", "Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz", "1 Mayıs ruhuyla hücreleri parçala", "Ölüm Orucu sürüyor öldürtme sahip çık", "YÖK polis medya bu abluka dağıtılacak", "YÖK kalkacak polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek", "İşçi memur gençlik alanlarda birleştik!" yeralıyordu.

KESK, TMMOB, DİSK, TÜMTİS ve Türk-İş adına yapılan konuşmaların ardından 1,5 saat süren miting bitirildi. Konuşmacılardan hiçbiri hücreler ve ölüm oruçlarıyla ilgili tek kelime bile etmediler. Miting sırasında polisin geniş bir yığınak yaptığı gözleniyordu.

Eskişehir’den SY Kızıl Bayrak okurları




Antalya’da 1 Mayıs’a 3 bin emekçi katıldı...

1 Mayıs eylemine Ölüm Orucu Direnişi
damgasını vurdu!

Antalya EP’in 14 Nisan “Yolsuzluğa ve yoksulluğa hayır!” mitinginin yasaklandığı illerden biriydi. Ancak işçi ve emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, Antalya’da da 3 bin kişinin katıldığı coşkulu bir mitingle kutlandı.

Antalya 1 Mayıs kutlamaları Çallı’da belirlenen toplanma yerinde emekçilerin biraraya gelip kortejlerini oluşturmalarıyla başladı. Gerek toplanma alanında, gerek yürüyüş güzergahında, gerekse miting alanında yoğun güvenlik önlemleri dikkati çekiyordu. Buradan yürüyüşe geçildi. En önde sendikalar yer aldı. KESK, Eğitim-Sen, Enerji-Yapı Yol Sen, BES, ÖES ve SES’e üye emekçiler pankart ve dövizleriyle, sloganlarıyla taleplerini haykırdılar.

Emekçi kortejlerinin mitingin diğer bileşenleri içerisinde en cansız kortejler olması ve genel olarak tertip komitesinin sınırlarının dışına çıkamaması, Antalya emekçi hareketi için olumsuz bir durum olmasının yanında hareketin içinde bulunduğu bir önderlik sorununu da gösteriyordu.

Sendikaların arkasında PSA Antalya Şubesi ve Ak-Der (Akdeniz Üniversitesi Öğrenci Derneği) kortejleri vardı. Öğrenci Derneği’nin 1 Mayıs hazırlık çalışması anlamında kitleye dönük bir faaliyetinin olmadığı ve eyleme başka kortejlerde de azımsanmayacak sayıda üniversite öğrencisinin katıldığı düşünüldüğünde, üniversite kortejinin yine de kalabalık olması Antalya gençlik hareketi potansiyeli adına olumlu bir göstergedir. Bu kadar geniş bir potansiyelin varolduğu bir zeminde, yıl boyunca YÖK protestosunun dışında ciddi bir aktivitenin hayata geçirilememesi de bir o kadar düşündürücüdür.

Öğrenci derneğinin arkasında “F tipleri kapatılsın! Tutukluların talepleri kabul edilsin!” pankartı arkasında oluşturdukları 60 kişilik bir kortejle tutsak yakınları konumlandı. TUHAY-DER bu kortejin hemen ardında açtığı pankartla yürüdü. HÖP ve TÖDEF de, nispeten kalabalık ve coşkulu kortejleriyle tutsak yakınlarının arkasında yer aldı.

Alanın en renkli grubuysa bir grup savaş karşıtı/anarşistin oluşturduğu kortejdi. Onların ardından EMEP, ÖDP ve HADEP geliyordu. ÖDP korteji içersindeki gençlik potansiyeli (Gençlik Geleceğini Tartışıyor İnisiyatifi, Dev-Lis...) canlı ve enerjik tutumuyla dikkat çekiyordu. Kortejlerinden yükselen “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!” sloganları, bu pespaye partinin içindeki sosyalizm arayışını ve potansiyelini açıkça ortaya koyuyordu. HADEP korteji ise geleneksel kıyafetli Kürt kadınları ve zafer işaretleriyle “demokratik cumhuriyet” ve “barış” içerikli slogan ve pankartlara rağmen coşkulu ve dinamik bir görünüm sergiliyordu.

Yürüyüş güzergahı coşkuyla atılan sloganlarla geçilerek alana gelindi. Burada yapılan konuşmalar ve müzik eşliğinde çekilen halaylarla eylem bitirildi. Sloganlar arasında daha çok öne çıkanlar şunlardı: “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İMF defol bu memleket bizim!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!”, “Faşizme karşı omuz omuza!”...

Ancak gerek yürüyüşte, gerekse miting alanında “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “Yaşasın Ölüm Orucu direnişimiz!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!”, “İçerde-dışarda hücreleri parçala!”, “İnsanlık onuru F tipini yenecek!” sloganlarının zaman zaman bu sloganları gölgede bırakacak tarzda öne çıktığını/çıkarıldığını söyleyebiliriz. Tutsak yakınları ve HÖP/TÖDEF kortejleri, zindan direnişinin sesini ve direnişçi tutsakların taleplerini tam anlamıyla 1 Mayıs eylemine taşıdılar. Coşkulu ve kararlı sloganlarına gerek önde yer alan üniversitelileri, gerekse arkalarındaki siyasi parti kortejlerinin dinamik kesimlerini katabilmeyi başardıkları düşünüldüğünde alanda ve yürüyüşte zindan direnişinin ve taleplerinin ne derecede öne çıktığı anlaşılabilir.

Bütün bunların ışığında, Antalya 1 Mayıs 2001 eylemine Ölüm Orucu Direnişi’nin damgasını vurduğunu söylemek hiç de abartılı bir değerlendirme olmayacaktır.

Antalya’dan SY Kızıl Bayrak okurları




Bursa’da 1 Mayıs...

İşçi katılımı zayıf,
gençlik katılımı yüksek

Bursa’daki mitinge yaklaşık 4 bin kişi katıldı. Zafer parkında saat 15:30’da başlaması gereken yürüyüş saat 17:00’de başladı. Miting alanı olan Gökdere Bulvarı’na kadar yüründü.

İşçi sınıfının çok yoğun bulunduğu bir sanayi merkezi olan Bursa’da eyleme işçi sınıfından çok kitle örgütleri, öğrenciler, devrimci sol güçler, reformist partiler katıldı. Sendikaların düzenlediği mitinge işçi ve memur katılımı çok düşük düzeydeydi.

TÜMTİS ve Petrol-İş eyleme katılan sendikalar arasındaydı. DİSK’e üye oldukları için işten atılan Akçeyiz işçileri ile fabrikaları özelleştirilmeye çalışılan Merinos işçilerinin katılımı da nispeten kitlesel oldu. Hak-İş Başkanı Salim Uslu İstanbul’daki mitingden Bursa’ya geldi. Buna rağmen Hak-İş’in katılımı oldukça düşüktü.

İşçi sınıfının mücadele gününe katılımının düşük olmasının nedeni sendikal bürokrasinin yanısıra devrimcilerin yetersizliğidir. Saldırıların bu kadar yoğun olduğu bir süreçte Bursa açısından katılımın düşük olması oldukça düşündürücüdür ve ders çıkarılması gereken bir durumdur.

Mitingin en olumlu yanı, her kesimden gençliğin yoğun olarak 1 Mayıs’a katılması ve coşkusunu alana taşıması oldu.

Devrimci tutsaklarla dayanışma yüksek düzeydeydi. Tutsakları sahiplenen sloganlar, özellikle gençlik tarafından coşkulu bir biçimde ve sık olarak atıldı. “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!”, “Bedel ödedik bedel ödeteceğiz!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Zafer direnen emekçinin olacak!” sloganları sıklıkla atıldı.

Saat 19:00’da biten miting işçi ve emekçiler cephesinden sönük geçti. Polisin çok yoğun güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

SY Kızıl Bayrak okurları/Bursa




Kırşehir’de 1 Mayıs..

İşçi katılımı zayıf,
gençlik katılımı yüksek

Kırşehir’deki 1 Mayıs mitingine yaklaşık 400 kişi katıldı. Soğuk Hava Deposu önünde saat 12.00’de toplanan kitle yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca ve miting alanında, “Susma sustukça sıra sana gelecek!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İMF defol bu memleket bizim!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Petlas bizimdir bizim kalacak!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!” vb. sloganlar atıldı.

Eyleme, Petrol- İş, DİSK Genel- İş, KESK, Eğitim- Sen, İHD, HADEP, ÖDP ve Orkam-Sen pankartları ile katıldılar.

Miting, tertip komitesi sözcüsünün 1 Mayıs’ın tarihçesini anlatan konuşmasıyla başladı. Daha sonra ücretsiz izne çıkartılan Petlas işçilerinin temsilcisi, işsizleştirme ve İMF saldırılarını kapsayan bir konuşma yaptı. HADEP İl Başkanı ve KESK sözcüsü ise konuşmalarında, emperyalizme uşaklığın son sınırına vardığını, sermayenin krizinin çalışanlara fatura edilmek istendiğini, demokratik hak ve özgürlüklerin gün geçtikçe sınırlandırıldığını, 1 Mayıs’ın işçi sınıfı ve emekçilerin emperyalizme karşı birlik, mücadele ve dayanışma günü olduğunu vurguladılar. Son olarak ÖDP Genel Başkan Yardımcısı; “Yaşamlarımızın hücreleştirilmesine karşı çıkalım, ölümlere tanık olmayalım, açlık, sefalet, yoksulluk, yolsuzluk ve her türlü baskının emekçilere kanıksattırılmaya çalışılmasına karşı halanda mücadeleyi yükseltelim” içerikli bir konuşma yaptı.

Miting, bir grubun müzik dinletisi eşliğinde türkü söylenmesi ve çekilen halaylarla sona erdi.

SY Kızıl Bayrak/Kırşehir




Kayseri’de 1 Mayıs..

Geçen yıla göre işçi katılımında artış

1 Mayıs birçok ilde olduğu gibi Kayseri’de de coşkulu bir şekilde kutlandı. 1 Mayıs tertip komitesini KESK, Hizmet-İş, Genel-İş oluşturuyordu.

Miting saat 15:30 civarında Veterinerlik’ten başladı. Fuar alanında sona erdi. Mitinge tertip komitesi dışında, Tez-Koop-İş, Niğde’den DİTAŞ işçileri, İHD ve yasal sol partiler katıldı. Mitinge yaklaşık 950 kişi katıldı.

Bu sene önceki seneye göre işçi katılımında ciddi bir artış vardı.

Miting sırasında; “Genel grev genel direniş!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”, “İçerde dışarda hücreleri parçala!”, “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz!”, “Zindanlar yıkılsın tutksaklara özgürlük!”, “F tipi ülke istemiyoruz!”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Sistem çürüyor emekçiler yürüyor!”, vb. sloganları atıldı.
Fuar alanında tertip komitesi adına konuşmalar yapıldı. 1 Mayıs’ın ezilenlerin bayramı olduğu, bahar bayramı olmadığı konuşmalarda öne çıkan vurgulardı. Kısa da olsa F tipleri ve Ölüm Oruçları’na değinildi.

SY Kızıl Bayrak/Kayseri




Kayseri 1 Mayıs eyleminden izlenimler

Kayseri’de ‘92 yılından sonra sürekli kutlanan 1 Mayıs bu yıl yine kutlandı. İşçi sendikalarının ve KESK’in birlikte tertiplediği mitinge bine yakın bir kitle katıldı. Yıllar sonra ilk defa 1 Mayıs mitingine gözle görülür bir işçi kitlesi katılımı oldu. İşçi sendikaları en önde yürürken onları KESK, İHD, EMEP, ÖDP, ve HADEP izledi. Bu çevreler her yılki değişmeyen bir kitle sayısı ve biçimiyle mitingte katıldılar. Bu yılki 1 Mayıs’ın çehresini ise Niğde’den gelen DİTAŞ işçileri ile DİSK Genel-İş Sendikası’na üye işçilerin katılımı değiştirdi. İşçilerin bu katılımı herkeste bir umut ve sevinç yaratırken, yerel basında da 1 Mayıs haberi “Bu kez işçi memur elele” sözleriyle yer aldı.

Her yıl olduğu gibi bu sefer de kısa bir zamana sıkıştırılan çalışmalar, yasak savma babında yapılan toplantılar ve çağrı biçimleriyle geçiştirildi. Bildik kitle örgütü ziyaretleri, bildik el ilanları, bildik pankartlar ve bildik CHP’nin seçim otobüsü ve bildik sayıda katılım... Mitinge katılan sendikalar ve sol partiler ise bu durumun memnun seyircileriydi.

Devrimci çalışmanın darlığı ve hiçbir ciddi sınıf çalışmasının olmadığı Kayseri’de, 1 Mayıs’ta en doğru katılım biçimi, alandaki işçilerle birlikte yürümek ve onları olabildiği kadar etkileyip sınıfsal içerikli sloganlara çekmek, böylece dışarıdan oluşumuzu biraz içerdenleştirmek olacaktı.

Tanıdık bir devrimci işçiyle merhabalaşma yoluyla ben de işçilerin arasında yer aldım. İşçilerin kafalarındaki sendika şapkası onları bir vücut olmuş gibi gösteriyordu. Tanıdık işçiyle şu şapkasının bir tanesinden bana da almasını istedim. Kafama taktığım şapka beni onlarla biraz daha bütünleştirdi. Miting başlamadan işçilerin yaptığı konuşmalara ve şakalaşmalara ortak oldum. Böylece yabancılığımı biraz daha silmiş oldum.

Yürüyüş başladığında artık gür ve dinamik bir şekilde sloganlarımız haykırılıyordu. Slogan atmadaki coşkum ve canlılığım işçilerin dikkatini çekiyordu. Hep bir ağızdan şu sloganları attık. “Yaşasın 1 Mayıs işçi bayramı!”, “İşçi memur elele genel greve!”, “Genel grev genel direniş!”, “Direne direne kazanacağız!”, “Sistem çürüyor emekçiler yürüyor!”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!”, “Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük!” vb.

Bir SY Kızıl Bayrak okuru/Kayseri




Yurdun dört bir yanında 1 Mayıs!..

Diyarbakır: 1 Mayıs kutlamalarının yasaklanması üzerine basın açıklaması yapmak isteyen kitleye saldırarak dağıtan polis birçok insanı gözaltına aldı.

Mersin: 1 Mayıs eylemine yaklaşık 7 bin kişi katıldı. Cumhuriyet Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen sendikalara polis izin vermek istemedi. Bu durum “Emekçiye değil çeteler barikat!” sloganıyla protesto edildi. Daha sonra barikat aşılarak alana varıldı.

Konya: Türk-İş, Hak-İş, DİSK, KESK il temsilcileri biraraya gelerek Yol-İş Şubesi’nde ortak basın açıklaması yaptılar.

Aydın: 14 Nisan öncesi bütün eylemlerin bir ay süreyle yasaklanması üzerine, Emek Platformu bileşeni 150 kişilik kitle, Sevgi Yolu üzerinde buluşarak yaptıkları basın açıklamasıyla keyfi yasağı protesto ettiler.

Sivas: Mevlana Meydanı’nda gerçekleşen 1 Mayıs eylemine 300’ü aşkın bir kitle katıldı.

Dersim: Devlet izin vermemesine rağmen işçi ve emekçiler 1 Mayıs’ı kutladı. Sabah saatlerinde sokakları panzerlerle çeviren sivil ve resmi polisin terörüne rağmen, saat 12:00’de Belediye önünde toplanan 2 bin kişi sloganlar atarak yasağı kınadı.

Gaziantep: 1 Mayıs 5 bine yakın emekçinin katılımıyla İstasyon Meydanı’nda kutlandı. “Yaşasın 1 Mayıs!”, “Kahrolsun İMF, bağımsız Türkiye!” sloganları sık sık atıldı.

Urfa: Emek Platformu bileşenleri, DİSK Genel-İş Şubesi’nde basın toplantısı yaparak yasağı ve anti-demokratik uygulamaları protesto ettiler.

Elazığ: KESK’in çağrısıyla saat 13:00’te Postane Meydanı’nda toplanan 200 emekçi basın açıklaması yaparak 1 Mayıs’ın yasaklanmasını protesto etti. KESK’in düzenlemesiyle kapalı alanda yapılan 1 Mayıs etkinliği ise Belediye Kültür Merkezi’nde 300 kişinin katılımıyla gerçekleşti.

Adıyaman: 3500 civarında katılımın sağlandığı miting, saat 12:30’da Hürriyet İlköğretim Okulu önünde kitlenin toplanmasıyla başladı. 1 Mayıs Marşı’nın söylenmesinin ardından yürüyüşe geçildi. Sık sık “Zindanlar boşalsın tutsaklara özgürlük!”, “İMF defol bu memleket bizim!” sloganları atıldı.

Trabzon: Eylem saat 12:30’da TEDAŞ önünde başladı. 1500 kişinin katlıdığı eylemde “İşçi memur elele, genel greve!”, “İMF defol üniversiteler bizimdir!” sloganları atıldı.

Çanakkale: Mitinge yaklaşık 800 kişi katıldı. Belediye önünden başlayan yürüyüş Cumhuriyet Meydanı’na kadar sürdü. DİSK kortejlerindeki canlılık dikkat çekti. Gelibolu’daki miting İskele Meydanı’nda yapıldı.

Erzincan: 30 yıl aradan sonra ilk kez Erzincan’da gerçekleşen 1 Mayıs mitingi, Belediye Sarayı önünde yaklaşık 1000 kişinin toplanmasıyla başladı. Kitle Cumhuriyet Meydanı’na kadar sloganlarla yürüdü.

Zonguldak: Saat 16:30’da Acılık Caddesi’nde toplanan eylemciler İstasyon Meydanı’na kadar yürüyerek İMF ve hükümeti protesto ettiler.

Çorum: Gerçekleşen 1 Mayıs’a 1500 civarında kişi katıldı.

Denizli: Saat 16:00’da YSE önünde toplanan yaklaşık 800 işçi ve emekçi, Demokrasi Meydanı’na yürüdü.

Uşak: Yaklaşık 2500 kişi katılımıyla gerçekleşen 1 Mayıs mitingi, kitlenin slogan ve alkışlarla İstasyon Meydanı’ndan Dörtyol ağzına kadar yürümesi ile başladı. Burada polisin kurduğu barikat sonucu yarım saat slogan atan kitle daha sonra dağıldı.

Artvin: Hopa’da Eğitim-Sen, SES, Halkevi ve Gıda-İş’in düzenlediği mitinge 2 bin kişi katıldı.

Samsun: Yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı 1 Mayıs mitingi, İstasyon Pazarı’ndan Cumhuriyet Meydanı’na doğru yapılan yürüyüşle son buldu.

(Günlük basın haberlerinden derlenmiştir...)