09 Mart '02
Sayı: 09 (49)


  Kızıl Bayrak'tan
  8 Mart'ın tarihsel anlamı ve güncel çağrısı
  Amerika Ortadoğu'dan defol!
  Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!
  İşsizliğe çözüm sermayeden beklenemez
  Kürt halkını manevi yönden tümüyle bitirmek istiyorlar
  ABD tekellerine taşeronluk, sömürüde serbestlik!
  Sendikal ihaneti boşa çıkaralım!
  Eğitim-Sen Genel Kurulu ...
  "Emeğin korunması" uğruna mücadelenin anlamı ve önemi
  Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü coşkuyla kutladık
  Lenin'le kadın sorunu üzerine
  "Kadının asıl amacı sosyalizmi kurmak olmalıdır"
  Pişmanlık yasası!..
  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün düşündürdükleri...
  Afganistan'da başsız dolaşan gövdeler!
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Afganistan’da başsız dolaşan gövdeler!
Ve en iyi ihraç ürünümüz Mehmetçik!

George Soros, İstanbul’a gelip, TESEV Başkanı Can Paker’in evinde akşam yemeği yerken ünlü Türk gazetecisi köşe yazarlarına ve ertesi gün de Türkiye’nin Harvard Üniversitesi olacak diye kurulan Sabancı Üniversitesi’nde öğrencilere yaptığı konuşmada; “Sizin en önemli ihraç ürününüz Mehmetçiğinizdir (ordunuzdur)...” diye altın akıllar verirken Afganistan’da gövdeler başsız dolaşıyordu.

Kaderin tesadüfü...

Ya da raslantının böylesi...

Afganistan’da başsız gövdeler ve Soros’un en iyi ihraç ürünümüz ordu(!) üzerine görüşleri aynı güne rastgeliverdi. Dünya finans sisteminin sihirbazı, dünya borsalarının Simbad’ı, İngiliz ekonomisinde olacakları İngiliz Merkez Bankası’ndan daha önce görebilen, Malezya’da patlayacak krizi Malezya Başbakanı’ndan önce kestirebilen, Rusya’da olacak yüksek devalüasyonu Rusya Başkanı’ndan önce sıfır yanılgı ile tahmin edebilen ve bir gecede servetini 2 milyar dolardan 5 milyar dolara çıkarabilen uluslararası para spekülatörü George Soros, dünya ölçüsünde çok çok önemli adam! (...)

George Soros’un 1992 yılı eylül ayında 2 milyar dolar nakit serveti vardı. Korkmadı, çekinmedi, ürkmedi, 8 milyar dolar da yüksek faizli kredi buldu, İngiliz Sterlini borçlandı, gitti bunlarla dolar aldı. Ve olacakları bildi, İngiliz Sterlini aşağıya gitti, dolar yukarıya. George Soros bir gecede servetini 5 milyar dolara çıkarıverdi. ...

Rusya’da da oynadı ve “Rusya’da devalüasyon olacak’’ dedi... Rusya’da devalüasyon oldu, yine büyük kazandı. Herkes “Asya kaplanları, Asya büyüme mucizesi...’’ diye içi kof övgüler dizerken Soros, Asya krizinin patlayacağını önceden gördü. Malezya’da büyük oynadı. Asya krizi patladı, yine büyük kazandı. Malezya Başbakanı, Soros’u suçladı ve “Yaptığı spekülasyonla krizi çıkartan ve bizi bir gecede yoksullaştıran adam Soros’dur...’’ diye dünya ajanslarına açıklamalarda bulundu... (...)

İşte Soros özetle bu...

Yüzlerce beyinle çalışıyor.

Onun şirketi girdiği borsalarda, yaptığı yatırımlarda dolar üzerinden ortalama yüzde 14 kazanıyor. Soros’un şirketinden sonra en kazançlı olanlar yüzde 4-5’le yetinip onun arkasında nal topluyorlar.

Türkiye’ye çağrıldı.

Canlı ve sağlıklı!

İçten ve yürekten!

Konuşturuldu...

Ve “Sizin özel sektörünüzün, işadamı becerinizin, ekonomik programlarınızın saptadığı hedeflerle ürettiğiniz ürünlerin rekabet gücü ve dış piyasalarda satış şansı fazla yok. Sizin en iyi ihraç ürününüz ordunuz...’’ diye midelere taş gibi oturan bir görüş ortaya atıverdi. Soros’un bu görüşünün gazetelerde, TV’lerde Türkiye halkına pompalandığı gün Tuncay Özkan, yazısında Afganistan’da başsız dolaşan gövdeleri anlatıyordu.

Bir Asya vahşeti!

Akla gelemez cinnet!

Afganistan’da ABD askerinin desteğiyle zafer kazanmış gibi görünen Afganlı yenmişler, Talebanlı yenilmiş esirleri meydanda topluyorlar. Bir tören havasında, şölen havasında ateş yakıp, ateşin üzerine sac ekmeği pişirmeye benzer kalın ve büyük lehvaları koyuyorlar. Ateşin üzerinde bu lehvalar, ısınıyor, ısınıyor, kıpkırmızı kor haline geliyorlar. Ve yenmişler, yenilmişlerin kesik başlarını kor haline gelmiş sacın üstüne bastırıyorlar.

Boyundan kesildiği bölge kızgın sacla dağlandığı için kesik başın beyni bir süre çalışmaya devam ediyor ve olanı biteni de görüyor.

****

Kesik başlar ne görüyor?

Kendi gövdelerinin boynundan kesilen diğer ucu da kızgın sacla dağlandığı için, vücuttaki kan bir süre dolaşmaya devam ettiğinden, başsız gövdeler titrek adımlarla, şuursuzca üç beş adım yürüyorlar. Gidip duvara çarpıp yıkılıyorlar. Ve yenmişler, bu vahşetle ortaya çıkan görüntüye katıla katıla gülüyorlar.

Başsız gövdeler yürüyor.

Kesik baş onu görüyor.

Yenmişler de kahkahayla gülüyor.

Afganistan toprağında yenilmişlerde yenmişlere karşı durdurulamaz, dindirilemez, dozu kestirilemez bir irinli kin birikiyor. Ve bu kinlenmiş toplumda çıkacak çatışmaları önlesin diye Mehmetçik oraya çekilmeye çalışılıyor. Çok bilmiş Soros da “Sizin en iyi ihraç ürününüz ordunuzdur...’’ diye akıl öğretiyor.

İşadamları...

Köşeleri, adları büyük gazeteciler...
TESEV başkanları...

TÜSİAD Yönetim Kurulu üyeleri...

Soros’un, “Sizin işadamı beceriniz, holdingleriniz, bankalarınız, özel sektörünüzün üreteceği ürünlerin dünya pazarlarında satma şansı, Mehmetçiği para karşılığı ihraç etme şansınızın yanında çok daha zayıftır...’’ diye özetlenecek sözlerini hayran hayran dinliyorlar.

Keskin dikkat isterim!

Ve şu soruya cevap beklerim:

Askeri para karşılığı satmak bir iş dehası mıdır? Şeytana taş çıkartacak bir kurnazlıkla yeni bir ticari ürünü piyasaya sürme becerisi midir? Yoksa koynunu para karşılığı erkeklere açan kadınların yaptığı işe verilen ad mıdır?

(Necati Doğru, Cumhuriyet, 7 Mart ‘02)



“İhraç ürünü ordu,
kan parası isteyen siyaset...”

George Soros Amerikalı para fonlarını idare eden bir spekülatör. Borsa ve para oyunları üzerinde dünyanın önde gelen birkaç adından biri. Elinin altındaki fonların büyük kısmının CIA kontrollü olduğu söylenir. Vakfı var. İlişkilerinde kullanacağı kimseleri, bu vakıf aracılığıyla iyi seçer. İmajını ve gelecek planlamalarını bu vakıf aracılığıyla kurduğu ilişkilerle belirler. Amerikan yönetiminin önemli ekonomik kozlarından biridir. Soros geçen haftayı Türkiye’de geçirdi. İstanbul Hilton Oteli’nde kaldı. Aynı günlerde Devlet Bakanı Kemal Derviş de oteldeydi. Soros ile Derviş buluşup Türkiye ekonomisini ve geleceğini de tartıştılar. Soros kadar ünlü bir para sihirbazını Derviş, Amerika’dan tanıyordur nasıl olsa. İyi şeyler de konuşmuşlardır.

İhraç malı ordu

İşte bu Soros, Sabancı Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada inanılmaz şeyler söyledi. Dedi ki: “Türkiye’nin en iyi ihracat ürünü ordusudur.” Bunu biz bize konuşurken bile dile getiremeyiz. Ama Soros apaçık ifade etti. Bunları ben söylesem DGM’deydim şimdi.

Soros aslında Amerika ve gelişmiş ülkelerin Türkiye’ye bakış açısını dosdoğru, net bir biçimde ortaya koydu. Bunun altını çizip Türkiye’de herkesin Afganistan olgusunu ve başımıza gelecek bela olan Irak savaşını, bu pencereden iyi değerlendirmesi gerekiyor.

Soros’un ifade ettiği olay, Türkiye’nin askeri gücünün ve kalitesinin Amerika ve Batı için vazgeçilmez olduğudur. Türk, asker olarak savaşçıdır, ölür, öldürür, anlaşmalarına bağlıdır, NATO nedeniyle Batı standartlarına uygundur ve en önemlisi Amerika ve Batı’nın bugün işgal etmek istediği toprakları, ilişkileri, halkları en iyi Türk askeri bilir. (...)

Şimdi durup düşünelim. Soros’un ifade ettiği ve Batı’nın bakış açısını gösteren açıklama doğru doğru olmasına da, bu ihraç ürününü biz neden kendimiz adına değil de onlar için kullanacakmışız bunu anlamadım. Bu sözler aslında Türkiye’nin ekonomik olarak, siyaset olarak ne kadar köşeye sıkıştığının da göstergesi. Soros Türkiye devletini şirket mantığına göre değerlendiriyor. Batık bir şirket. En iyi ürün ordu, o zaman onu ihraç etsin diyor. Ücreti neyse veririz havasında. Oysa devletleri devlet yapan en önemli göstergelerin başında asker düzenini, vergi düzenini ve para düzenini kendilerinin belirlemesi ilkesi gelir. Bugün Soros’un ifade ettiği olay, aslında devlet olarak başkalarının gözünde nasıl göründüğümüzün resmi aynı zamanda.

Afganistan’da Amerikan askeri olabilir, çünkü ulusal çıkarları öyle gerektiriyor. Peki ama Amerikan ulusal çıkarları için bizim Mehmetçik oralarda ne yapacak? Orada ölenlerin adını nasıl koyacağız? Vergi ve para politikalarımızı IMF, Dünya Bankası belirliyor. Peki asker politikalarımızı da onlara mı bırakacağız? Ordumuzu ihraç ürünü olarak mı değerlendireceğiz? Vatandaş çok, oralarda ölsün, karşılığında para gelsin mi diyeceğiz?

İhraç ürünü ordu, kan parası isteyen siyaset, ölüme giderken bile ne oluyoruz diyemeyen yurttaş. Neler oluyor bize diye sormaya gerek var mı?

(Tuncay Özkan, Milliyet, 5 Mart ‘02)