7 Haziran'03
Sayı: 22 (112)


  Kızıl Bayrak'tan
  Düzenin krizi ve açmazları iç dalaşmayı şiddetlendiriyor
  Özelleştirme saldırısı ve PETKİM
  Sınıf hareketinin mevcut durumu üzerine...
  Sınıf hareketinden...
  Şakirpaşa İşçi Kültür Evi keyfi olarak kapatıldı!
  Akabe Zirvesi'nin gündemi: Ordusuz bir devlet,...
  A. Gül İKÖ toplantısında ABD emperyalizminin sözcülüğünü yaptı...
  TOBB Genel Kurulu'nda hükümeti ve muhalefetiyle sermaye partileri boy gösterdi...
  Irak halkı emperyalist işgali reddediyor!
  Kölelik yasasına karşı örgütlenmeye, birleşik mücadeleye!
  Genel af dilenciliğinin anlamı üzerine
  15-16 Haziran...
  15-16 Haziran Direnişi'nin ruhuyla mücadeleyi yükseltelim!
  Emperyalist G-8 Zirvesi...
  Evian Zirvesi: Bir iflas tablosu
  Fransa'daki çatışmanın tayin edici günleri yaklaşıyor
  Doğu Almanya'da metal grevi...
  Esenyurt İşçi Bülteni'nden...
  İhanette "Yeni adım"!
  İmparatorun yeni macerası...
  Mücadele postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
TOBB Genel Kurulu’nda hükümeti ve muhalefetiyle sermaye partileri boy gösterdi...

Sermayenin önündeki
bütün engeller kaldırılacak!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin 58. Genel Kurulu 2 Haziran’da başladı. Patronlar gidişattan memnun olduklarını, AKP hükümetinin icraatlarını başarılı bulduklarını, güvenlerinin daha da artması için özelleştirmelere hız verilerek yeni rant alanlarının kendilerine gecikmeksizin açılmasını istediler. Bu yolda hükümeti ve muhalefeti ile sermaye partilerinin bir bütün olarak hareket etmesini vurgulamayı da unutmadılar.

Tayyip Erdoğan sermaye sınıfının istemlerini ikiletmeyeceğini konuşmasının hemen başında vurguladı. “Önünüzde herhangi bir engel olursa mutlaka odalarınız aracılığı ile bize iletin, bu engeller kaldırılacaktır” sözleri bunun ifadesi oldu. Devamında ise şunları söyledi: “Sizlere bakın yeni müjdeler vereceğim. Ekonomik Sosyal Konseyi işler hale getirdik, girişim sermayesi yeniden düzenlendi, KOBİ piyasaları ile ilgili düzenlemeler yapılacak. Yatırım teşvik belgelerinin süresi 1 yıl uzatıldı. Şirketlerin kurulmasında 19 bürokratik kademe 3’e indiriliyor, iş kanununu çıkardık. Özelleştirmeleri hızlandıracağız. Devlet istihdam kapısı olmaktan çıkarılacak.”

Sermaye hükümetinin başbakanı kapitalist sınıfın önündeki tüm engelleri temizlemek misyonunu açıklıkla ortaya koyuyor. Bu sözler aynı zamanda işçi sınıfı ve emekçilere yöneltilmiş savaş ilanıdır. Zira sermayenin kasalarının tıka basa dolması yolunda sermaye hükümeti kılıcını bilemekte, emek düşmanı politikalarda sınır tanımayacağını göstermektedir.

Önleri zaten fazlasıyla açık olan gözü doymaz kapitalistler önlerinin daha da fazla açılmasını istemektedir. Önlerinin açılmasının yolunu da gösteren bu asalak takımı, özelleştirmeye hız verilmesini, kamu ihale yasasında değişiklik yapılmasını, yabancı sermayenin desteklenmesini, teşviklerin artırılmasını dile getirdi. Elbette bu kadarla da yetinmediler. Kamu ve belediyeye ait tüm iktisadi teşebbüslerin bir an önce satılmasını, işgücü maliteyinin düşürülmesini de istediler. Hükümetin şu ana kadarki icraatlarından duydukları memnuniyeti de ayrıca belirttiler.

Sermayenin çıkarları için emeğe yönelen
saldırılar yoğunlaşacak

En kârlı KİT’ler içinde yeralan TELEKOM, TEKEL, PETKİM’in de içinde yeraldığı kurumların özelleştirilmesi sermaye sınıfının temel isteklerinden biri. Zira bu kârlı kuruluşların sermayeye devri devasa kârların tekelci sermayenin kasalarına oluk gibi akmasını sağlayacaktır. Sermayenin başbakanı da durumun farkındadır. Verdiği mesajla en kârlı KİT’leri haraç-mezat sermayeye peşkeş çekeceğini ilan etmiştir.

Özelleştirmeler sonrası bir avuç parababasının cukkası dolarken, işçi sınıfının payına, düşük ücret, sendikasızlık, işsizlik ve sefalet düşüyor. Geniş halk kesimlerinin payına ise mal ve hizmetlerin aşırı pahalılanması.

İşgücü maliyetinin devede kulak olduğunu en iyi kapitalistler bilir. Ama onlar işgücü maliyetinin daha da düşürülmesini istiyorlar. Nasılsa yeni iş yasasıyla çalışma süresi de belirsizleştirildi. Bir de bunun üzerine daha ucuzlayan işgücü maliyeti monte edilirse, bu sermaye için bulunmaz bir nimet olacaktır.

Sermayeye dost, emeğe düşman bir hükümettir!

Tüm sermaye hükümetleri gibi AKP de sermayenin çıkarlarının bekçiliğine soyunmuştur. Elindeki sayısal çoğunluğa dayanarak emek düşmanı yasaları bir bir çıkarmak istemektedir. Önceki sermaye hükümetlerinin yapamadığı özelleştirmeleri gerçekleştirme hedefini, “önüme geleni satarım”, “yedi yılda yapılmayan özelleştirmeleri 6 ayda yapacağım” pervasızlığı ile dile getirmektedir.

Saldırıların kapsamı ve niteliği yeterince açıktır. Sermaye hükümeti işçi sınıfı ve emekçilere topyekûn saldırı noktasında kararlılığını göstermektedir. Topyekûn saldırıyı püskürtmenin biricik yolu ise topyekûn mücadeleyi yükseltmektir. İşçi sınıfı kendisine yönelmiş bu kapsamlı saldırıyı ancak üretimden gelen gücünü kullanarak püskürtebilir.