19 Mart 2005
Sayı: 2005/11 (11)


  Kızıl Bayrak'tan
  SEKA direnişinin göst. ve özelleştirme karşıtı mücadele
  Özelleştirme saldırısında yeni adımlar
  Yeni soruşturma dalgası ve görevler
  Baskılar devrimci gençliği yıldıramaz!
  İܒde soruşturma terörü ve hukuksuzluğa eylemli protesto
  Ankara’da gençlik eylemine polis saldırısı
  TÜSİAD’ın sahte demokrasi sevdası
  10. yılında Gazi katliamı lanetlendi
  “Gazi’nin/1 Mayıs’ın hesabı sorulacak!”
  Süleyman Çelebi kimin başkanı?

  Samet Kalıp işçilerine çağrı

  Aster işçisinden zamsız çalışmaya tepki
  Dehaklar’a karşı Demirci Kawalar’ın
birliği!
  Ulusal sorun ve Kürt hareketi/6: “Demokratik uygarlığın sağ kanadı”
üzerine tamamlayıcı düşünceler
  EKİM’den ; "Sosyal devletin" ve sosyal barışın sonu
 Filistin halkı dayatmalara boyun eğmeyecek!
Irak; Kukla mecliste
pazarlıklar sürüyor
 Arjantin; Devlet Başkanı halka Shell’i boykot çağrısı yaptı
“ESP fenomeni” ya da
fırsatçı samimiyetsizliğin son örneği
Devrimci tutum ve gericilik
İzmir'de 8 Mart
Katliamın adı: Nükleer santral
Cejna Newroz piroz be!
Ortadoğu’da tufan kapıda
  Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın


 

10. yılında Gazi katliamı lanetlendi...

“Gazi'nin katili sermaye devleti!”

İstanbul Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995 akşamı üç kahvehane ve bir pastane taranmış bir kişi yaşamını yitirmişti. Olayların hemen akabinde, olayları protesto eden Gazi işçi ve emekçileri sokağa dökülmüştü. Karakola yönelen protestocuların üzerine polis tarafından ateş açılmış ve Gazi olayları, tarihe devletin açıktan yaptığı faşist bir katliam olarak geçmişti. 17 kişinin yaşamını yitirdiği bu olaylar hemen hemen tüm emekçi semtlerinde öfkeyle karşılanmış ve sokaklar katliamı protesto eden işçi ve emekçilerle dolmuştu.

Katliamı protesto etmek amacıyla Ümraniye'de yürüyüş yapan kalabalığa da polis tarafından ateş açılmış, burada ise 6 kişi hayatını kaybetmişti.

Tüm bu olaylar sırasında Gazi halkı bu katliamlara barikatlar kurarak ve tam bir direniş örneği göstererek karşı koymuştu. Dört gün süren direnişin ardından Gazi halkının talepleri devlet tarafından kabul edilmiş, polis barikatı kaldırılırken tüm cenazeler Gazililer'e verilmiştir. Cenazeler tam bir miting havasında toprağa verilmiş, binlerce emekçi “Gazi'nin hesabı sorulacak!” sloganını haykırmıştı.

Katliamın ardından 20 polis hakkında dava açıldı. İlk duruşmada 18 polis beraat etti. Sonuçta sadece iki polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Aileler bu karara karşı davayı AİHM'e götürdü. Davanın bu yıl içinde sonuçlanması bekleniyor.

Bu sene, katliamın 10. yıldönümü vesilesiyle Gazi işçi ve emekçileri bir kez daha katliamın sorumlusunun devlet olduğunu haykırdı.

Gazi Mahallesi'ndeki anma etkinlikleri, sabah saat 10.00'da Alibeyköy Mezarlığı'nın ziyaret edilmesiyle başladı. Mezarlık ziyaretinin ardından olayların başlamasına neden olan ve ilk kurşunun sıkıldığı Nalbur Durağı'na gelen kalabalık, buraya karanfil bırakarak, Gazi şehitleri anısına saygı duruşunda bulundu. Burada kortejler oluşturularak yürüyüşe geçildi. En önde şehitlerin resimlerinin bulunduğu ortak pankart taşındı. Arkasında ise sırasıyla HÖC, Partizan, ESP, Proleter Devrimci Duruş, BDSP, DHP, Köz, Odak, Toplumsal Özgürlük, Kaldıraç, Pir Sultan Marmara Şubeleri ve GOP DEHAP pankartları ile katıldı. Direniş ve Alınteri ise eyleme flamaları ile katıldı. Esnafın kepenk kapattığı eylemde, camlara da siyah bezler asıldı.

Cemevinin önüne gelen kortejler burada düzenlerini bozmadan öğleden sonra başlayacak yürüyüşü beklemeye başladılar. Cemevi ve aileler tarafından verilen yemeğin ardından saat 13:30'da mezarlığa doğru yürüyüş başladı. Burada Halkevleri ve SDP de eyleme katıldı. Kitle kortejler halinde mezarlığın girişine kadar sloganlarla yürüdü.

Mezarlıkta yapılan saygı duruşunun ardından katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri adına açıklamalar yapıldı. Gazi olaylarından sonra uyuşturucu, çeteleşme vb. yozlaştırıcı faaliyetlerle mahalleyi batağa çevirmeye çalışanların katliamı yapanlar olduğu ifade edildi. Gazi katliamının avukatları adına yapılan açıklamada ise, “Onların adaletine güvenmiyoruz. Çünkü onların adaletine güvenmemiz için hiçbir neden yok” denilerek yapılan hukuksuzluk açıkça ifade edildi. Göstermelik cezalarla geçiştirilen mahkemelerde katillerin korunduğu dile getirildi. İHD adına yapılan açıklamada ise devletin katletme geleneğinin devam ettiğinin altı çizildi. Hasan Ocak'ın kardeşinin de bir konuşma yaptığı anma, Grup Yorum tarafından söylenen marşla bitirildi. “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek!” ve “Gazi katliamının hesabı sorulacak!” sloganlarının sıklıkla atıldığı eylem mezarlıktan tekrar cemevinin önüne yapılan yürüyüşle bitirildi.

Gazi katliamının, Çorum, Maraş, Sivas katliamları ile ortak bir payda taşısa da onlardan ayrılan yanı da bulunuyor. Çünkü Gazi'de ilk başlangıç olaylarında yalnızca bir kişi ölmüş, asıl katliam sonrasında bizzat devletin üniformalı cellatları tarafından açıktan yapılmıştır. Günlerce medyada kitlenin üzerine ateş açan polislerin görüntülerini hep beraber izledik. Devlet Gazi'de maşaları aracılığıyla değil doğrudan açık kolluk güçleriyle halkı katletme yoluna gitmiştir. Gazi işçi ve emekçisi ise bu katliama açıktan bir direniş ile karşı koymuştur.

Gazi barikatları katliama karşı direnişin önemli simgelerinden biri olmuştur. Gazi direnişi, hafızalardan bir daha çıkmamak üzere işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesine yazılmıştır. Bu katliam, devletin katliamcı geleneğine ise yeni bir halka olmuştur.

Gazi katliamının 10. yılında komünistler de “Gazi'nin katili sermaye devleti!/BDSP” imzalı pankart ile yürüyüşte yerlerini aldılar. “Kahrolsun MGK, MİT, CİA, Kontrgerilla!”, “Gazi'nin katili sermaye devleti!”, “Devrim şehitleri ölümsüzdür!” sloganlarıyla Gazi katliamını lanetlediler.

GOP BDSP

--------------------------------------------------------------------------------------

“Yaşasın Gazi direnişimiz!”

12 Mart askeri faşist cuntası ve Gazi direnişinin yıldönümü vesilesiyle 12 Mart günü İskenderun İHD tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Boyacılar Parkı'nda yapılan açıklamaya yaklaşık 50 kişi katıldı. Açıklamada katliamcı zihniyetin bugüne kadar devam ettiği ve katliamların öncü kesimleri hedeflediğine dikkat çekildi. “Yaşasın Gazi direnişimiz!” ve “Devrim şehitleri ölümsüzdür!” sloganları atıldı. (Kızıl Bayrak/İskenderun)

-----------------------------------------------------------------------------------------

Bursa'da katliamlar protesto edildi

12 Mart ‘95 Gazi, 12 Mart ‘04 Suriye Qamişlo, 16 Mart ‘78 Beyazıt ve 16 Mart ‘88 Halepçe katliamları Osmangazi Bursaray İstasyonu önünde yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Yaklaşık 40 kişinin katıldığı basın açıklamasına İHD, Alınteri, Partizan, BDSP, SDP ve DEHAP katıldı. Basın açıklaması sırasında Halepçe katliamının fotoğrafları sergilendi. (Kızıl Bayrak/Bursa)