16 Şubat '02
Sayı: 07 (47)


  Kızıl Bayrak'tan
  Emperyalist savaş örgütü NATO dağıtılmalıdır!
  Sınıf ve emekçi eylemlerinin gösterdikleri
  Ortadoğu'da yeni bir saflaşmaya doğru
  Sorunları aşmak devrimci bir mücadele programı etrafında kenetlenmekle mümkündür
  KESK genel kurulları...
  Çalışmamızın politik kazanımları
  Gelişmeler ve güncel sorunlar
  Haramilerin saltanatını yıkacağız!
  Kazanmak için örgütlenmeye davet!
  Sorunlarımız ve çıkarlarımız ortaktır
  Yeni YÖK tasarısı...
  15 Şubat ve sonrası...
  Mamak İşçi Kültür Evi'nin etkinlikleri sürüyor...
  Dövüşken gözlerin yolunda (Habip Gül'e...)

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Dövüşken gözlerin yolunda

(Habip Gül’e...)

ah hüznün sarmaladığı kavga
kavganın sarmaladığı yarın
umutsuzluğun gözbebeğinden dökülen kan
yitirilen şuur
sızlayan gövdem
bana ait ne varsa
benden uzak ağlayan kim varsa?
hangi rüzgarlar kör tufana ihanet ediyorsa
kurşuna dizilsin diyorum,
zehir-zıkkım bir haykırış olsun
köle pazarında haraç-mezat satılsın
unutulmaya yüz tutmuş gölge yığınından öteye gidemeyenler

bir yanda isyan zılgıtı bir yanda sağırlık sultası
kimvurduya giden körlerin şahitliğinde yürekler
ben mi?
mayıs diyorum
8 mart diyorum
açlığa merhaba diyorum
aşkların yasaklanan en uçurumsu yanı diyorum
nerde şimdi asker kaçakları
arananlar listesinin baş ucunda çırpınan yürekler
hangi çatışkının en tılsımlı yerinde
kimler ölüme yattı?
kimler sahte gülüşlere meyledi
beni kim tanık yaptı
puşt olmuş bireysel cinayetlere
her yıkımın
her sarsıcı darbenin ardından
bir diriliş yaşanır biliyorum
kimilerine göre tükeniş fel-fecir bir tükeniş olsa da

acabalara yer olmamalı yaşamda
geriye dönüş yok!
blöf yok!
olurla olmazın acımasız çatışmasının seyrinde
bir düzenbazlık var
aslında sonu belli hikayelere gönüllü aldanma
çamurlu suyu yapaylıkla berraklaştırma var
yapısal geçirgen bir kaos var
görmemezlikten gelinen gerçekçi yalanlar
kitabın kendi benliğinde sorgulayan düşsel yanı
istemdışı bir kuşatılmışlık var
gerçeğin çoğulculuğu
yalanın arsızlığı var
gören kaç kişi
duyumsayan kaç kişi
arkasını dönen kaç kişi
artık önemi yok!
yanlızca yürümek var
yürümek ama nasıl?
düz bir çizgide sevdanın son demi
deniz gözlerin inatlı bir dövüşgenliği var
ben mi?
kalabalık bir gürültünün anlaşmazlığındayım
sorular yumağının kördüğümlenmiş tarafındayım
vurgunların bertaraf edilmiş noktasında
düşmekle kalkmak arasında
görülmek istenmeyen
duyulmak istenmeyen
es geçilen bir fidenin en ince sallantısındayım
düşmeye hazır
korkmaya hazır
unutulmaya bir çocuğun yüreğine sığınmaya hazır
korku dolu bakışların menzilinde
suçlu görülmeye hazırım
bekliyorum
düşlüyorum
savunmasız
asi
hesapsız
ölüme serdiğim gövdemle bekliyorum
üç kişiyi
sevdalımı
celladımı
onulmaz aşkımı
mimlenmiş yaşamların son isteğinde burdayım
yaşamla-ölüm
sisle-silah
şeyh bedrettin ile habibin gözlerinin buluştuğu
zindanın en ince gün ışığı sızıntısındayım
deniz gözlerin heybetindeyim
eğilmeye değil
kırılmaya hazırım

Dersimli Yiğit/Tekstil işçisi