18 Eylül'04
Sayı: 2004/37 (29)


  Kızıl Bayrak'tan
  Demokratik hak ve özgürlükleri mücadeleyle kazanacağız!
  Düzenin işkenceci yüzü gizlenemiyor
  Ulucanlar katliamının 5. yılı ve hücre saldırısı...
  Ulucanlar katliamı ve direnişinin 5. yıldönümündeyiz...
  Sözde demokratik yasalar faşist 12 Eylül Anayasası’nı besliyor..
  Adli yıl açılış törenlerinde kirli ilişkileri örtme yarışı
  Emperyalistler özgürlüğümüzle değil köleliğimizin süreklileştirilmesiyle ilgililer...
  Görüşme masası değil direniş... Gerekirse değil hemen şimdi grev!
  KESK üyeleri eylemde...
  Eğitim-Sen’i kapatma girişimi boşa çıkarıldı...
  Sömürücü asalakların “istikrar”ı işçilerin ve emekçilerin yıkımı üzerine kurulu
  Paralı eğitim saldırısına karşı mücadele edeceğiz!
  AKP’nin postmodern eğitim anlayışı
  Sosyal haklarımız için mücadeleyi yükseltelim!
  Yeni dönemde gençlik hareketi/1
  Tel Afer katliamı ve Amerikan uşaklarının sefilliği
  22 yıl önce Sabra ve Şatila’da vahşi kıyımı gerçekleştiren katiller bugünİsrail devletini yönetiyorlar...
  “Büyükİsrail” düşü Filistin halkının direnişiyle parçalanacak!
  Irak emperyalist işgalciler için cehennem olacak!
  11 Eylül...
Emperyalist gericiliğin ve saldırganlığın zincirlerinden boşandığı tarih
  Almanya’da emekçilerin Pazartesi gösterileri sürüyor
  Ekvator Ginesi’nde emperyalist hesaplar
  Castleblair işçileri direnişlerinin 77. gününde DİSK-Tekstil Sendikası’nın önündeydiler...
  10. yıl çalışmalarından...
  AB ve Kürt sorunu
  Zafer mümkün!
  Kardeş Öcalan artık Amerikan bayrağı sallıyor... Bizi ancak ABD kurtarabilir!
  Mücadele Postası

Bu sayının PDF formatını download etmek için tıklayın



 
Kızıl Bayrak'tan

26 Eylül ‘99... Ulucanlar katliamınının 5. yılını geride bırakıyoruz. Sermeye devletinin katliamcı kimliği yüzlerce kez ispatlanmıştır. Bu katliamci kimlik her önemli toplumsal ve siyasal gelişmede yeniden yeniden karşımıza çıkmaktadır.

5. yıl önce hücrelere geçişin startını veren Ulucanlar katliamı ölümüne bir direnişle karşılanmış, devrimci iradenin teslim alınamayacağını dosta-düşmana göstermiştir.

Devrimci tutsaklar, “Cesaretiniz varsa gelin!” dediler. Düşmanın ateş ve yıkım saçan silahlarına çıplak bedenlerini siper ederek direndiler.

Ulucanlar katliamının 5. yıldönümünde sermaye devleti devrimci tutsaklara karşı yeni bir saldırı hazırlığı içerisinde. Devrimci tutsakları hücrelere kapatan ancak teslim alamayan sermeye devleti, yeni ve kapsamlı bir saldırıyla bu kez sonuca ulaşmayı amaçlıyor. Ancak bu kolay olmayacaktır. Devrimci tutsaklar bu saldırıyı da cepheden karşılayacaklardır. Değişik zamanlarda yaptıkları açıklamalar bu kararlılığın dile getirilmesidir.

Devrimci tutsaklar son 25 yıldır zindanlarda büyük bedeller ödediler. Bugün de ödemeye devam ediyorlar. Ve hiçbir zaman da bundan kaçınmadılar. Ancak bu ağır bedelin ödenmesinin önüne geçilmelidir. Zira bu bedeli her ne kadar devrimci tutsaklarşahsında ödense de, ödenen bedel tüm işçi ve emekçilere aittir.

Ulucanlar katliamının yıldönümünde tecride, tek tip elbiseye, zorunlu çalıştırmaya, ağırlaştırılmış disiplin cezalarına, tüm baskı ve terör uygulamalarına karşı mücadeleyi dışarda yükseltmek devrimci bir görev ve sorumluluktur.

İstanbul, Adana, İzmir ve Diyarbakır’da oluşturulan “Tecrit ve Yeni İnfaz Yasa Tarası Karşıtı Birlik”ler bu saldırıyı dışardan göğüslemenin bir mevzisi olmalıdır. Bu birlikler tüm kentlerde ve en geniş güçleri kucaklayacak bir esnekliğe sahip olmalıdır. Komünistler bu birliklerin her alanda oluşturulması ve amaca uygun bir çalışmaya sevkedilmesi için üzerilerine düşen sorumluluklara sıkı birşekilde sahip çıkmalıdır.

İşçi ve emekçilerin dikkati yeniden hücrelere ve yeni saldırı yasalarına çekilmelidir. Bu konuda her türlü araç ve yöntem kullanılarak işçi ve emekçiler bilgilendirilmeli ve aydınlatılmalıdır. Bu açıdan elde edilecek başarı içerde ve dışarda artan saldırıların önünü kesmek bakımından hayati bir öneme sahiptir.