5 Mayıs'01
Sayı: 07


  Kızıl Bayrak'tan
  1 Mayıs'ın gösterdikleri
  1 Mayıs ve sendika bürokrasisi
  İstanbul'da coşkulu 1 Mayıs!
  Sınıf ve emekçi hareketine ayna, hücre karşıtı muhalefete moral
  Yurdun dört bir yanında 1 Mayıs!
  1 Mayıs ön hazırlık çalışmaları
  Dünyada ve Türkiye'de 1 Mayıs
  Dünyada 1 Mayıs'ın gösterdikleri
  Ölüm Orucu ile dayanışma etkinikleri
  Devrimciler ölmez, devrim davası yenilmez!
  Zaferi biz kazanacağız!
  Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan, Hüseyin İnan...
  Ölüm Oruçlar'yla ilgili açıklamalar
  Mücadele Postası

  Tüm yazılar

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 

Dünyada 1 Mayıs’ın gösterdikleri


Sermayenin özellikle de son yıllarda dünya ölçüsünde işçi ve emekçi kitlelere karşı yükselttiği sosyal yıkım saldırıları, çalışan ve sömürülen kitlelerde derin bir hoşnutsuzluk, mücadele isteği ve eğilimi biriktiyor. İktisadi, sosyal ve siyasal alanları kapsayan saldırılar zinciri, dünya ölçüsünde işsizliği, yoksulluğu, eğitimsizliği, açlığı görülmedik ölçüde derinleştirmiş bulunuyor. Emekçi kitlelerin çalışma ve yaşam koşulları her geçen gün kötüleşiyor. İMF ve Dünya Bankası’nın geri ve bağımlı ülkelerde uyguladığı yıkım programları ülke ekonomilerini çökertme ve milyonları sefalete ve yıkıma sürükleme sonucu yarattı.

Kapitalizmin dünya ölçüsündeki krizi kapitalizmin anavatanı ve en zengin kıtası olan Avrupa’da da kaçınılmaz sonuçlarını yaratıyor. Emperyalist-kapitalist metropollerde de işsizlik, yoksulluk, sosyal ve demokratik hakların gaspı süreklilik kazanıyor. Kapitalizmin biriken sayısız sorunlarının çözümsüzlüğü, emekçi kitlelere acımasız bir faturaya dönüşüyor.

Öte yandan, sermayenin küresel saldırısı, dünya ölçüsünde emek cephesinin karşı direncini örgütlüyor. Dünyanın dört bir köşesinde kapitalizme karşı emekçi kitlelerin mücadeleleri yükseliyor. “Kapitalizm öldürür, kapitalizmi öldürün!” şiarları, tüm bu mücadelelerin eninde sonunda yöneleceği hedefi de şimdiden gösteriyor.

Emek ve sermaye cephesi gün geçtikçe daha açık bir şekilde karşı karşıya geliyor. 1 Mayıs 2001 yılı bunun somut bir göstergesi oldu. 1 Mayıs kutlamaları dünya çapında büyük kitlesel gösterilere sahne oldu. Bazı ülkelerde militan sokak çatışmaları biçimini aldı. İşçi sınıfı ve emekçi halk kitleleri, sermayeye karşı mücadele kararlılıklarını, temel şiarları ve özlemleriyle birlikte mücadele alanlarına taşıdı.

Kapitalizmin uluslararası karakter kazanan saldırısına karşı uluslararası ortak şiar ve talepler öne sürülüyor, mücadele eğilimi ve isteği giderek güçleniyor. Dünya ölçüsünde 1 Mayıs kutlamalarına işsizliğe, yoksulluğa, açlığa, devletlerin mafyalaşmasına, özelleştirmeye, emperyalist küreselleşmeye, sosyal hak gasplarına, siyasal baskılara ve polis devletlerinin güçlendirilmesine karşı yükseltilen şiar ve talepler damgasını vurdu. Dünyadaki 1 Mayıs kutlamaları, emek cephesindeki mücadele birikimini ortaya koymuştur. Bu birikim, giderek açık mücadele biçimlerini alacağını, gelişmelerin bu yönde seyredeceğini somut olarak göstermiştir.

2001 yılının 1 Mayıs’ı geçen yıllarla kıyaslandığında daha kitlesel kutlamalara sahne oldu. Bunun son derce doğal bir mantığı var. Sermayenin saldırıları sadece milyonlarca insanı yıkıma sürüklemiyor, aynı zamanda mücadeleye itiyor. Emekçi kitleler gün geçtikçe yığınlar halinde mücadeleye atılıyor. Mücadele dünya ölçüsünde sertleşme eğilimi gösteriyor. 1 Mayıs kutlamalarının gösterdiği temel olgulardan biri de budur.

2001 yılının 1 Mayıs’ına emek ve sermaye cephesi kendi sınıf kimliği ve çıkarları temelinde yaklaştı. Sermaye dünyası kendi icraatlarından hareketle yığınlarda mücadele eğilim ve isteğini kışkırttığını, bunun 1 Mayıs kutlamalarına somut olarak yansıyacağını görüyor ve biliyordu. Buna uygun bir tutum ve hazırlık içindeydi. Gerek yer yer “modern ve demokratik Avrupa”da gerekse de dünyanın başka bazı ülkelerinde 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı. Bunun yanında Almanya’da olduğu gibi faşist parti ve akımların gösteri yapmalarına bizzat polis koruması altında izin verildi. Ama hiçbir yerde yasaklar işe yaramadı. Onbinlerce kişi yasaklara rağmen sokaklara çıktı ve kolluk güçleriyle militanca çatıştı. Berlin bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu.

Bu yılki 1 Mayıs kutlamaları dünya ölçüsünde gerek kitleselliği, coşkusu ve militanlığıyla gerekse de geleceğe dönük taşıdığı birikim ve eğilimleriyle, “sınıf mücadelesi ve kitle hareketinin yükseleceği” gerçeğine bir gösterge oldu. Tekelci sermaye ve onun basını dünyadaki 1 Mayıs kutlamalarını mümkün ölçüde yansıtmamaya özel bir özen gösterdi. Hemen tüm TV ekranları aynı merkezlerdeki aynı görüntüleri sunmakla yetindi. 1 Mayıs kutlamalarına büyük bir sansür uygulandı. Bu elbette kitlelere “kötü örnek” olacağı kaygısından hareketle alınan bilinçli bir tutumdur. Zira sermaye “yaşanabilir tek sistem olan kapitalizme karşı” kitlelerin hoşnutsuz olmadığını, bu sistemin kitleler tarafından kabul gördüğünü, emekçilerin uysalca boyeğdiğini göstermek durumundadır. Koyu sansürün gerisinde bu kaygı ve amaçlar vardır. Dünya çapında milyonlarca işçi ve emekçinin sokağa çıktığı bir günün haberlerini üç-beş merkezle sınırlı olarak sunmanın başka bir anlamı olabilir mi?




Dünya’nın dört bir yanında 1 Mayıs coşkusu

 
Almanya:
Onlarca kentte 1 Mayıs kutlaması

Almanya’nın onlarca kenti kitlesel 1 Mayıs kutlamalarına tanık oldu. 1 Mayıs’ın kitlesel ve militan bir atmosferde kutlanacağından duyulan kaygıyla, özellikle Berlin’de “hukuk devletinin korunması ve yıpratılmaması” gerekçesiyle 1 Mayıs yasaklandı. Aynı gün NPD’li faşistler bizzat sermayenin kolluk güçlerinin koruması ve güvencesi altında yürüdü.

Berlin’de devrimci 1 Mayıs’a getirilen yasağa rağmen büyük bir anti-faşist kitle günboyu kolluk güçleriyle militanca çatışarak 1 Mayıs’ı kutladılar. DGB ve PDS’ nin aynı kente düzenlediği eylemlere ise onbinlerce emekçi katıldı.

Berlin, Frankfurt, Hamburg, Bonn, Stuttgart, Münich, Mainhaim, Düseldorf, Bremen ve daha onlarca kentte sendika, parti, kurum ve kuruluşların düzenlediği gösterilere kitlesel katılım sağlandı. Berlin ve Frankfurt’un yanısıra birçok başka kentte de Neo-Nazi faşistler gösteriler düzenledi. Polisin müdahalesi ise 1 Mayıs kutlamacılarına yönelik oldu. Özellikle de Berlin olmak üzere, bazı kentlerde polisin ve faşist çetelerin işbirliği sonucu tezgahlanan saldırılarda yüzlerce insan yaralandı. Bine yakın insan tutuklandı.

Almanya çapında 1 Mayıs’ta onbinlerce emekçinin talep ve şiarları sokaklara yansıdı.

İngiltere: Tehditler sökmedi, Londra’da binlerce kişi sokaklara çıktı

Tony Blair hükümeti, İngiltere’de bu yılki 1 Mayıs gösterilerini baştan sabote etmek ve katılımı olumsuz yönde etkilemek için, geçen yıl Londra’da yaşanan çatışmaları kullandı. Yaratılan bu gerilim ortamında kent merkezinde bulunan esnaflar vitrinlerini tahta perdelerle kapatıp çalışanlarına izin verdiler.

Başbakan Tony Blair açıktan tehditler savurdu. 1 Mayıs’ta gösteri yapmanın demokratik bir hak olduğunu, ancak geçen yıl bu hakkın şiddetle gölgelendiğini hatırlatırken, bu yıl polise geniş yetkiler verildiğini ve kendisinin de polisin arkasında olduğunu bildirdi.

Binlerce polis başta kentin merkezindeki Oxford Caddesi, parlamentonun bulunduğu bölgedeki finans kuruluşlarıyla bankaların yeraldığı City kenti olmak üzere, birçok bölgede devriye gezdi. Bu tehdit ve gövde gösterisi meydanın polisin göstericilere karşı plastik mermi ve gaz kullanacağına dair haberlerle güçlendirildi.

Bu militarist seferberliğe ve kötü hava koşullarına rağmen binlerce gösterici Londra sokaklarında küreselleşmeyi teşhir ederek 1 Mayıs’ı kutladılar. Ayrıca İngiltere’nin çeşitli şehirlerinde de yürüyüşler düzenlendi. Glasgow’da 3 bin kişi, Manchester’de 2 bin kişi, Cardiff ve Belfas’ta biner kişi, Luton’da 500 kişi eylemlere katıldı.

Fransa: Geçen yıla göre daha büyük bir katılım

Yakın dönemde kâr rekorları kıran bazı tekellerin toplu işten atma planlarını açıklamaları sonucu doğan toplumsal tepki, 1 Mayıs gösterilerine de yansıdı. Bu yıl 1 Mayıs kutlamalarına katılım geçen yıllara oranla daha kitlesel oldu. Aynı nedenden ötürü ülkenin belli başlı tüm kentlerinde ve kasabalarında düzenlenen gösterilerin ortak şiarını toplu işten atma politikasının teşhiri oluşturdu. Paris’te 25 bini aşkın bir kitle 1 Mayıs kutlamalarına katıldı.

Paris’teki gösteride Türkiye cezaevlerinde devam eden Ölüm Orucu Direnişi özel bir yer tuttu. Bazı Fransız grupların bildirilerinin ana temasını zindan direnişi oluşturdu.

Rusya: Ülke çapında 481 gösteriye 400 bin kişi katıldı

Rusya’nın çeşitli kentlerinde özellikle başkent Moskova’da düzenlenen 1 Mayıs gösterilerine onbinlerce kişi katıldı. Daha iyi çalışma ve yaşam koşulları şiarı öne çıktı. Moskova’da sendikalar, Zuganov’un Komünist Partisi ve diğer sol partiler, ayrı ayrı gösteri düzenledi. Komünistlerin düzenlediği gösteriye 20 bin, sendikalarınkine ise 10 bini aşkın kitle katıldı. Komünistlerin düzenlediği yürüyüşte Sovyet döneminin sembolleri Lenin ve Stalin posterleriyle kızıl bayraklar taşındı. Ülkenin çeşitli kentlerinde 481 gösteri yapıldı ve resmi bilgilere göre bu gösterilere yaklaşık 400 bin kişi katıldı.

Yunanistan: Hükümetin yeni saldırı politikaları protesto edildi

Atina’daki 1 Mayıs gösterileri, hükümetin yürürlüğe koymaya hazırlandığı sosyal güvenlik raporunu protesto mitingine dönüştü. Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSEE) ve Yunanistan Komünist Partisi’nin (KKE) çağrısıyla Sindagma Meydanı’nda toplanan binlerce gösterici (polis rakamına göre 12 bin) hükümetin iktisadi ve sosyal politikasını protesto eden pankartlar taşıdı, sloganlar attı. Selanik ve başka kentlerde de 1 Mayıs geniş katılımlı kitlelerle kutlandı. Mitingde Türkiye’deki Ölüm Oruçları da gündeme geldi.

Avusturalya: Emperyalist küreselleşmeye karşı büyük öfke

1 Mayıs’ta Avusturalya’da kapitalist küreselleşmeyi teşhir eden binlerce gösterici, ülkenin çeşitli bölgelerinde polisle çatıştı. Başta Sidney ve Melbourne olmak üzere ülkenin tüm kentlerinde sabahın erken saatlerinden itibaren trafik aksadı. Göstericiler Borsa binalarının ve işyerlerinin açılmasını engellemeye çalışırlarken polisle çatıştılar. Sidney’deki gösterilerde 30 polis yaralandı, onlarca gösterici tutuklandı.

Avusturya: Viyana’da 100 bin kişilik gösteri

1 Mayıs Viyana’da Belediye Sarayı’nın önünde düzenlenen bir mitingle kutlandı. Meydana toplanan 100 bin kişilik bir kitle iktidarda bulunan faşist ortaklı hükümeti protesto etti.

İtalya: Ülkeni dört bir yanında kutlamalar

Genel seçim kampanyası içinde bulunan İtalya’nın Roma, Milano, Pescara, Torino, Floranse, Napoli gibi kentleri başta olmak üzere ülkenin dört bir yanında sendikaların inisiyatifi ile düzenlenen 1 Mayıs gösterilerine katılan onbinlerce işçinin başlıca talepleri iş güvencesi, toplusözleşmelere uyulması ve hükümetin toplu işten atmalara karşı acil önlemler alınması etrafında yoğunlaştı.

İsviçre:
Zürih’te binlerce kişi polisle çatıştı

Başta Zürih, Bern, Basel ve Cenevre olmak üzere ülkenin birçok kentinde öteki yıllara oranla geniş katılımlı 1 Mayıs kutlamaları yaşandı. Özellikle de Zürih’te onbini aşkın kitlenin katıldığı yürüyüşle 1 Mayıs militanca kutlandı, saatlerce sokak çatışmaları yaşandı, çok sayıda gösterici tutuklandı.

Güney Kore: Başkent Seul’de onbinlerce gösterici

Başkent Seul’de onbinlerce gösterici (polise göre 20 bin kişi) devlet başkanı Kim Dae-Jung’un politikasını protesto etti. Göstericiler hükümet binalarının bulunduğu semtlere doğru ilerlemeye çalıştıklarında polis güçleri engellemeyi dahi göze alamadı.

Belçika: Almanya’da olduğu gibi Belçika’da da 1 Mayıs kutlamalarına gölge düşürmek için devlet faşist Flaman Vlaams Blok partisini devreye soktu. Bir yandan polis güçleriyle gövde gösterisi yaparken, öte yandan da bu partiye düzenlettiği bir yürüyüş aracılığıyla provokasyon yarattı. Anwers kentinde sol parti ve sendikaların düzenlediği mitinge 3 bin kişi katıldı.

Bulgaristan: 1 Mayıs dolayısıyla başkent Sofya’da düzenlenen yürüyüş ve mitinge 10 bini aşkın işçi ve emekçi katıldı. Kitle “İş ve ekmek istiyoruz!”, “Mafya hükümet istifa!” ve “Hırsızlar hapse!” sloganlarıyla hükümeti protesto etti.

Polonya: Başkent Varşova’da 6 bin kişi işsizliği ve iktidarı protesto ederek 1 Mayıs’ı kutladı.

Ukrayna:
Başkent Kiev’de sayıları birkaç bini bulan gösterici kitlesi, 1 Mayıs vesilesi ile Devlet Başkanı Leonid Kuçma’yı ülkeyi sefalete sürüklemekle suçlayan gösteri gerçekleştirdi.

Hırvatistan: Başkent Zagreb’te 100 bini aşkın kitle 1 Mayıs için alanlardaydı.

İran: 1 Mayıs başkent Tahran’da binlerce işçinin katılımı ile parlamento binası önünde düzenlenen mitingle kutlandı. Ayrıca başta Isfahan olmak üzere ülkenin belli başlı kentlerinde de binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi.

Çin: Pekin rejimi 1 Mayıs vesilesi ile işçilere bir haftalık resmi tatil hakkı tanıyarak ve buna “Altın hafta kutlamaları” adını vererek işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele gününü tüketimi kışkırtıcı kapitalist bir karnavala dönüştürdü. Bir hafta boyunca ülke genelinde düzenlenen etkinliklerden bazıları şöyle; başkent Pekin’deki Tiananmen Meydanı’nda göndere bayrak çekme töreni, Pekin’deki işçi stadyumunda Tayvan ve Hong Kong’dan gelen şarkıcıların katılımıyla düzenlenen konser, Şangay’da dans, bale, tiyatro ve sergi, Changqin’de kenti 50 bin saksı taze çiçeği beslemek, defileler ve pencere süsleme yarışması düzenlemek vb. Uluslararası bira şenliği, bale ve dans topluluğu gösterisi bunları tamamlıyor.

Kamboçya: Komboçya’da 1 Mayıs kutlamalarının başını tekstil işçileri çekti. Başkent Phnom Pehn’de yoğun polis önemleri eşliğinde 2 bini aşkın tekstil işçisi düzenledikleri yürüyüşle çalışma saatlerinin kısaltılmasını ve ücretlerin artmasını talep ettiler. Kamboçya’da tekstil işçileri haftalık çalışma süresinin 44 saate indirilmesini ve aylık ücretin 70 dolar olarak belirlenmesini istiyorlar.

Tayvan: Başkent Taipei’de polisin verdiği rakamlara göre 10 bin kadar işsiz ve sendikalı işçi, 1 Mayıs kutlamasını işsizliği protesto mitingine dönüştürdü. İşsizliğin hızla artmaya devam ettiği Tayvan’da göstericiler, “İşçilerin yaşamaya ihtiyacı var!” şiarına ağırlık verdiler.

Pakistan: Askeri diktatörlük 1 Mayıs’ın kutlanmasını engellemek amacıyla tüm militarist gücünü seferber etti. Muhalif ittifak tarafından Karaçi’de yapılması planlanan gösteriyi engellemek için şehir merkezine binlerce polis takviye edildi. Askeri güçler şehrin stratejik yerlerine yerleştirildi, polis kamyonları hazır beklerken, silahlı güvenlik güçleri sokak başlarını tuttu. Resmi açıklamalar 1 Mayıs için görevlendirilen polis sayısının 25 bin olduğunu belirttiler. Ayrıca 1 Mayıs yaklaştıkça tutuklama sayısı artmaya başladı. Bazı kaynaklar 2 bini aşkın sendika lideri ve işçinin tutuklandığını duyurdular.

Küba: Başkent Havana’nın Devrim Meydanı’nda toplanan onbinlerce kişi kızıl bayraklarla 1 Mayıs’ı coşkulu ve canlı bir şekilde kutladı. Enternasyonal’in söylendiği mitingte Fidel Castro bir açılış konuşması yaptı. Konuşmasında “İşgale direnelim, hiçbir hükümetin halkını satmamasını isteyelim” dedi. Eylemde kitle “İşgale hayır, halk oylamasına evet!” sloganı attı.

Brezilya: Brezilya’nın iktisadi başkenti olan Sao Paulo’da işçi partisi önderliğinde düzenlenen gösteriye onbinlerce kişi katıldı.

Venezuella: Başkenti Caracas’ta 1 Mayıs kutlamaları iki ayrı cephede yürütüldü. Devlet Başkanı Hugo Chauez yanlısı olmakla tanınan Bolivya işçi cephesi sendikası emekçi öfkesini hükümetin potasına akıtmaya çalışırken, yönetime karşı olan sendikalar ise bir başka gösteri düzenlediler.

Filistin: 1 Mayıs eylemleri Gazze ve Batı Şeria’da bir gün önce başladı ve İsrail polisinin müdahalesine maruz kaldı.

Kıbrıs:
Kuzey Kıbrıs’ta kutlanan 1 Mayıs’a 3 bin kişi katıldı. Mitingde hem Kıbrıs hem de Türkiye hükümetinin politikaları eleştirildi. İMF protesto edildi.

Endonezya:
Binlerce kişi ülkenin çeşitli yerlerinde düzenledikleri gösterilerde daha fazla demokrasi isteklerini dile getirdiler.




Berlin 1 Mayıs gösterilerine onbinlerce kişi katıldı

 
1 Mayıs Berlin’de de onbinlerce işçi ve emekçinin katılımıyla kutlandı. Almanya’daki 1 Mayıs kutlamalarından farklı olarak Berlin’deki kutlamalar uzun yıllardır ayrı bir yer tutmaktadır. ‘87’den bu yana Berlin’in çeşitli semtlerinde ayrı ayrı 1 Mayıs etkinlikleri gerçekleşmektedir.

Polisin havadan ve karadan aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında sendikaların düzenlediği yürüyüşler gerçekleşti. Türkiyeli ve Kürdistanlı parti ve örgütlerin de sürekli olarak katıldığı gösteriler Alexander Meydanı’nda birleşti. Burada yapılan mitingin ardından gösteri sona erdirildi.

Sendikaların yanısıra PDS (Almanya Sosyalist Partisi) de ayrı bir etkinlik düzenledi. Sendikaların düzenlediği etkinliklere yaklaşık 20 bin, PDS’nin düzenlediği etkinliğe ise 7 bin civarında işçi ve emekçi katıldı.

Berlin’de 1 Mayıs’a dönük faaliyetlerimiz oldukça dikkat çekti. Görsel açıdan ve içerik bakımdan ilgi çeken Türkçe ve Almanca afişlerimiz ve pullarımız (“Sosyal hakların gaspına, ırkçılığa ve faşizme karşı eşitlik, özgürlük ve sosyalizm için 1 Mayıs’ta mücadele alanlarına!”) Berlin’in dört semtinde yaygınca kullanıldı. Partimizin 1 Mayıs’a, Ölüm Orucu’na ilişkin yayınlamış olduğu “Son sözü direnenler söyleyecek!” başlıklı bildiri ve ölüm orucu şehidi, Partimizin kurucu üyesi Hatice Yürekli yoldaşa ilişkin bildirisi de aynı yaygınlıkta dağıtıldı. Yürüyüş kortejimizde ise Habip, Ümit ve Hatice yoldaşlarımızın dövizlerini taşıdık (Sermayenin saldırılarına karşı mücadele alanlarına! /TKİP), Almanca pankartımızın arkasında yaklaşık 50 kişiyle yürüdük. BİR-K#146;ın da 1 Mayıs öncesinden cezaevlerine ilişkin olarak yaygın pullama yaptığı gözlendi.
1 Mayıs yürüyüşünden sonra her yıl geleneksel olarak kutlanan şenliğe bu sene yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Biz de yürüyüş sonrasında bu şenliğe katıldık. Şenlikte yapılan konuşmaların bir bölümünü Türkiye cezaevlerinde sürmekte olan Ölüm Orucu Direnişi oluşturdu. Etkinlikte yaygın bildiri ve gazete dağıtımı gerçekleştirdik.

Berlin’de diğer etkinlikler...

1987 yılından beri Berlin’de adı “Devrimci 1 Mayıs” olan yürüyüşler gerçekleşiyor. Bu yürüyüşlerde her yıl yaklaşık 10 binin üzerinde katılım oluyor ve irili ufaklı çatışmalar yaşanıyor. Son iki yıldan beri ise Berlin’in faşist İçişleri senatörü Werthebach ve Berlin polis şefi Saberschinsky’nin provokasyonları sonucu sert çatışmalar yaşanmaktadır. ‘99 yılında Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’in anma yürüyüşünü yasaklayanlar da aynı kişilerdi.

Otonom ve anti-faşistlerin düzenleyeceği bu yılki “Devrimci 1 Mayıs” gösterisinin yasaklandığı günler öncesinden açıklanmıştı. Sol çevrelerin yürüyüşlerini yasaklayan ve başta Berlin olmak üzere Almanya’nın birçok şehrinde Hitler artıklarına (NPD) yürüyüş izinleri veren bu aynı faşist zihniyet çeşitli çevreler tarafından sert şekilde eleştirildi.

Berlin günler öncesinden polis ablukasına alındı ve devlet terörüne sahne oldu. Resmi rakamlara göre sözde 9 bin polis gücü 1 Mayıs’ta çıkacak olayları engelleyecekti! Engellemek bir yana, polisin provokasyonu ve saldırısı sonucu son yılların en büyük çatışması yaşandı. 180 civarında tutuklama oldu ve birçok yaralı gösterici var. Göstericiler gecenin geç saatlerine kadar polisle çatıştılar.

Ayrıca Berlin’in başka bir semtinde polis koruması altında gerçekleşen ve 900 civarında faşistin katıldığı gösteriyi engellemek isteyen birçok anti-faşist polis tarafından tutuklandı.

Berlin’de bu kuşatma niye?

Birincisi, Berlin’de genel olarak geniş bir sol potansiyel sözkonusu. Bu potansiyelin azımsanmayacak bir bölümü, örgütsüzlüğüne, dağınıklığına ve iktidar perspektifinden yoksunluğuna rağmen düzene karşı radikal bir tutum içinde. Polisin bütün saldırılarına karşı ‘87 yılından beri bu potansiyel dağıtılamamıştır. Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’da yaşanan çöküşün ardında bir durgunluk yaşasa da, son yıllarda yeniden güçlenmiştir.

İkincisi ve önemli olanı ise, her bakımdan tam bir polis devleti olan Alman devletinin önümüzdeki süreçte yaşanacak toplumsal olayları bastırmak için bu türden gösterileri provoke edip kendini eğiterek yapılandırmasıdır. 1 Mayıs öncesinden Berlin’e yığdıkları it sürüleriyle sokaklar abluka altına alınmış, şehirde gelişi güzel kimlik kontrolleri yapılmıştır.. Bir başka olgu ise bu tür eylemler bahane edilerek bedel ödenerek kazanılmış yürüyüş ve gösteri haklarında kısıtlamalar yapmaktır.

Son olarak söylenecek şudur, yasaklamalara ve tam donanımlı 9 bin polis gücünün yanısıra panzer, tazyikli su sıkma araçları, helikopterler vb. gibi her türlü araca rağmen, bu gösteri 10 bin civarında bir kitlenin katılımıyla militanca gerçekleştirilmiş ve yasak delinmiştir. Çatışmalar geceyarısına kadar sürmüştür.

Gösterilerde toplam 616 kişi tutuklanmış, çok sayıda göstericinin yanı sıra 160 civarında polis yaralanmıştır.

TKİP taraftarları/Berlin




Almanya Siegen'de 1 Mayıs...

Devrimci tutsakların direnişini
1 Mayıs kutlamalarına taşıdık


Almanya'nın Siegen şehrinde uzun yıllardan beri süregelen geleneksel "Kızıl 1 Mayıs" kutlamaları, bu yıl daha önceki 1 Mayıs kutlamalarına nazaran daha canlı geçti.

Almanya Sendikalar Birliği’nin (DGB) 1 Mayıs'ı amacından iyice uzaklaştırıp, merkezi alanlarda kutlanması gereken 1 Mayıs'ı kitlelerden tamamen uzak, ulaşımı zor olan bir fabrikanın otoparkında kutlamak istemesi ters tepti. Bu tutum, Ulaşım İşçileri Sendikası’nın (ÖTV) da Kızıl 1 Mayıs kutlamalarına destek vermesine neden oldu.

Türkiyeli devrimciler bu yıl geçmiş yıllara göre daha canlı ve aktiv bir şekilde Kızıl 1 Mayıs kutlamalarında yer aldılar. Bu, devrimci tutsakların onurlu direnişinin sağladığı etki ve Siegen Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Komitesi’nin uzun süreden beri yürüttüğü bu yöndeki çalışmanın bir sonucuydu.

Komite olarak önce DGB’nin düzenlemiş olduğu toplantıda bildirilerimizi dağıttık. Ardından Kızıl 1 Mayıs yürüyüşüne, Almanca "Yaşasın devrimci tutsakların izolasyona karşı onurlu direnişi" sloganı yazılı pankartımızla katıldık. Daha sonra, miting alanında, Almanca ve Türkçe olarak komitemiz adına konuşma yapıldı. Miting alanında bilgilendirme amaçlı standımızı kurduk. Almanca ve Türkçe olarak hazırladığımız bildirileri dağıttık. Türkiyelilerin ve Almanların standımıza ilgisi büyüktü.

2 Mayıs tarihli yerel gazeteler, bu 1 Mayıs'a Türkiye'deki cezaevleri direnişinin damgasını vurduğunu da belirttiler.

Siegen Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Komitesi




Paris’te 1 Mayıs’a 25 bin kişi katıldı


Bu yılki 1 Mayıs yürüyüşü Paris’in ünlü Republique meydanında başladı. Sendikaların düzenlediği bu yürüyüşe yaklaşık 25 bin kişi katıldı. Her yıl olduğu gibi Fransız işçilerinin yanısıra diğer yabancı ülkelerden katılan çok sayıda işçi vardı. Bu yabancıların çoğunluğunu Türkiye’liler ve Kürdistan’lılar oluşturuyordu.

Biz TKİP taraftarları olarak çok sayıda Türkçe ve özellikle Fransızca bildiri dağıtmaya önem verdik. Ve Fransızların bizim bildirilere ilgi gösterdiğini gördük. Bazı örgütler cezaevleri konusunu işleyen bildiriler dağıttı, Fransız kamuoyunun dikkatini bu konuya çekmek için. Bizim kortejimizde Hatice Yürekli’nin fotoğraflarının yanında, cezaevleriyle ilgili Fransızca dövizler taşındı.

Ayrıca Fransa’nın Brötanya bölgesindeki yürüyüş, Hennbont kasabasında gerçekleşti. Buradaki TKİP taraftarları, düzenlenen yürüyüşe Fransızlarla birlikte katıldılar. Türkçe ve Fransızca çok sayıda bildiri dağıtıldı. Bu bildiriler de aynı şekilde Fransızlar tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

TKİP taraftarları/Paris




Köln’de 1 Mayıs


Köln’de 1 Mayıs Alman Sendikalar Birliği’nin çağrısıyla gerçekleştirildi. Alman Sendikalar Birliği’nin “İşletmelerde daha fazla birlikte oy hakkı” talebi ile yaptığı yürüyüş ve mitinge 3 bine yakın işçi ve emekçi katıldı.

Biz Köln’de partimizin ve yurtdışı örgütümüzün 1 Mayıs çağrılarını emekçi semtlerinde ve Ford Fabrikası’nda dağıttık. Ayrıca partimizin pul ve afişlerini yaygın bir şekilde kullandık.

Sermayenin saldırılarının teşhir edildiği ve işçilerin mücadeleye çağrıldığı 1 Mayıs çalışmalarında, Türkiye ve dünya devrim mücadelesinin kilometre taşı olan zaferi şimdiden kazanan tutsakların şanlı direnişi ve partimizin kurucu üyesi başeğmez komünist Hatice yoldaşa ait olan “Yaşamı köleleştirilmiş milyonlarca işçi ve emekçi için direniyoruz!” başlıklı bildiriyi dağıttık.

Katılımın istediğimiz gibi olmadığı yürüyüşte devrimci gruplarla beraber 1 Mayıs ve tutsakların direnişi ile ilgili coşkulu sloganlar atarak alana girdik.

Alanda DETUDAK’ın 1 Mayıs kutlamaları için hazırladığı tutsaklarla dayanışma ve Avrupa kamuoyunu desteğe çağıran mesajını okuduk. Ayrıca alanda çok sayıda işçi ile sohbet ederek Kızıl Bayrak sattık.

TKİP taraftarları/Köln




Bielefeld: Ağırlığı Türkiyeli kitle oluşturuyordu


Bielefeld’de 1 Mayıs yürüyüşü için toplanma yeri DGB önü olarak belirlenmişti.Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Platformu olarak geçen sene olduğu gibi ortak kortej oluşturduk. Platform dışındaki DİDF ayrı bir kortejle katılırken, DGB ve İG Metal kortejleri oluşturulmuştu.

Katılımın geçen seneye göre daha fazla olduğu gözleniyordu. Binbeşyüzün üzerinde bir katılım gerçekleşti. Türk ve Kürt kitlesi katılımın ağırlıklı bölümünü oluşturuyordu, binin üzerinde bir Türkiyeli kitle katıldı.

Sendikaların katılımı zayıftı. Yürüyüş mesafesi oldukça kısa olmasına rağmen hızlı bir biçimde yüründü ve bizlerin alana gelmesi daha tamamlanmadan konuşmalar başlamıştı. Çok kısa sürede miting bitirildi.

Türkiye cezaevlerinde yaşanan son sürece ilişkin konuşma yapma talebimiz tertip komitesi tarafından çeşitli gerçekçelerle geri çevrildi. 1 Mayıs kutlaması daha çok bir bahar festivali havasına büründürüldü.

Bir-Kar/Bielefeld




Frankfurt’ta 1 Mayıs

Neo-nazilere öfke, zindan direnişiyle dayanışma


Frankfurt’taki 1 Mayıs kutlamasına yerli ve yabancı yaklaşık 8 bin kişi katıldı. Biz de az çok tatminkar bir katılım gerçekleştirdik.Yürüyüş’te Türkiyeli devrimci grupların kortejleri peşpeşe sıralanmıştı. En önde DETUDAK pankartı vardı ve bir blok görünümündeydi. Partimiz dahil, Türkiyeli devrimci parti ve örgütler yol boyunca 1 Mayıs’a ilişkin sloganların yanısıra, Ölüm Orucu Direnişi’ne ilişkin sloganlar da haykırdılar. Özellikle alana girişte bu yönlü sloganlarımızı daha gür bir biçimde attık. DGB temsilcisi bir sendikacı bu duruma, “Türkiyeli sınıf kardeşlerimiz ve devrimciler bize her zaman güç veriyorlar. Alman işçi sınıfı Türkiyeli devrimci kardeşlerimizi ve hapishanelerdeki direnişi desteklemek görevi ile yükümlüdür” mealinde sözlerle hayli anlamlı bir karşılık verdi. DGB görevlisi sendikacı dostumu bu tutumunu alkışladık ve hep birlikte Almanca olarak “Yaşasın enternasyonal dayanışma!” sloganını haykırdık.

Mitingde DGB’den bir sendikacı ve gençlik sorumlusu birer konuşma yaptılar. Yapılan konuşmaların ardından aynı saatlerde neo-nazilerin kentin başka bir yerinde gösteri yapmak için hareketlendikleri tüm kitleye duyuruldu. 1 Mayıs kutlamalarını provoke etme amaçlı olan ve polisle işbirliği halinde palanlanan bu gösterisiyi engellemek için o tarafa yönelme çağrısı yapıldı. Bu çağrı Türkiyeli ve Alman güçler tarafından sahiplenildi ve o tarafa doğru yürüyüşe geçildi.

Daha ilk andan itibaren polisin engellemeleriyle karşılaştık. Buna rağmen yer yer polis barikatlarını aşmayı başardık. Polisin yığınak yaptığı anlarda, polisle kıyasıya bir çatışmaya girildi. Gözaltına alınmak istenen bir çok göstericiyi polisin elinden almak için yoğun çaba sarfettik. Buna rağmen birçok gösterici gözaltına alındı. Değişik kollardan sürdürülen neo-nazilerin gösterilerini engellemeye dönük bu çabalarımız yine de etkili oldu. Neo-naziler istediklerini yapamadan karanlık inlerine geri döndüler. 1 Mayıs göstericileri olarak bizler ise militan bir ruhla polisle kıyasıya bir kavganın içine girmenin yol açtığı mutlulukla yeniden 1 Mayıs alanına geri döndük.

TKİP taraftarları/Frankfurt




Almanya/Nürnberg’de 1 Mayıs...

Alman emekçilerine
zindan direnişinin sesini taşıdık...


bir Mayıs kutlaması oldu. DGB (Alman Sendikalar Birliği) tarafından organize edilen işçi ağırlıklı 1 Mayıs, bir de Alman anti-faşistlerinin organize ettiği “Kızıl 1 Mayıs”. Bizler Nürnberg BİR-KAR olarak DGB ile yürüdük.

DGB’nin eylem öncesinde yaptığı toplantıların birinde, cezaevleri konusundaki duyarsızlıklarını eleştirdik. Onlar da bu eleştiriye hak verdiler. Ön hazırlık sürecinde, 1 Mayıs çağrı bildirilerimizi dağıttık, Almanca-Türkçe pul ve afişlerimizi kullandık.

DETUDAK Nürnberg bileşenleri (S.Y. Kızıl Bayrak, Atılım ve Kurtuluş) olarak, DETUDAK pankartı altında, Almanlardan sonra en önde yürüdük. Ölüm Orucunu konu alan dövizler taşıdık, slogan ve şiarlarımızı haykırdık, marşlarımızı söyledik. Ortak tavrımız ve birlikte hareket etmemiz kitle üzerinde de iyi bir etki yarattı.

6 bin emekçinin katıldığı eylemde en canlı ve coşkulu kortej DETUDAK’ındı. Arkamızda bir grup EMEP’li vardı. Ölüm Orucu ile ilgili attığımız slogana ne eşlik ettiler, ne de kendileri bu konuda bir tek slogan attılar. Anlaşılan bu sorun onları hiç ilgilendirmiyordu.

Miting alanında standımızı açtık. BİR-KAR olarak bir de kültür programı sunduk. Almanca-Türkçe, Nazım’ın “Kalbim” ve “açlık grevinin 5. günü” şiirini okuduk. Ölüm Orucu direnişçileriyle dayanışmayı yükseltmenin şu anın en önemli görevi olduğunu vurguladık. Almanca “İzolasyon ölümdür, işkencedir!”, “Bütün politik tutsaklara özgürlük!” Türkçe “Devrimci tutsaklar onurumuzdur!” sloganlarıyla kültür programımızı bitirdik.

BİR-KAR/Nürnberg




İsviçre/Basel’de 1 Mayıs...

Türkiye’li devrimci tutsaklarla
örnek ve coşkulu enternasyonal dayanışma


Bu yıl bir Mayıs Basel’de her yıl olduğu gibi Sendikaların çağrısıyla yapıldı. Geçen yıllara oranla geniş bir katılımın olduğu 1 Mayıs bu yıl oldukça çoşkulu idi. Yıne geçen yıllara oranla bu yıl hatırı sayılır bir gençlik kitlesinin oluşu dikkate değerdi.

Biz TKİP’li komünistler 1 Mayıs öncesinde Almanca-Türkçe propaganda materyelleri ile yaygın bir çalışma yürüttük. 1 Mayıs’ın yanısıra ÖO şehidimiz Hatice Yürekli yoldaşa ilişkin parti bildirisi de propaganda materyallerimizin bir parçasıydı. Ön hazırlık çalışmaları kapsamında İsviçreli devrimci dostlarımız da Türkiye’deki Ölüm Orucu Direnişini işleyen afişlemeler yaparak. önemli ve örnek bir enternasyonal dayanışma sergilediler.

Bizler bu 1 Mayıs’a, İsviçreli devrimci dostlarımızla önceden aldığımız kararlar doğrultusunda katıldık. İsviçre Devrimci İnşa Örgütü, TKİP ve MLKP olarak ortak yürütme kararı almıştık. Eylemde TKİP flamasının yanısıra, Almanca hazırladığımız “Kapitalizm, baskı, sömürü ve barbarlık demektir!” yazılı ve TKİP ve İsviçre Devrimci İnşa Örgütü imzalı pankart taşındı. MLKP’li dostlar da pankart ve dövizleriyle aynı kortej de yer aldılar. Yine önceden aldığımız karar doğrultusunda, ayrı ayrı kortejler yerine karışık bir kortej oluşturuldu. Bizler İsviçreli dostlarımızın, onlar ise yer yer bizim pankartlarımızı taşıdılar.

İsviçreli devrimci dostlar hatırı sayılır genç bir kitle ile katılmışlardı. DETUDAK adına hazırlamış olduğumuz Almanca konuşma yol boyunca aralıklarla okundu. Daha önceden hazırlanan güçlü ses cıhazlarıyla sesimizi daha geniş kesimlere duyurma fırsatı bulduk. Üzerinde sermaye, gericilik, yabancı düşmanlığı, faşizm vb. yazılı olan siyah bir tabut hazırlamıştık. Yürüyüş boyunca ses cihazlarının olduğu araba üzerinde taşınan tabut, miting alanına gelindiğinde sloganlar eşliğinde yakıldı.

Yürüyüş öncesi İsviçre Devrimci İnşa Örgütü’nün yanısıra sendikalarla da dialoga girerek, cezaevlerindeki Ölüm Oruçları’nı işleyen ve devrimci tutukluların taleplerini dile getiren bir konuşmanın yapılmasını talep ettik. Bu isteğimiz olumlu karşılandı ve ilk konuşmanın bunu işlemesine karar verildi. Sendika başkanı verdiğimiz bilgiler doğrultusunda bir konuşma hazırladı. Bizim tarafımızdan düzeltilen konuşma, sendika başkanı tarafından miting alanında bizzat okundu. Devrimci tutukluların taleplerinin derhal yerine getirilmesini isteyen konuşma, katılımcı emekçiler tarafından büyük bır coşkuyla alkışlandı. Konuşmada, 19 Aralık saldırısında katledilenlerin yanısıra Ölüm Orucu şehitlerinin de sayısı hatırlatılarak, dünyanın bu zulme sessiz kalmakla ortak olduğu hatırlatıldı. Konuşmada ayrıca Nisan ayının başında DETUDAK olarak Türkıye’ye gönderdiğimiz hein izlenimleri dile getirildi (sözkonusu heyette sendikayı temsilen bir avukat da vardı). Türkiye’li devrimci tutsaklarla sergilenen dayanışmanın yanısıra çalınıp söylenen Enternasyonal marşı, Basel’deki eyleme apayrı bir devrimci enternasyonal hava kattı.

Konuşmanın bitiminde sendika başkanının isteği ile, siyasi tutsakları temsilen bir yoldaşımız sahneye çıktı ve bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Dört bin civarında bir emekçi kitlenin katıldığı 1 Mayıs, yürüyüş sonrası açık havada organize edilen Şenlik’le akşam saatlerine kadar sürdü.

Bu yıl İsviçre’de 1 Mayıs Basel’in yanısıra Cenevre, Lugano ve Zürih’te de kutlandı. Zürih’te eyleme 10 bin civarında büyük bir kitle katılımı oldu. Yürüyüşte polis kitleye saldırdı ve onlarca insanı tutukladı. Yürüyüş boyunca polis provokatif bir tutum takındı. Eylem öncesinde Zürih şehir yöneticileri, yürüyüşte bir konuşma yapacak olan Filistinli bir bayanı bahane ederek yürüyüşü yasaklamayı bile tartışmışlardı.

TKİP taraftarları/Basel




İsviçre/Cenevre’de 1 Mayıs

Tutsaklarla dayanışma etkinlikleri
eylemde önemli bir yer tuttu


Bölgemizde 1 Mayıs için, materyallerimiz elimize ulaşır ulaşmaz hemen yoğun bir çalışma temposuyla işe başladık. Çalışmada kullandığımız bildiriler çok çeşitliydi. 1 Mayıs’a ilişkin partinin ve yurtdışı örgütünün bildirisi, Hatice Yürekli yoldaşın özgeçmişi ile ilgili parti bildirisi, ölüm orucuyla ilgili partinin ve yurtdışı örgütünün bildirisi.. Tüm bu bildirileri yaygın bir şekilde dağıttık

1 Mayıs’a iki gün kala, şehrin merkezi yerlerini afişlerimizle donattık. Eylemin başlama noktaları ile yürüş güzergahı boyunca, son olarak da 1 Mayıs alanını afişlerimizle süsledik.

1 Mayıs’la ilgili el ilanlarını yaygın bir şekilde kullandık. Aynı konulu Fransızca bildiriyi 2500 adet dağıttık. Bildirileri 1 Mayıs’tan bir gün önce Filistinliler’in organize ettiği bir toplantıda ve 1 Mayıs günü yaygın bir şekilde dağıttık.

1 Mayıs alanında stand açıp BİR-KAR imzalı broşürlerimizi yaklaşık 300 adet sattık. Bildirilerimiz ve broşürlerimiz hayli ilgi gördü. Ve bu yılki 1 Mayıs faaliyetimizin eksenini cezaevleri ve Ölüm Orucu Direnişi’ni öne çıkaracak tarzda örgütledik.

İçinde İsviçreliler’in de yeraldığı Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Komitesi adına üç pankart hazırladık. Pankartlarımızın birinde, 19 Aralık operasyonunu gerçekleştiren faşist Türk devletinin katlettiği 28 devrimci tutsağın resimleri yer alıyordu. Bu pankartın altına, “Türk devleti siyasi tutsakları, insanlığın geleceğini ve demokrasiyi katletti” yazılıydı. İkinci pankartımıza, ölüm oruçlarında şehit düşen 20 siyasi tutsağın resimlerini yerleştirdik. Bu pankartın altında ise “Ölüm Orucu direnişçileri halkların ve işçilerin özgürleşmesi için direniyorlar” yazılıydı. Üçüncü pankarta ise, “Türk devleti tarafından işçilerin, emekçilerin, yaşamının hücreleştirilmesine karşı siyasi tutsaklar mücadele ediyorlar” yazısı yer alıyordu.

Mitingde Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Komitesi adına bir konuşma yapıldı ve ölüm orucu şehitlerinin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Ardından uluslararası katılımla oluşturulan koro Enternasyonal’i söyledi. Komitemizin hazırlamış olduğu, süreci işleyen ve ölümlere karşı devletin duyarsızlığını teşhir eden bir bildiriyi de geniş kitlelere dağıttık.

Mitinge yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Katılımın düşük olmasında havanın yağışlı olması ve 1 Mayıs’ın hafta içine denk düşmesi etken oldu. Sonuç olarak bizler bu yılki 1 Mayıs’ın, faaliyetimiz ve pratik etkimiz açısından başarılı olduğunu düşünüyoruz.

TKİP taraftarları/Cenevre




Hollanda/Rotterdam’da 1 Mayıs


Dünyanın gelişmiş kapitalist ülkelerinden biri olan Hollanda’da 1 Mayıs resmi tatil olarak tanınmıyor. Ne sendikalar ve partiler ne de demokratik kurum ve kuruluşlar, 1 Mayıs’ın resmen tanınması için ciddi bir mücadele yürütülüyorlar.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Rotterdam 1 Mayıs komitesinin yaptığı ön hazırlık çalışmasıyla 1 Mayıs çeşitli uluslardan bine yakın kişinin katılımıyla gerçekleşti. Çeşitli konuşmalar yapıldıktan sonra müzik grupları dinleti sundular. Daha sonra yürüyüş başladı. Polis yoğun güvenlik önlemi almıştı. Yürüyüş boyunca 1 Mayıs sloganların yanısıra, Türkiye zidanlarında sürmekte olan Ölüm Oruçlarıyla ilgili sloganlar da yoğun olarak atıldı. Kortejlerimizde Türkçe, Kürtçe ve Hollandaca sloganları gür sesle haykırdık.

Bizler TKİP taraftarları olarak, Hollandaca 1 Mayıs (merkezi ve yurtdışı örgütü) bildirilerimizin yanısıra, zindan direnişiyle ve Ölüm Orucu şehidimiz Hatice Yürekli yoldaşla ilgili bildirilerimizi de yaygın bir şekilde dağıttık.

TKİP taraftarları/Hollanda