09 Mart '02
Sayı: 09 (49)


  Kızıl Bayrak'tan
  8 Mart'ın tarihsel anlamı ve güncel çağrısı
  Amerika Ortadoğu'dan defol!
  Herkese iş, tüm çalışanlara iş güvencesi!
  İşsizliğe çözüm sermayeden beklenemez
  Kürt halkını manevi yönden tümüyle bitirmek istiyorlar
  ABD tekellerine taşeronluk, sömürüde serbestlik!
  Sendikal ihaneti boşa çıkaralım!
  Eğitim-Sen Genel Kurulu ...
  "Emeğin korunması" uğruna mücadelenin anlamı ve önemi
  Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü coşkuyla kutladık
  Lenin'le kadın sorunu üzerine
  "Kadının asıl amacı sosyalizmi kurmak olmalıdır"
  Pişmanlık yasası!..
  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün düşündürdükleri...
  Afganistan'da başsız dolaşan gövdeler!
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Esenyurt ve Sefaköy İşçi Kültür Evleri’nden ortak etkinlik...

Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü
coşkuyla kutladık

İşçi Kültür Evleri’nin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününe ilişkin merkezi çalışması sonucu, Esenyurt ve Sefaköy İşçi Kültür Evleri olarak ortak bir etkinlik düzenlendi. Etkinlik öncesi yapılan İşçi Kültür Evi imzalı anket çalışması ön hazırlıkda önemli bir rol oynadı. Haftalardır süren ve sürecek olan anket çalışması ilk sonuçlarını bu etkinlikte ortaya koydu.

Programda özellikle emekçi kadının sorunlarını ele almayı, bunu kitleye anlatabilmeyi hedefledik. Sistemin ve reformizmin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün içini boşaltarak “Dünya Kadınlar Günü”ne çevirme çabalarına karşı sorumluluğumuz daha bir artıyordu. 8 Mart büyük bedellerin ödendiği bir direniş günüydü ve anlamına uygun bir tarzda hareket etmemiz gerekiyordu. Programa davet ettiğimiz kitlenin etkinlik sonrasında mutlaka 8 Mart’ın bu içeriğine ilişkin bir fikir edinebilmesi gerekiyordu.

Esenyurt İşçi Kültür Evi, 8 Mart’a yönelik şiarları taşıyan resimli dövizlerin yanısıra işçi, köylü, emekçi kadınlarından oluşan resimlerle donatıldı. Bu çerçevede etkinliğin hazırlıkları Sefaköy ve Esenyurt İşçi Kültür Evleri çalışanlarının kolektif bir ürünü oldu. Hedeflenen program çerçevesinde hazırlıklar yapıldı.

Program 8 Mart’ın tarihçesinin anlatıldığı bir konuşma ile açıldı. Konuşmada “1886 yılında yine Amerika’da ve yine dokuma işçisi kadınlar, eşit işe eşit ücret, sendikalaşma ve oy hakkı için mücadeleyi yükselttiler. Direniş sırasında polisin çıkardığı yangında onlarca kadın kardeşimiz yaşamını yitirdi. Amerikalı kadın işçilerin özgürlük ve eşitlik talepleriyle yürüttükleri mücadele 1908 yılında da güçlü gösterilerle sürdü. Ve 8 Mart emekçi kadının kanıyla canıyla kazandığı bir direniş günü olarak tarihe geçti.” denildi.

Ardından şiir dinletisine geçildi. Daha sonra kadın emekçilerin, Cumartesi Anneleri’nin, Kürt kadınlarının mücadelesini yansıtan bir dia gösterimi gerçekleştirildi. Kadın bir eğitim emekçisi kendi alanında yaşanan sorunlara ilişkin bir konuşma yaptı. Sendikal sorunlar, kadının kamu çalışmasındaki örgütlülüğü vb. konuları işledi. Ardından çeşitli mesajlar okundu. İlk bölümün sonunda Grup Eksen türkü ve marşlarıyla kitledeki coşkuyu daha bir arttırdı.
İkinci bölümde bir tutsak annesi hücreler ve emekçilerin görevleri çerçevesinde konuşma yaptı. Konuşmasının başlangıcında oğlunun 200 günü aşkın bir süredir Ölüm Orucu’nda olduğunu söylemesi, etkinliğe özellikle semtten katılan kadınlarda büyük bir şaşkınlık yarattı.

Tiyatro Manga’nın oynadığı Nazım Hikmet’in “Tanya” adlı oyunu sırasında birçok insanın gözleri doldu. Şair Rahime Henden ise yazdığı iki şiirini okudu. Şiirler büyük bir ilgi ve dikkatle dinlendi. Ve program yine Grup Eksen’in halay parçaları eşliğinde bitirildi.

Etkinliğe katılım 170 kişi civarındaydı. Etkinlik sonrasında katılanlar program hakkında genel olarak olumlu değerlendirmeler yaptılar.

Esenyurt ve Sefaköy
İşçi Kültür Evleri



8 Mart etkinliğine gelen mesajlar...

Çevre Sanayi Sitesi çalışanları olarak kadının özgürleştirilmesi ve bağımsızlaştırılmasının yolunu açan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü en içten devrimci duygularımızla destekliyor, kadının sınıf kavgasındaki rolünün ve öneminin bilinciyle tüm emekçi kadınları selamlıyoruz.

Kadın olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kadın kurtulmaz!

İkitelli Çevre Sanayi Sitesi’nde çalışan devrimci işçiler

Merhaba dostlar,

Kadın sınıflı toplumlarda, başlangıçtan bugüne dek ezildi, baskı gördü ve hep ikinci sınıf bir cins olarak kabul edildi. Ancak tarih kadının bu baskı ve aşağılamaya karşı başkaldırmasına da tanıklık etmiştir. Bu anlamda 8 Mart’ın bizlere öğrettikleri ışığında kadın-erkek tüm emekçileri baskı ve zulüme karşı, kadının ve ezilen tüm kesimlerin kurtuluşu için birlikte mücadeleye omuz vermeye çağırıyoruz.

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü!

İkitelli’den tekstil işçileri

Bizler tekstil işkolunda çalışıyoruz. Sömürünün ve kadın emeğinin çok sistemli ve azgınca kullanıldığı fabrikalardan geliyoruz.

Düzenlemiş olduğunuz etkinliği ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü bütün devrimci coşkumuzla selamlıyoruz.

Yaşasın Dünya Emekçi Kadınlar Günü!

Küçükköy’den tekstil işçileri

Bin yıllardır süren ezilmişliğe ve sömürüye karşı mücadele günü olan 8 Mart’ta düzenlemiş olduğunuz etkinliğin, tüm dünya emekçi kadınlarının sınıfsız ve sömürüsüz bir yaşam özlemine anlamlı bir katkı olması umuduyla etkinliğinizi selamlıyoruz.

Sosyalist kamu emekçileri



Ankara Öncü İşçi Platformu çalışmalarından...

Ankara Öncü İşçi Platformu olarak Ocak zammı ve TİS’leri hedef alan iki ayrı çalışma örgütledik.

Ocak ayında verilen sefalet ücretlerini reddeden, işçileri mücadeleye ve örgütlenmeye çağıran bir bildiri hazırladık. Sabah işçi servislerinin yoğun olarak kalktığı bir semtte servislere dağıttık. Böyle bir çalışma ile ilk defa karşılaşan işçiler oldukça ilgiliydiler. Dağıtımı sınırlı bir güçle yapmamız ve servislerin hemen kalkması işçilerle tartışmamızı ve sohbet etmemizi engelledi. Bölgeye ilk defa gidiyor olmamız bazı eksikliklerimizi ortaya çıkardı. Bundan sonraki çalışmalarımızı daha hazırlıklı bir biçimde, işçilerle sohbet ederek yapmayı hedefliyoruz.

Çalışmamızın ikinci ayağını ise metal işkolundaki TİS’ler oluşturuyor. TİS’lere işçilerin damgalarını vurmasının gerekliliğini, sermayenin saldırılarını ve Türk Metal’in yönetimini teşhir eden bir bildiriyi de bu sendikanın örgütlü olduğu işletmelere dağıtmayı hedefliyoruz.

Ankara Öncü İşçi Platformu çalışanları



İzmir’den eylem ve etkinlikler...

8 Mart etkinliği

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde İzmir’de yapılacak miting öncesinde, çeşitli kadın grupları ve DKÖ’ler tarafından oluşturulan 8 Mart İnisiyatifi bir dizi etkinlik gerçekleştirdi.

28 Şubat günü İHD İzmir Şubesi’nde yapılan basın toplantısının ardından 2 Mart Cumartesi günü Alsancak Cumhuriyet Postanesi’nden Ege Bölgesi’ndeki kadın tutsaklara kart gönderildi. Basın açıklamasında F tipi cezaevlerindeki tecrite değinilerek, bir an önce kaldırılması istendi.

Bu etkinliklerin yanı sıra PSA İzmir Şubesi Gençlik Komisyonu tarafından 3 Mart Pazar günü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü konulu bir panel gerçekleştirildi. Karşıyaka Ziya Gökalp Kültür Merkezi’nde yapılan panele 90 kişi katıldı.

İzmir Alevi-Bektaşi Platformu’ndan eylem

1 Mayıs 2001 tarihinde tüzel kişilik kazanmış olan Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği (ABKB) Kültür Derneği’ne Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 13 Şubat 2002 tarihinde kapatma kararı verilmesi üzerine, İzmir Alevi-Bektaşi Platformu, 2 Mart Cumartesi günü Konak Sümerbank önünde bir basın açıklaması düzenledi.

Yaklaşık 200 kişinin katıldığı eylemde, “ABKB’nin kapatılması ile bir kültür ve öğretim yasaklanamaz. 20-25 milyon Alevi ile Alevilik kimliği inkar edilemez” denildi.

Süleyman Yeter anıldı

7 Mart ‘99’da işkencede katledilen devrimci sendikacı Süleyman Yeter’in ölüm yıldönümünde, Limter-İş İzmir Şubesi tarafından 6 Mart’ta basın açıklaması yapıldı. Konak Gümrük’te Genel-İş 3 No’lu Şube önünde yapılan eylemde, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!”, “Süleyman Yeter aramızda yaşıyor!” sloganları atıldı. Okunan basın metninde, “Gerçekte bu saldırı birleşik mücadeleye, işçi sınıfına, sendikalara yönelik bir saldırıdır. Tüm bunlara rağmen işçi sınıfının mücadelesi yükselerek devam edecektir” denildi.

SY Kızıl Bayrak/İzmir